10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2019 76. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2019 08:28
Zülfü Livaneli'nin 2008'de yayımlanan "Son Ada" romanı, distopik bir alegori olarak öne çıkıyor. Eser, huzurlu bir adanın adım adım otoriter bir rejime dönüşümünü anlatırken, insan doğası, güç ilişkileri ve çevre tahribatı gibi evrensel temaları işliyor. Roman, anakaradan izole edilmiş, doğal zenginliklerle dolu bir adada geçer. Ada, 40 haneden oluşan küçük bir topluluk tarafından yönetilir; burada elektrik, telefon gibi modern unsurlar yoktur ve sakinler doğayla uyumlu, kendi kendine yeten bir yaşam sürerler. Haftada bir gelen vapur dışında dış dünyayla bağlantıları sınırlıdır. Bu ütopya benzeri düzen, emekli bir devlet başkanının (darbeci kökenli) adaya yerleşmesiyle bozulur. Başkan, başlangıçta zararsız görünse de, adım adım otorite kurar: Önce ağaçları budatır, yolları medenileştirir, ardından martıları (adanın sembolik koruyucuları) yok etmek için bir kampanya başlatır. Topluluk, korku ve sessizlik içinde bu değişime boyun eğer; sonunda ada distopik bir hapishaneye dönüşür. Hikaye, isimsiz bir anlatıcı üzerinden aktarılır ve olaylar kronolojik bir akışla ilerler, ancak alegorik katmanlarla zenginleştirilmiştir. Romanın gücü, basit bir ada metaforu üzerinden büyük toplumsal eleştiriler yapmasında yatar – bu, klasik distopya eserleri gibi (örneğin Orwell'in "Hayvan Çiftliği"ne benzer şekilde) mikrokozmosu makro sorunlara bağlar. Yapısal olarak, roman üç aşamaya ayrılabilir: (1) Ütopya evresi (huzur ve doğa uyumu), (2) Dönüşüm evresi (güç konsolidasyonu ve direnişin kırılması), (3) Distopya evresi (tam yıkım ve kaçış). Bu yapı, mantıksal bir ilerleme sunar: Küçük müdahaleler (ağaç budama) büyük felaketlere (ekosistem çöküşü) yol açar, ki bu da sebep-sonuç ilişkisini vurgular. 1. Otoriterlik ve Demokrasinin Erozyonu: Başkan, oy çokluğuyla kendini seçtirerek
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Puan vermedi
Ayfer Yılmaz, “Madam Bovary, Anna Karenina Ve Aşk-I Memnû Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme Denemesi”, Folklor/Edebiyat 46, 131, 2006. Veli Kılıçarslan, “Maupassant’ın Bayan Hermet Hikâyesi İle Halit Ziya’nın Deliler Evinde Hikâyesinin Karşılaştırmalı İncelemesi”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 384-392. Onay Orcan, “Adalet Ağaoğlu’nun Fikrimin İnce Gülü Ve Gustave Flaubertin Madame Bovary Adlı Eserlerdeki Ana Karakterlerin? Yabancılaşma? Kapsamında Analitik Olarak İncelenmesi”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir 2009. Sema Noyan, “Madam Bovary Ve Araba Sevdası Romanlarında Romantik Edebiyatın Eleştirisi”, İdil Sanat Ve Dil Dergisi 5 (27), 1849-1870, 2016. Sudan Altun, Halil Özdemir, “Paul Eluard Ve Nazım Hikmet’te Renklerin Dili Şiirde Renkler Açısından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım”, International Journal Of Filologia, 231-236, 2021. Şengül Kocaman, Beklenen Ve Uğurlanan Godot’lar Üzerine Karşılaştırmalı Edebiyat Çalışması: Samuel Beckett Godot’yu Beklerken Ferhan Şensoy Güle Güle Godot, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 16 (1), 429-444, 2007. Yavuz Selim Uğurlu, “Benzerlikler Bakımından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım: Honoré De Balzac-İki Gelinin Hatırâları Ve Raif Necdet Kestelli-İsyân-I Meşrû”, Uluslararası Sosyal Bilimler Ve Eğitim Dergisi 3 (4), 1-16, 2021. Genç, A. (2024). “Albert Camus’nün Yabancı Ve Yaşar Kemal’in İnce Memed 1 İsimli Eserlerinin Hedef Dile Çevirilerinin Varoluşçuluk Felsefesi Ekseninde Karşılaştırılması: Yorumlayıcı Çeviri Kuramı”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (39), (2024). 1029-1046. Mehmet Büyüktunçay, “Sistem Parodileri Ve Dizgeselliğin Çözülüşü: Mikhail Bakhtin’in François Rabelais Okuması Çerçevesinde İhsan Oktay Anar’ın Muammalı Folklorik
