Mutlaka okunmalı
10/10
·1724 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:07
Roman, bir somun ekmek çaldığı için 19 yıl kürek mahkumu olan Jean Valjean’ın hikayesini anlatır. Hapisten çıktıktan sonra bir piskoposun gösterdiği büyük merhametle hayatını iyiliğe adar. Ancak, geçmişi ve katı yasa savunucusu Müfettiş Javert onun peşini bırakmaz. Hikaye, Valjean’ın himayesine aldığı yetim Cosette ve 1832 Paris Haziran İsyanı etrafında şekillenir. Yoksulluğun insanları suça nasıl ittiğini ve sistemin ezilenlere karşı acımasızlığını gözler önüne serer. En karanlık suçlunun bile sevgi ve merhametle topluma kazandırılabileceğini savunur. Sefiller, sadece bir sürgün hikayesi değil; insan ruhunun düştüğü en derin sefaletten, iyilik sayesinde nasıl zirveye tırmanabileceğinin zamansız bir kanıtıdır. Her kitapseverin kütüphanesinde bulundurması gereken türden. İyi okumalar.
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,4bin okunma
“Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim”
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
“Carl Jung’un ifadesiyle, her birimizin içinde tanımadığımız biri daha vardır.” (s.19) İnsan kendisini tanıdığını düşünmeyi sever. Ne istediğini bildiğine, kararlarını bilinçli olarak verdiğine, dünyayı olduğu gibi gördüğüne inanır. Fakat bu kitap, bu noktadan başlayarak ayağımızın altındaki zemini yavaş yavaş çekiyor. Kitap fikirlerini büyük iddialarla sunmuyor; deneyler, vakalar ve nörobilim araştırmaları üzerinden açıklıyor. David Eagleman ’a göre yaptıklarımızın, düşündüklerimizin ve hissettiklerimizin büyük bölümü bilinçli zihnimizin erişemediği süreçler tarafından şekillendiriliyor. Sabah uyandığımızda “ben” dediğimiz şey, beynimizde olup bitenlerin yalnızca küçük bir parçası. Bu kitabı okuma sürecinde beynin yanında kendimiz hakkında sahip olduğumuz birçok kesinliği de sorgulamaya başlıyoruz. Kitap ilk olarak algılarımızdan şüphe ettiriyor. Eagleman, gördüğümüz dünyanın dış gerçekliğin doğrudan bir kopyası olmadığını, beynin oluşturduğu bir yorum olmasından bahsediyor. Görsel yanılsamalardan zaman algısına kadar uzanan örnekler, dış dünyanın sabit kalmasına rağmen beynimizin bize farklı gerçeklikler sunabildiğini açıklıyor: “Gerçeklik, beyin tarafından pasif biçimde kaydedilmek yerine, aktif biçimde beyin tarafından inşa edilir.” (s.127) İkinci aşamada sıra kararlarımıza geliyor. Özgür irade, kişilik, tercih ve sorumluluk gibi kavramlar kitap boyunca ele alınıyor. Kitabın en sevdiğim tarafı buydu. Yazar kesin yanıtlar sunmuyor. Güzel olan tarafı düşünmeye değer keyifli sorular bırakıyor zihnimize. Kararlarımızın ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu, davranışlarımızın ne ölçüde bilinçli seçimlerimizin sonucu olduğunu tartışıyor kitap buyunca. Kitabın zihnimizi rahatsız eden tarafı bu bölümde bence. Çünkü insan, duygularını ve seçimlerini özgür iradesinin
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
1/10
·152 syf.··
2026 21. kitabı
Okumayı öğrendiği günden beri okuyan biri olarak müsaadenizle edebiyattan bir miktar anladığımı dile getirmek istiyorum. Bu fikrime dayanarak ise bu kitapta edebi bir yön bulunmadığını, niçin popüler olduğunu anlamadığımı, 15 yaşında bir ergenin günlüğünden fırlamış gibi cümleler bir araya getirilerek bir kitap oluşturulmaya çalışıldığnı kitaba dair analizim olarak aktarmak isterim. Kitabın 3'te 2'si boştu zaten, 141 sayfa ama 40-50 sayfa kadar yazı vardı. Kağıt israfının boyutunu siz düşünün. Kısaca benim için yalnızca zaman kaybıydı.
