bir şey ters gidiyor dikkatli ol
... diğer iki soru şunlardır: 5 makine 5 nesneyi 5 dakikada yapıyorsa, 100 makinenin aynı nesneden 100 adet yapması ne kadar zaman alır? 100 dakika VEYA 5 dakika Bir gölde bir öbek nilüfer var. Öbek her gün iki kat büyüyor. Öbeğin tüm gölü kaplaması 48 gün sürüyorsa, gölün yarısını kaplaması ne kadar sürer? 24 gün veya 47 gün Deneyi yapanlar 40 Princeton öğrencisini CRT'ye tabi tuttular. Deneklerin yarısının soruları, küçücük silik gri yazı karakteriyle basılıydı. Sorular okunaklıydı, ama font bilişsel gerginliğe yol açıyordu. Sonuçlar apaçık bir hikaye anlatıyor: Soruları normal yazı karakteriyle okuyan öğrencilerin %90'ı testte en az bir yanlış yaparken yazı karakteri güç bela okunduğunda bu oran %35'e düştü.Yani, kötü yazı karakteriyle performans artmıştı. Bilişsel gerginlik, kaynağı ne olursa olsun, 2. Sistem'i seferber eder ve bu sistemin 1 . Sistem'in önerdiği sezgisel yanıtı reddetmesi daha olasıdır.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Hud 46/47 Fazlaca etkileyici…
“Ey Nuh! (…) Sakın hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme! Ben cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” “Nûh dedi ki: “Ey rabbim! Ben, senden hakkında bilgi sahibi olmadığım bir şeyi istemekten yine sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, kaybedenlerden olurum!”
Sayfa 766·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Daha 1943 yılında, tesiri büyümeğe başlayan Türkçü yayına karşı alınacak tedbirleri görüşmek üzere kurulan komiteye Sıfır başkan seçildi. Hükümet, Türkçü yayını aşırı ve tehlikeli buluyorsa, Türkçülerin bir ihtilâl çıka-racaklarını sanıyorsa buna karşı tedbir almakta haklıydı. Fakat bir idare ve emniyet işi olan böyle bir meseleye Millî Eğitim Bakanının hangi hak ve selâhiyetle karıştığı izah olunamazdı. Kendisini oraya daha yüksek makamlar tâyin etmiş olsa bile "Sıfır" bu vazifeyi kabul etmekle selâhiyetini aşmış, vazifesini kötüye kullanmıştır. Belli ki Türkçülerle uğraşmak için fırsat kollayan Sıfır bu va-zifeye bizzat tâlib olmuş, gazelhanlık ve mevlûthânlık do-layısıyla gözde olduğu için de bu isteği kabul olunmuştur. Böyle bir komite seçilip başkanlığına Sıfırın getiril-diği hakkındaki rapor, eski İçişleri Bakanı Hilmi Uran imzasıyla Sıkıyönetim Komutanlığına gönderilip Irkçı-lar-Turancılar dosyasının başına konmuştur. Bu raporda menfi faaliyet (!) gösteren 47 şahıs olarak kalem sahibi bütün Türkçüler sıralanmış, aralarına birkaç da, Türkçü-lükle hiçbir ilgisi olmayan şahıs sokulmuştur. (1) (1) Rapordaki 47 Irkçı ve Turancı şunlardır. Cafer Seyidahmet Kırımer, Muharrem Feyzi Togay, Ali Genceli, Zeki Velidi Togan, Kadircan Kaflı, Azeri M. Altunbay, Abdülkadir İnan, Sanan Azer, Akdes Nimet Kurat, Nebil Buharalı, Samet Ağaoğlu, Caferoğlu Ahmet, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Namık Orkun, Remzi Oğuz Arık, Mehmed Halid Bayrı, Bedriye Atsız, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Hüseyin Hüsnü, Emir Erkilet, Müftüoğlu Mus-tafa Tatlısu, Sofuoğlu Zeki Özgür, Tevetoğlu Gülcan, Uluğ Turanlıoğlu, Ali Haydar Yeşilyurt, İzzettin Şadan, Nihâi Atsız, Tahir Akın Karauğuz, Mustafa Hakkı Akansel, Hakkı Yılanlıoğlu, Tesbihçioğlu, Tevetoğlu Ali Dursun Tibet, M. Şakir Ülkütaşır, Yusuf Kadıgil,
