Şevval.

Şevval.
@1turp
18 Ağustos Böyle mi olmalıydı? Bir kişinin mutluluğuna yol açan şey mahvına da mı yardım etmeliydi? Ruhumu öylesine dolduran canlı doğa, cennet görünüşlü âlem şimdi, benim için, acı verici, üzüntü yaratan bir ağırlık olarak, her yanda bir gölge gibi kovalıyor beni...
Sayfa 153
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Güneş öyle şahane ve pırıl pırıl aydınlatıyor ki odamın içini. Yan odanın penceresi açık, sokakta çıt yok, bir pazar öğleden sonrası; kulağıma çok yakından bir tarlakuşunun sesi geliyor, komşu avluya bakan pencerelerden birine, o güzel kızın penceresine konmuş, şakıyor. Uzaklarda, ücra bir sokakta bağırarak karides satan bir adamın sesi geliyor kulağıma; hava öyle sıcak, lakin şehir öyle issız ki -o zaman gençliğim aklıma geliveriyor ve ilk aşkım- ve ben o zamanlar hasret çekerdim, şimdiyse sadece ilk hasretimin hasretini çekiyorum. Gençlik nedir? Bir rüya. Aşk nedir? Rüyanın özü.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Edebiyat
“ne çabuk geçti zaman. her şey ne çabuk değişti. ben de değiştim etrafımdaki her şeyle beraber. hiçbir şey eskisi gibi değil. yitirdiklerimin yerine hiçbir şey koyamıyorum. heyecanlarımdan geriye koca bir boşluk kaldı, dolduramıyorum. öfkeme yeniliyorum zaman zaman. öfkeyle olmayacak şeyler yapıyorum. zihnim beni yoruyor, ben zihnimi. o halimi hiç sevmiyorum. işte o zamanlar seni çok özlüyorum...”
Edebiyat
“...Yunan mitolojisine göre, güzeller güzeli su perisi Echo'nun bir kusuru vardır. Ne zaman konuşmaya başlasa susmak bilmez. Bu gevezeliği Hera'nın sabrını taşırır ve sonunda susması için bir büyü yapar. Artık Echo sadece başkalarının söyledikleri son sözleri tekrar edebilir. Ormanda gezerken, Narkissos'u görür ve ona âşık olur. Ama onda bulunan bu büyü nedeniyle aşkı karşılıksız kalır ve Echo ağlaya ağlaya taşa dönüşür.”
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Mitoloji
“Asıl haz, haz alınan şeyde değil onu düşünmekte yatıyor. Hizmetimde itaatkâr bir cin olsaydı da bir bardak su getirmesini emrettiğimde bana su yerine dünyanın en değerli şaraplarını bir kadehte karıştırarak hazırladığı leziz karışımı sunsaydı onu kovardım, ta ki bu cin, hazzın içtiğim şeyde değil, kendi istediğimi yaptırmamda yattığını öğrenene dek.”
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Felsefe