10/10
·560 syf.··
2026 35. kitabı
Yaaa canım Gurur'uma artık raporlu deli demeseniz mi? Yemin ediyorum ana kız (Farah ve kıymetli anneciği) daha manyak! El oğlu da sıkıyor sonra avizelere Zaten krize girdim ben hep o sahnelerde cidden aşırıı iyiydi. Şimdi ilk kitabı okuyanlar bilir ki, bir sevkiyat mevzumuz vardı. Ve bu sevkiyatta Tozlu ailesi için bir hayli mühimdi. Farah bu sevkiyatı babasından ısrarla kendisi üstlenmek istedi. Babası da bunun için Farah'a kuzenlerinden oluşan bir ekip kurdu. Bu kısımları da artık ikinci kitaptan okuyoruz. Ama efenim hemde nasıl bir grup Hırsızı var, arsızı var, nezarete girmeden duramayanı var. Allah ne verdiyse işte Hatta işin aslı bu sevkiyatta Asaf, bizim kıza yardım edecekti ama ki Gurur da bunu öğrenince sevkiyat işini Farah'ın babasına Farah'a vermesini söyleyen kişi Asaf. Yaa zaten bu kuzenler ordusunun birde WhatsApp grubu vardı ki sormayın gitsin, neydi o öyle #genetikkarma Esvet'i cidden çok sevdim tam kafa kız. Öte yandan Kılıç Aslan'la aralarındaki olayda baya iyiydi. Bir de bizim Gurur'un infazı için oylama yapanlara karşı bir yemek olayımız var. Cidden çok iyiydi. Ben bayıldım ya burada da okuyorum resmen #sakavesanrı yı Duha'nın sıkıştım demesi orada bile Karun la birbirlerini sevmeleri. Aaa unutmadan benim canım delim, sandalyelerin altına hep bomba koymuş. Ne yapsun adam, caniii sıkılayi Ayyy birde Karun'un karısını yücelttiği el öpme olayı var. Yemin ediyorum Karun diye okunur ama adam diye yazılır. Bu kitapta Farah'a cidden çok şaşıracaksınız. Babası için kendini gizleyerek deli kral yani sevgili kocasının mekanında ringe bile çıkıyor. Tabi bu dövüş yeteneğinde korumaları Ferdi abinin baya bir etkisi var. Çünkü 9 yaşından beri onu çalıştırıyormuş. Ayrıca burada bir parantez açmak istiyorum. Farah'ın çocukken kaçırıldığı o sancılı süreci
Sarkaç 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 2026298 okunma
GUTEK’İN ESERİ HK.
7/10
·368 syf.··
2026 23. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 12:17
Başta her eğitimcinin alan farketmeksizin mutlaka okuması gereken bir eser, sanat eseri gibi, emek verilmiş. Şimdi eleştiri kısmı: Kitap başarılı ama labirent gibi, bu tarafını hiç sevmedim kitabın başından ortasına oradan tekrar başına referans veriyor. Tekrara da fazlaca düşülmüş gibi, sınıflandırma tarafına gelince yine başarısız, bi yerde tarihsel olarak filozofları veya eğitim kuramlarını inceliyor bazı yerlerde ise akım çatısı altında inceliyor. Sistemli bir kitap gibi görünüyor ama karmaşık bir yapısı var. Bilgilendirici mi? Tabii ki evet. Ayrıntı noktasına gelince 10 üzerinden 7,5 diyebilirim. 2,5 puanı ayrıntıların bazı kısımları öğretmenlerin veya eğitim bilimcilerin pek işine yaramayacak şeylerdi. Ücra köşede ki bir konuyu derinlemesine bu kadar almanın gereği bana göre yoktu. Tez için kullandım yine de ideal.
Eğitime Felsefi ve İdeolojik YaklaşımlarGerald L. Gutek · Ütopya Yayınevi · 201853 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·250 syf.··
2026 6. kitabı
Daniel Kanemanın Cəld və yavaş düşünmək əsəri insan düşüncə mexanizmlərinin necə işlədiyini, qərarlarımızın nə dərəcədə rasional olduğunu və beynimizin sistemli səhvlərə necə meylli olduğunu araşdırır. Müəllif ilk növbədə insan zehninin iki əsas sistem tərəfindən idarə olunduğunu göstərir: Sistem 1 və Sistem 2. Sistem 1 sürətli, avtomatik və intuitivdir; gündəlik həyatda çox vaxt ani qərarlar verməyimiz məhz bu sistemin fəaliyyətidir. Sistem 2 isə daha ləng, analitik və məntiqidir, lakin çox vaxt daha çox enerji tələb etdiyi üçün tənbəllik göstərir. Kaneman kitab boyunca göstərir ki, insanlar tez-tez əlçatanlıq evristikasının təsiri altına düşürlər; yəni zehnimizə ən sürətli gələn məlumatı daha doğru hesab etməyə meylli oluruq. Bununla yanaşı, insan beyni çox vaxt təsadüfi hadisələrdə belə qanunauyğunluq axtarır və illüziyalara qapılır. Kahneman həmçinin göstərir ki, insanlar çox vaxt rasional seçim etdiklərini düşünsələr də, əslində itki qorxusu, çərçivələmə və psixoloji qərəzlər qərarlarına ciddi təsir edir. Əsərdə müəllif insanın “hiss edən mən” və “xatırlayan mən” arasında bölündüyünü vurğulayır. Biz hadisələri yaşadığımız anda bir cür hiss edir, sonradan isə onları başqa cür xatırlayırıq. Çox vaxt yaddaşımız hadisənin ümumi müddətindən çox, onun zirvə nöqtəsinə və necə bitdiyinə fokuslanır. Bu isə belə bir sual yaradır: biz həyatı həqiqətən yaşadığımız kimi qiymətləndiririk, yoxsa sonradan xatırladığımız formada? Cəld və yavaş düşünmək yalnız psixologiya kitabı deyil, həm də insanın öz düşüncə mexanizmlərini sorğulamasına səbəb olan güclü bir əsərdir.