Sayfa 171·Kitabı okudu
Hava Teknik Kıdemli Başçavuş Reşat Çolak anıları
C-47'lerin kumanda satıhları bez kaplamadır. Paraşüt kolonları toplanmazsa bu satıhlara çarpıp vurarak yırtabilirdi. Bu nedenle uçaklarda paraşüt kolonlarını toplamak için 2'şer tane er görevlendirilmişti. Kolonlar toplanırken ben de yardım ettim. Çok korkuyorlardı. Kapıya yanaşamıyorlardı. Biraz sıkıntı yaşadık uçağımız yara aldı çat çut sesler duyduk ama komandoları Kıbrıs'a atıp Kayseri Hava İhmal ve Bakım Merkezi'nin toprak pistine indik.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Sa'd b. Ebû Vakkâs [radıyallahu anh] anlatıyor: Uhud Savaşı'nda, Neccâroğulları'ndan bir kadına, kocasının, babasının ve kardeşinin öldüğünü haber verdiler. Bunun üzerine kadın, "Resûlullah'a ne oldu? O nasıldır?" diye gidip önüne gelene sormaya başladı. "Ey falancanın annesi! Allah'a hamdolsun, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) senin istediğin gibi sağ ve selâmettedir" dediler. Kadın bununla yetinmedi ve, "Bana onu gösterin, görmek istiyorum" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber işaret edilerek kadına gösterildi. Kadın Allah Resûlü'nün sağ olduğunu görünce, "Sen hayatta olduktan sonra bütün musibetler bana kolay gelir" dedi. İbn Hişâm, es-Sîre, 2/99; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 4/47.
Din
Mükemmel bir anlatım...
Kurgan mezarlara kadar girmişken, Türk tarihinde önemli yer tutan, Türklerin son kurganı olan anıt kabrimize, ANITKABİR'imize değinmemek olmazdı. (Halkı yanıltmaya çalışanlara inat birkaç satır eklememek de... Çünkü bu muhteşem yapının ardındaki zekâ da, niyet de anlaşılmalı.) Türk'ün atası Atatürk'ün kabrinin bulunduğu yer, Rasattepe, eski bir Frig yerleşkesi. 1944'te başlayan Anıtkabir'in inşa süreci 1953'te tamamlanırken, Atatürk'ün naaşının getirildiği gün olan 10 Kasım 1953'te, yaklaşık 70 bin ziyaretçinin akınına uğradı, ki 40 bini Ankara dışından gelen yurttaşlar, Ankara'daki oteller, misafirhaneler dolduğu için kaldırımda uyuyarak Ata'sını bekledi. Üç bölüm (Aslanlı Yol, tören meydanı, mozole), anıt bloku ve Barış Parkı'yla toplamda 750 bin m^2'lik alana sahip devasa büyüklükteki yapıda Selçuklu taş işçiliği motifleri ve izleri ve de Osmanlı dönemine ait öğelerin izleri hayranlık uyandırırken, sembollerde saklı detaylar da büyüleyici. Mesela ziyaretçileri Atatürk'ün huzuruna hazırlayan 262 metrelik Aslanlı Yol'da kullanılan yer döşemesi, 5 cm aralıkla çim boşluğu bırakılarak döşenmiş, ki bu da ziyaretçileri başı önde yürümeye yönlendiriyor. Anıtkabir'e uzanan, doğu yönünden girilen yürüyüş yolundan yüksekliği 4 metre olan, 26 basamağa sahip merdivenle çıkılıyor, ki bu sayı 26 Ağustos Büyük Taarruzu'nu sembolize ediyor. Merdiven yüksekliğinin 4x26 sayısı olan 104, aynı zamanda Maya takviminde asrı ifade ederken, Hititlerin sanat üslubuyla yapılıyor. Ülkenin en kıymetli heykeltraşlarından Hüseyin Anka Özkan imzalı, 12 sağda 12 solda kullanılan oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli 24 Oğuz Boyu'nu, çift sıralanması Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü, yatar pozisyonda olması da barışseverliğini temsil ediyor. ​(Aslan figürü, tıpkı kurt figürü gibi, kültürümüzde
Kitap Alıntısı