Roman
Karşılaştırmalı Edebiyat İncelemeleriEmel Kefeli · Kitabevi Yayınları · 20001 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
KARŞILAŞTIRMALI FRANSIZ ESERLERİ VE TÜRK ESERLERİ ÜZERİNE YAZILAR Özlem Küçük, “Hıçkırık Ve Vadideki Zambak Eserlerinde İmkânsız Aşk Ve Kadının Toplumsal Rolü”, Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, S. 1, 109-120. Sedat Maden, “Aşk-ı Memnû Ve Madam Bovary Romanlarında Kadınların Yönlendirdiği Olay Örgüsü”, Türklük Bilimi Araştırmaları, S.24, Temmuz 2008, Ss. 79-97. Elmas Şahin, “Balzac İle Esendal'ın Kiracıları Goriot Baba Ve Ayaşlı İle Kiracıları Adlı Romanlara Karşılaştırılmalı Bir Yaklaşım”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, S. 42, Ss. 123-131. Yavuz Selim Uğurlu, “Benzerlikler Bakımından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım: Honoré De Balzac İki Gelinin Hatırâları Ve Raif Necdet Kestelli-İsyân-I Meşrû”, Uluslararası Sosyal Bilimler Ve Eğitim Dergisi, Nisan 2021, S. 4, Ss. 1-16. Hacer Gülşen , “Kırmızı Ve Siyah Romanı İle Mai Ve Siyah Romanlarında Renkler Üzerine Bir İnceleme”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, Temmuz 2023, S. 12, Ss. 224-230. Fesun Koşmak, “Hayatın Kaynağı-Hayatın Sonu Olarak “Ölüm Ağzı” Ve “Germinal”de Maden”, Folklor/Edebiyat, Ocak 2016, S. 85, Ss. 183-192. Mustafa Solmaz, “Germinal Ve Sevgili Arsız Ölüm Romanlarında Yoksulluğun Aile Düzenine Etkisi”, International Journal Of Social And Humanities Scinces Research (JSHSR) 9(88), 2138-2142, 2022. Musa Demir, “Açık Bir Etkileşim Örneği: Bulantı Ve “Bunaltı” Adlı Eserlerde Ortak Bir Üslup Özelliği Olarak Felsefî Söylem Biçimi”, Türklük Bilimi Araştırmaları, Haziran 2016, S. 39, Ss. 77-92, Rıfat Günday, “Zola’nın Gerçek Ve Güntekin’in Yeşil Gece Adlı Romanlarında Dinin Çıkarlara Alet Edilmesi”, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Aralık 2016, S. 1, Ss. 35-50 Hacer Gülşen, “Demircilerin Grevi” Şiiri Ve
Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Osmanlı'da Ahlak EğitimiUmut Kaya · Ensar Neşriyat · 20130 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 127. kitabı
Saadettin Yağmur Gömeç / Kırgız Türkleri Tarihi. Sinop ili, Boyabat ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Saadettin Yağmur GÖMEÇ ilk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Türk Tarihi Kürsüsü’nde tarih eğitimi gördü. Bu fakülteden 1985 tarihinde diplomasını aldıktan sonra, aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisansa kaydoldu. Milli Mücadelede Gaziantep adlı Yüksek Lisans tezini 1987 senesinde teslim ederek, buradan mezun oldu. Yine 1987 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü’nde Doktora eğitimine başladı. 1992 yılında Kök Türkçe Yazılı Metinlerin Türk Tarihi ve Kültürü Açısından Değerlendirilmesi isimli doktora tezini sunarak, Doktor unvanı aldı.Saadettin Yağmur GÖMEÇ 1992 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Genel Türk Tarihi Kürsüsü’ne Yardımcı Doçent olarak atandı. Bu fakültede Orta Asya Türk Tarihi, Kök Türk Tarihi, Uygur Türkleri Tarihi, Kırgız Türkleri Tarihi, Türk Cumhuriyetleri Tarihi, Türk Dünyasının Meseleleri, Türk Kültür Tarihi gibi derslere girmektedir.Prof.Dr. Gömeç 1992 yılından 1994 yılı başlarına kadar Dışişleri Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi’nde (TİKA) danışman olarak görevde bulundu. 1 Eylül 1994 tarihinden itibaren, Kazakistan’ın Türkistan (Yesi) şehrinde kurulmuş olan Uluslararası Hoca Ahmed Yesevî Türk-Kazak Üniversitesi’nde bir yıl süre ile Türk tarihi dersleri verdi. 3 Ekim 1996’da Doçent unvanını aldı. 2001’de ise profesörlüğe yükseldi. 1997-2005 seneleri arasında Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü, Kuzey-doğu Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı Başkanlığı, 2013-2015 yılları arasında Tarih Bölümü Başkanlığı yaptı. 2001 ve 2003’de Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi’nin
