“Uzun sayılabilecek her ömrün sonunda, istediği kadar tekdüze, anlamsız, sıradan ve olaysız geçsin, mutlaka fazlasıyla anı, çelişki, vazgeçiş, ihmal ve değişiklik olacağının, çok fazla geri adım atılmış, çok fazla bayrak indirilmiş, ayrıca fazlasıyla sadakatsizlik edilmiş olacağının da bilincindeydi, belki de hepsi beyaz bayraklardı, teslim oluştu.”
Gözlerimi Yeirs'ten ayıramıyordum. As'ın sesini uzaklardan duyuyordum ama cevap vermedim.
○ eller beni tutmuyordu. Zihnimde bir ışıktan ibaret olan o eller gözlerimden dışarı fırlarken gözlerimin parladığını, yandığını hissettim Yeirs e uzandılar. Onun zihnini tuttular.
Yeirs benim zihnime değil, ben onun zihnine dalmıştım.