Psikoloji
Cəld və yavaş düşünməkDaniel Kahneman · Teas press · 01,826 okunma
Wattpad part2
7/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:00
Bu yazarın digər iki kitabını da oxumuşam. Çox maraqlıdı ki, hər iki kitabı da GökçenBülbül Kapanı I tərifləndiyi qədər olmasa da mən niyə hər dəfə bu yazarın bir kitabını oxumağa başlayıram? Kütləsi çoxdu sadəcə. Kitabı basan yayınevinin də reklamı güclü olduğundan ortaya belə şeylər çıxır. Bur də sırf akınsın deyə fərqli fərqli dizayndan idtifadə edilməsi də ayrı komediyadı. Amma mən neylədim? Pdf oxudum. Daha doğrusu wattpad üzərindən oxudum. Ağıllıyam mən Wattpaddə qısadı və finala kimidi. Tez tez oxuyub bir günə 3 kitab oxudum 2 kitab basılıb + bonus 1 Basılmış halı ilə fərq olub-olmadığı çox da maraqlı deyil. Sırf çox reklam olubur və niyə sevilir maraq gəldiyindən oxuyuram
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026238 okunma
Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
Seküler Milliyetçilik ve zihinsel dönüşüm
Puan vermedi·160 syf.·
2026 4. kitabı
Seküler Milliyetçilik, Türk milli kimliğini dini referanslarla değil, "rasyonel metot"larıyla açıklamaya çalışan bir ideoloji. Esasen Bahadırhan'ın fikirleri dine karşı değil ama dinin dostu da değil sadece hayatın dini kurallara göre belirlenmesini isteyenlerden hazzetmiyor ve haklı da. Milli kimliği dil, tarih, ortak kültür ve vatandaşlık bağı gibi dünyaya has değerler üzerine inşa eden bir siyasi ve toplumsal akımın kurgulayıcısı bir fikir olan seküler milliyetçilik, İslamın her alanda söz sahibi olan belirleyiciliğine şüpheyle yaklaşıyor. Hatta şunu söyleyebilirim Necip Fazıl'ın Cumhuriyet elitine karşı açtığı cephenin tam karşısında konumlanıyor Bahadırhan, bilirsiniz Necip Fazıl'ın şöyle bir şiiri var; "Ne put adam, ne ham yobaz, ne bozkurt; Yeni nizam, yeni insan, yeni yurt." Bu Necip Fazıl'ın çok önce deklare ettiği gibi işaret fişeği idi, nitekim "Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap; Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap." sözü de küçük teferruatlarla aynı kapıya çıkar. Put Adam tabiri Necip Fazıl literatüründe Mustafa Kemal ve Kemalizm'e karşılık gelirken, aynı adı yayınlatamadığı için Arap bir kişiye Türkiye'nin yeni nizamını Arap ülkelerine olumsuz propaganda eden kitabı da taşıyordu. Bahadırhan seküler milliyetçiliğin mucidi olmasa bile isim babası sayılabilir çünkü bu akımı böyle sistematik bir şekilde ele alan olmadı. Bahadırhan kısa yoldan "Türk-İslam Sentezi"ni yok etmek istiyor gibi görünüyor. Aslında Türk-İslam sentezi de bu karşı koyuş karşısında aciz ve çürük görünüyor... Zira Türk-İslam sentezi denilen fikir akımı adından da sorunlu olduğunu belli eder, sentez için tez ve anti-tez çarpışır, zıtlıkta bir ara yol, yeni form bulunur. Oysa ne Türk İslam'ın tezi, ne de İslam Türk'ün anti-tezidir. Necip Fazıl, Cumhuriyet inkılabını
Seküler Milliyetçilik 2: 21.Yüzyılda Türk Milliyetçiliğinin PratiğiM. Bahadırhan Dinçaslan · Liberus · 202455 okunma