Kırgız Türkleri TarihiSaadettin Y. Gömeç · Berikan Yayınları · 201410 okunma
İşsizler Okulu
6/10
·160 syf.·
2025 16. kitabı
Joachim Zelter, 1962 doğumlu Alman yazardır. Edebiyat dünyasında roman, kısa hikaye ve deneme türlerinde eserler vermiştir. İnsan doğası, toplum ve birey ilişkilerini derinlemesine işler. Çağdaş Alman edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak, eserlerinde genellikle toplumsal eleştirilere ve psikolojik derinliklere yer vermektedir. Türkçeye çevrilmiş eserleri arasında "Yalanın Erdemi" ve "İşsizler Okulu" bulunuyor. İşsizler Okulu’nda yakın gelecekteyiz; hatta bu gelecek bizimki bile olabilir. Bir grup işsiz, iş hayatlarına yeniden yön vermekle görevlendirilmiş, Federal İstihdam Dairesi tarafından yönetilen, özel bir kuruluşa yani Sphericon'a emanet ediliyor. Sphericon yeni bir başlangıç, "Tabula rasa"dır. (İnsan beyninin başlangıçta boş bir levha olduğunu, zihnimizde doğuştan gelen bir fikir olmadığını, nedenselliğin zamanla edinilen deneyimsel alışkanlıklarımızla ilgili olduğunu öneren felsefi görüş). Yıl 2016, 1 Eylül Perşembe… Sphericon nedir? Bir yöntem merkezi, meslek eğitiminden fazlası, hayat eğitimi veya hayat okulu. Kısacası işsizlere yönelik bir yatılı okuldur. Katılım tamamen isteğe bağlıdır. Temsilciler bulunuyor, onlar kursiyerlere eşlik ediyor ve veli gibi davranıyorlar. Teklifi kabul edenlere Federal İstihdam Dairesi kayıtlarında çok avantajlı bir statüye sahip olacakları sözü veriliyor; özel statü, tam ücret, sağlık sigortası devam edecek. İmzalayan kişiler artık unvan bakımından işsiz değiller. İşsizlere "kursiyer" deniliyor. Yaşları 25-45 arasında değişiyor. Bir kurs dönemi üç ay sürüyor. Bu okul henüz kapanmamış Düsseldorfer Strabe’de yer alıyor. Okul bayrağının üzerinde piramit var. Okul armasınındaki piramitin altında Latince "Labor improbus" yazıyor. Anlamı ise aralıksız çalışma, her gün sıkı çalışma demek. Okul üniforması beyaz pantolon ve
Edebiyat
İşsizler OkuluJoachim Zelter · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024126 okunma
Bazen kitaplardaki mucizelerin gerçek olmasını diler insan.
Puan vermedi·240 syf.·
2025 377. kitabı
Zamanı Aşıp Sana Geleceğim Aile bağlarına kızgın, hayatına dair birçok sorusuna cevap bulamayan küskün bir çocuğun gelecekteki kendine yazdığı mektup 34 yıl geriye gider. Mucizevi şekilde kendi adına sahip, adaşıyla görünmeyen ancak bir o kadar sebebi olan bir bağla mektuplaşmaya başlar. Gelecekten gelen mektupların tarihleri zaman döngüsünü yaşarken, gelecekten gelen mektupların tarihleri aşağıdaki gibi yıl farklılığının açığını kapatır. Ölüler ve diriler arasında zaman ve mekan gözetmeyen bu kitabın akışı alıntılarla devam edecektir. Biliyorum ki sona geldiğinizde herkes benim gibi bir daha veya hiç konuşmadığınız acı kaybınızla üzüntünüzü, kırgınlığınızı bitirmek, nedenlerinize cevap bulabilmek için böyle bir şans dileyeceksiniz. 2 Ocak 2016 - 6 Temmuz 1982 2016- 8 Ağustos 1984 4 Şubat 2016 /18 Şubat 2016 - 14 Eylül 1986 9 Mart 2016 - 27 Aralık 1987 15 Mart 2016 - 26 Kasım 1988 23 Mart 2016 - 4 Nisan 1989 7 Nisan 2016 - 20 Mart 1990 1 Mayıs 2016 - 12 Nisan 1991
Alıntı
Zamanı Aşıp Sana GeleceğimLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 202463 okunma