Varoluş Sorumluluktur:
Liberal bireyciliğin en az Nietzsche’den bu yana yapmaya çalıştığı şey, dinsel öğretinin sadece dogmatik değil, sürekli kendini kayırdığı için aynı zamanda ikiyüzlü ve alçak olan ahlakından kurtulmak adına, tüm ahlakı felsefi sorgulama dünyasından kapı dışarı etmeye ve insanı eylemlerinin ahlaki sorumluluğundan azade hale getirmeye çalışmaktır. Ama 20. yüzyılın tartışmasız en önemli aydınlarından biri olan Sartre, her konuda haklı olmasa da buna karşı dururken çok haklıdır: Varoluş sorumluluktur.
Alıntı
"_ Allâh'ım! (ibrahim'e ve) âline salât (rahmet) ettiğin gibi Muhammed'e ve âline de salât et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allâh'ım! (ibrahim'e ve) âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed'e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin!" deyiniz." (Buhâri, Deavât, 32; Tirmizi, Vitir, 20: ibn-i Mâce. İkâme, 25)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğmuştur. Allah'ın Sevgilisi, Kâinatın Efendisi, Âlemlere Rahmet, «Gâye-İnsan ve Ufuk-Peygamber» dünyaya gelmiştir. Bütün yaratılmışların ve yaratılacakların vücuda gelişinden murad olan... Doğmuştur... Tarihe sorarsanız şöyle diyecektır: - Sene 571... Nisan ayının 20'nci günü... Pazartesı sabaha karşı... Kamerî Rebiülevvel ayının 12'nci günü. Mekke ufukları ağarırken...
Sayfa 66 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okuyor
Din
En korkunç şeyler en iyi insanların başına geliyor...
Sayfa 232·Kitabı okudu
Alıntı
Askerler, "operasyondayız" diye bayağı sal-larlar. Herif kapıdan dışarı çıkar, mektup yazar, "bugün şu kadar kelle aldım" diye. "On asker öldü" diyorlar, aslında öyle değil, asker pusuya düşüyor, o anda on kişi ölüyor, 20 de yaralanıyor, diyelim, on kişi bildi riliyor basına. Daha sonra 20 yaralıdan belki onu daha ölüyor. Bizim orada oldu, ilk anda 21'di ölü, sonra otuza çıktı, 21 bildirildi basına, Sonra ölenler basına yansımadığı için az gösteriliyor..
Sayfa 104 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Şri Bhagavăn konuştu
11. Kederlenmeyecek kişiler için kederleniyor ve bilgece sözler söylüyorsun. [Oysa ki] bilge kişiler ne yaşayanlar ne de ölüler için kederlenirler. 12. Aslında benim olmadığım, senin ve bu kralların olmadığı bir zaman hiç olmadı; bundan sonra da hepimiz bütün zamanlarda var olacağız. 13. Ölümlü bedenimizin ruhu nasıl çocukluk, gençlik ve yaşlılık çağında dolaşırsa, ruh da yeni bir beden arar, bu konuda bilge kişi kuşku duymaz. 14. Ey Kaunteya, duyular dünyasından sıcaklık ve soğukluk, zevk ve acı gibi şeyler gelir. Bunlar gelip geçicidir, bunlara değer verme, ey Bharata! 15. Ey büyük insan, bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez. O kişi ölümsüzlüğe lâyıktır. 16. Gerçek olmayan asla yoktur ama gerçek olan hep vardır; bu ikisinin gerçeği, onu görebilen kişilerce kavranmıştır, 17. Şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez. 18. Ölümlü olduğu söylenen bu bedenler, aslında dayanıklı, yok olmaz ve ölümsüzdür, o nedenle savaş ey Bharata! 19. Birisi öldüren diye diğeri de ölen diye düşünse, ikisi de doğru düşünmüş olmaz; çünkü o ne öldürür ne de öldürülür. 20. O doğmamıştır, ölmez, bir şeyden olmamıştır ve hiçbir şeye dönüşmez. O daimidir, ölümsüzdür, kadimdir; o, beden ölse bile öldürülemez. 21. Pārtha, onun doğmamış ve ölümsüz olduğunu, hep var olan, hiç yok olmayan olduğunu bilen kişi, nasıl olur da onun öldürülebileceğini veya ölebileceğini düşünür? 22. Bir insanın eski elbiselerini bırakıp yenilerini giymesi gibi, ruh da ölümlü bedeni bırakır ve yeni bir bedene girer. 23. Silahlar onu kesemez, ateş onu yakamaz; sular onu ıslatamaz, rüzgârlar onu kavuramaz. 24. Bu kesilmez, yanmaz, ıslanmaz ve kavrulmaz olan şey süreklidir, her yere gider, sabittir ve ölümsüzdür. 25. Bu görünmez ve kavranmaz, bunun her zaman
Sayfa 39·Kitabı okudu