7/10
·430 syf.··
2026 5. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
bilemiyorum ya. ilk kitap sular seller gibi akıp gitmişti ve sırf bu yüzden tam ikinciden de aynı etkiyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. sorun kitabın akıcı olmaması değil, tam olarak bir noktadan sonra ben niye bunu okuyorum dedirtmesi. sırf ikinci kitabı ekleyip seriyi devam ettirmek için yazılmış bir kitap olduğunu hissettim ve elim gitmedi. şimdi, kitapla ilgili bir sürü sorum var. böyle akılda soru işareti bıraktıran eserleri çok seviyorum ve bu kitap en sansasyonellerinden biri, bu konuda şanslıyım. esas büyük soru yazarın niyeti. o kadar yoruma açık paragraflar ve istenilen yöne çekilebilecek kısımlar var ki her bir satırın üstünde durup uzun uzun tartışmak istiyorum. etrafımda bu kitabı okuyan birilerine ihtiyacım var, LÜTFEN OKUYUN VE SORULARIMA CEVAP VERİN. üçüncü kitap için birazcık bekleyeceğim sanırım, o derece acil hissettirmedi. HAH, bir de, bu İngilizce isimlendirme mevzusu tüm ciddiyetimi yok etti ya. little people demek yerine farklı bir şey bulunsaydı, komik çünkü. o atmosfere girmemi zorlaştırdı, bu yazarın mı tercihi yoksa yayınevi bilerek mi böyle bırakmış araştıracağım. birkaç gün daha benimle yaşayacak 1q84, sonra da kendisine ara vereceğiz.
1000Kitap
1Q84 - 2. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,650 okunma
7/10
·928 syf.··
2026 18. kitabı
Beyaz Leke 2 - Aslı Arslan #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Avukat Eftalya Atalar ve Pilot Tugay Demir Çeviker ile tanıştırdığın için. İkinci kitap oldukça uzundu ve çok fazla olay vardı. Bir kısımda sıkıldığımı itiraf edeyim ama bir kısımda da kitap elimden düşmedi. Karakterlerin derinliği, hikayeleri ve olayın işleyişi çok güzeldi. TAMAMEN SPOİLER İÇERİR Tugay'ın özgür halleri gerçekten çok güzeldi. Çevresinin ona karşı empati yapmaması sinirimi bozdu, adam yeni hapisten çıktı hiç anlayışlı değillerdi. Eftalya ile bakışarak anlaşmaları çok iyiydi, ayrıca Eftalya'nın Gamze ile olan dostluğu da çok güzeldi. Tugay'ın terk edildiği kısım, dram olarak çook iyiydi. Eftalya'nın sebebini pek mantıklı bulmadım, Tugay'a söylese zaten her şeyi hallediyor ama İngiltere sahneleri harikaydı. Kitapta ana konu hain olmasına rağmen araştırma açısından önem verilmediğini düşünüyorum. Tugay çok zeki biri ama haine biraz dikkat etse bulabilirdi. Verilen ipuçları ve güvendiği kişileri çıkardığında zaten geriye tek bir isim kalıyordu. Defne'nin hikayesi kitap ortasında çok havada kalmıştı ama sonunda bir yere bağlanması iyi oldu. Giray'a üzüldüm ama savaş öncesi terk etmesi (geri dönse bile Tugay'a bunu yaşatması) beni ondan biraz soğuttu. Sinan... Belli etmese de çok acı çekti. Marco ile olan saygılı halleri, suya girmesi ve finalde olan olayla birlikte gerçekten çok derin bir karakterdi. Yer yer elbette mantık hataları vardı, bence bu kadar uzatılacak bir konu yoktu. Özellikle Tugay'ın şehri yakması ve gerçekten plansız hareket etmesi yanlıştı. Ülkeye demokrasi getirilme fikrini sonradan benimsemeseler ne yapacaklardı? Yola ilk çıktılarında hiçbir amaçları olmadığını gördük. Ses çıkarmaları bir amaca bağlanmalıydı ama bu amaç yolun ortasında
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,820 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:00
Atları da Vururlar adlı kült eser, Büyük Buhran Amerikasında geçiyor. Halk yoksul, gariban çaresiz. Yeni tanışmış çiftimizin, çift diyorum ama aralarında romantik bir ilişki yok, kalacak yerleri hatta yiyecek yemekleri bile yok. Bu çaresizlik içindeyken, bedava yemek ve yatak imkanı sunan bir dans yarışmasına katılıyorlar, kazanana da para ödülü var. Fakat dans yarışması çok insanlık dışı, durmaksızın dans ediyorlar, sadece 2 saatte bir 10 dakika molaları var, bu molada uyuyup duş alıp vs ne ihtiyaçları varsa gidermeleri isteniyor. Kitabın başında çocuğun kızı öldürmekle yargılandığını öğreniyoruz ve o noktaya nasıl gelindiğini okuyoruz. Kitapta alt ve üst kesim arasındaki keskin sınırı görüyoruz, dans yarışmasına katılan insanların adeta sirkte gibi seyirciyi eğlendirmesi, para edecek ne varsa yapması isteniyor. Burada sağlam bir sistem eleştirisi var aslında. Kapitalist sistemi anlatıyor bize. Bu durumun eski çağlardaki kölelik sistemiyle bir farkı yok aslında, insanların çektiği işkenceyi izlemek için bilet satın alıyorlar. Bir yandan da izlemeye gelen insanların ahlaksızları da bize gösteriliyor, bu şova gelmeleri, sponsor olmaları, para ödülleri koymaları gibi ahlaksızlıklar yetmezmiş gibi bir de aralarında türlü suçlar da işleniyor. Adamın kadını öldürmesi konusunda şöyle düşünüyorum, istese kadın intihar edebilirdi ama bir noktada cesareti buna yetmiyordu, nitekim adam da bunu düşünebilirdi, sonuçta cinayet işlemek basit bir eylem değil sonuçlarını biliyordur. İşin ucunda idam cezasına çarptırılacağını biliyorsa eğer hayata karşı aynı hevessizlikten adam da olabileceğini düşünüyorum fakat daha öncesinde ileriye yönelik planlar yapıyor olması beni bu konuyu sorgulamaya itti. Büyük Buhran’da insanların neler yaşadığını, kapitalist sistemin bizi nelere ittiğini
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026441 okunma
6/10
·336 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:00
Nazan bekiroğlu’nun okuduğum 2. Kitabı, -ilk okuduğumu daha çok beğenmiştim-. Bununla birlikte bu kitabında, okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Kitapta 2 tane hikaye var, aslında bir tanesinde, hikaye tadında Osmanlı’nın tarihi var. Birinde, Osmanlı’nın içerden ve dışardan kuşatmayla nasıl bozulmaya başladığını ve bunun nedenlerini bir yeniçerinin bakışından sunuyor önce, daha sonra padişahın bakışına geçiyor, sonra da ordunun dilinden söylüyor, sonra yine padişahların dilinden anlatıyor koca Osmanlıyı nasıl yerle bir ettiğini. Soyut ve somut ifadeler kullanarak anlatıyor (çok beğendim), diğeri evli ve çocuklu bir adamın koku üreticisi bir güzele nasıl sevdalandığını, bunun için nelerden vazgeçip ona gittiğini, kokuların ve kadının büyüsüne nasıl kapıldığını ve sonra aşkın karanlığında nasıl yandığını, yuvarlandığını daha çok soyut ifadeler kullanarak nükteli ve şiirsel olarak anlatıyor.
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,360 okunma
Yarım kalmışlık...
10/10
·583 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:22
Yaklaşık 2 yıl önce okumaya başladığım ama çok sıkıldığım için devam ettiremediğim bir kitaptı. Sayfalarca okuduğun halde olay bir türlü akıp gitmiyor, sürüklemiyordu, zaman bir türlü geçmiyordu. Ama bir cesaretle tekrar başladığımda gördüm ki ben sürükleyici kısmına daha gelmemiştim. Okudukça heyecanım arttı. İşte dedim, işte benim tanıdığım Ahmet ÜmitAhmet Ümit . Nüzhet Özgen'nin 21 yıl önce bırakıp gittiği ama Müştak Serhazin'in içten içe hiçbir zaman bitiremediği bir aşkın etrafında dönen cinayeti ve Fatih Sultan Mehmet'i anlatıyor. Tarih olgusunun yanı sıra psikolojinin kitapta bu kadar derin ve önemli bir yer tutması çok güzel. Ben keyifle okudum, tavsiye ediyorum, iyi okumalar diliyorum...
Alıntı
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,6bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Ben kitabın atmosferini çok sevdim. Okurken zaman zaman gerildim, zaman zaman şaşırdım ve “bir sonraki sayfada ne olacak?” diye merak ederek okumaya devam ettim. Farklı dünyalara yolculuk yapmayı seven, macera ve güçlü hikâyelerden hoşlanan okurların şans vermesi gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Gaddar Orman - 2Nadia Shireen · The Kitap · 202657 okunma