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,062 okunma
AYLİN BALBOA OKUMAK İÇİN 10 SEBEP
6/10
·129 syf.··
2026 30. kitabı
Aylin Balboa 1.Belki Bir Gün Uçarız, Ateş Sönene Kadar ve Bu Hikâye Senden Uzun Osman adlı kitaplara imza atan Aylin Balboa, günümüz Türk edebiyatında özellikle "anlatı" ve "öykü" arasındaki gri bölgede kalem oynatan, samimiyeti ve ironiyi bir hayatta kalma mekanizması olarak kullanan nev-i şahsına münhasır bir yazardır. 2. Balboa’nın üslubunun en belirleyici özelliği, son derece sade ve doğrudan bir dil kullanmasıdır. Yazar, ağdalı cümlelerden ve edebiyat yapma kaygısından uzak durarak okuruyla bir "dost sohbeti" samimiyetinde bağ kurar. 3. Balboa, en trajik anları (ölüm, hastalık, ayrılık) anlatırken bile araya sıkıştırdığı ironik gözlemlerle okuru ters köşe yapar. Örneğin; Belki Bir Gün Uçarız’da yer alan Çiş, bir ölüm haberini aldığında hissettiği ilk şeyin "çişinin gelmesi" olması, insanın en derin acı anlarında bile biyolojik ve absürt gerçeklikten kaçamayacağını gösteren çarpıcı bir öyküdür. 4. Anlatımı, uzun betimlemeler yerine kısa, eyleme dayalı ve duyguyu bir yumruk gibi indiren cümlelerden oluşur. Balboa Tımarhane Notları’nda "metaforları sevmediğini" ve "hayatın zaten yeterince karmaşık olduğunu" belirtir. Lafı dolandırmaz. Sayfalar sürecek bir ruh halini üç kelimelik bir cümleyle kalbinize mühürler. Bu da onun metinlerini son derece akıcı ve akılda kalıcı kılar. 5. Özellikle baba ve abi figürleri üzerinden şekillenen kayıp teması, yazarın tüm kitaplarında merkezi bir yer tutar. Ancak bu yas, kutsanan veya yüceltilen bir duygu değil; bazen "kusmuklar içindeki bir baba" görüntüsüyle , bazen de "içindeki elektriklerin kesilmesi" gibi mekanik bir boşlukla anlatılır. 6. Bu Hikâye Senden Uzun Osman kitabında somutlaşan "Osman" figürü, biten bir aşkın ardından tutulan yasın evrensel ve bir o kadar kişisel temsilcisidir. Burada ayrılık, sadece bir kalp ağrısı değil,
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
Puan vermedi
kitap kulübü ile okuma listesine almamış olsak, asla okumayacağım, merak edip elime almayacağım kitaplardan biriydi. fazla aşk dolu olacağını düşünerek asla yanaşmazdım açıkcası. keza filmini de izlemiş ama pek beğenememiştim. ama nasıl oldu ise, 2 günde bitirdiğim kitaplar arasına giriverdi. dilinin o akıcılığı, merak uyandıran unsurları... ingiliz toplumunun günümüzde olduğu hale gelmeden önceki sınıf ayrımlarını o kadar incelikle anlatılmıştı ki kitapta, elimden bırakasım gelmedi açıkcası. evet önyargıların hoş olmadığını da bir anlamda kendi üzerimde de görmüş oldum. okuyunuz efendim, hiç bir kitap veyahut kişi, ilk sayfasından kendisini tamamen ortaya koyamaz. biraz irdelemek, biraz yakından bakmak, bir kaç sayfa okumak gerekir. sevgiler jane austen, bize bu kitabı armağan ettiğin için.
Aşk ve GururJane Austen · Antik Kitap · 201298bin okunma
8/10
·296 syf.··
2023 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 00:00
hızlı sürükleyici bir kitap. serinin ilk kitabı kadar aksiyon yok. kurulan ve kendini gerçekleştiren bir düzen içerisinde paulün yaşam döngüsünü izliyoruz. gerçeği bilmek ne denli zor tekrar tekrar gösteriyor bu kitap bize. tabi, daha çok entrika var. malum imparatorluk, taht ve zenginlik tek bi noktada toplanınca, otomatikman düşmanlar komplolar kurmaya başlar. beni en çok şaşırtan 2 karakter vardı kitapta biri yüz dansçısı, biri de o cüce. beklemediğimiz bir yerde bitti kitap açıkcası. 3ü kitabı merakla bekliyorum. ilk kitabın ardından biraz çıtır çerez bi kitap. bi çırpıda biter.
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma