Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı, besleyemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktı.
Gerçek ise şöyleydi, yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış, ama bunu sevdiği kıza belli etmek istememiş. Bunun yerine kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ve ona son defa sarılmasını istemiş. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın kasketi takmasını ve hayatta kalmasını sağlamış.