Puan vermedi·216 syf.··
2026 38. kitabı
Meselesi bol olan bir kitap. Bu kitabı Yazarın diğer kitabı “Sabır Taşı” na göre daha yavaş ilerleyerek bitirmiş olsam da kitabın konusu aslında birçok meseleyi gözler önüne seriyor. Neler bu konular kitabın iki ana karakteri üzerinden gelin onları konuşalım. Tamim ve Yusuf kitapta sırasıyla söz alan iki karakter. Tamim, Afganistandaki Taliban rejiminden kaçarak ailesiyle Paris’e yerleşmiş; Tom adını almış bir Afgan. Yusuf ise Afganistan’da baskıcı rejimin altında ezilmeye devam eden; insanlara su taşıyarak hayatını idam ettiren bir saka. Yusuf’un ağabeyi de eşi Şirin’i geride bırakarak kaçıp gitmiş. Yusuf’un içinde Şirin’e karşı filizlenen aşkı ve Tom’un ise Paris’teki ailesini terk ederek yolda tanıştığı kadının yanına taşınmaya Amsterdam’a gidişini okuyoruz. Arka planda yazarın aktarmayı hedeflediği Taliban’ın baskıcı rejimini gerek Yusuf’tan gerek haberlerden dinliyoruz. Bir yandan da Rahimi, Taliban tarafından yıkılan iki Buda heykelinin dünya üzerinde nasıl da büyük ses getirdiğinin altını çiziyor. Onca şiddet, yıkım varken sadece Buda heykellerinin herkesin diline düşmesini eleştiriyor. İki karakterin sonunu buraya yazarak tad kaçırmayacağım. Kitapta geçen bu Buda heykellerinin yıkılışının 2001 yılında gerçekleşmiş olduğunu belirtmek istiyorum. Göçmenlik, sürgünde kalma, coğrafyanın kaderi, kadınların maruz kaldıkları eziklenme ve bireylerin rejimin altında var olma çabası da bu kitabın izleklerinden. Sabır Taşı’ndan daha çok etkilenmiştim. Bu kitabın da kalemi güçlü ve olay örgüsü sıralı. Ayrıca okurken anlıyorsunuz ki ipek gibi çeviriyle çevirmenin başarısı da büyük.
SakalarAtiq Rahimi · Can Yayınları · 202623 okunma
Puan vermedi·511 syf.··
2026 428. kitabı
İhanet Noktası (Deception Point), Da Vinci Şifresi ve Melekler ve Şeytanlar gibi dünya çapında ses getiren yapıtların yazarı Dan Brown’ın kaleme aldığı, bilimsel gerçeklerle siyasi entrikaları harmanlayan yüksek tempolu bir teknolojik gerilim romanıdır. İlk kez 2001 yılında yayımlanan bu eser, yazarın simgebilimci Robert Langdon karakterine yer vermediği bağımsız romanlarından biridir. Romanın konusu, Kuzey Kutbu’ndaki Milne Buz Tabakası’nın derinliklerinde NASA tarafından keşfedilen gizemli bir meteor etrafında şekillenir. Bu meteorun içinde dış uzaydan gelen mikroskobik canlı fosillerinin bulunması, sadece bilim tarihi için değil, yaklaşan Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri için de kritik bir öneme sahiptir. Mevcut başkan, uzay araştırmalarına harcanan bütçeyi eleştiren ve NASA'yı kapatmayı vadeden rakibine karşı bu keşfi büyük bir koz olarak kullanmak ister. Keşfin doğruluğunu teyit etmek üzere istihbarat analizcisi Rachel Sexton ve karizmatik bilim insanı Michael Tolland’ın da aralarında bulunduğu uzman bir ekip kutba gönderilir. Ancak ekip, bu muazzam keşfin arkasında tüm dünyayı sarsacak devasa bir bilimsel sahtekarlık ve ihanet ağı olduğunu fark eder. Gerçeğin açığa çıkmasını engellemek isteyen karanlık bir güç, onları ortadan kaldırmak için ölümcül bir av başlatır. Dan Brown, Kuzey Kutbu'nun acımasız soğuğundan Washington'ın siyasi koridorlarına uzanan bu hikayeyi kendine has, her bölümü merak uyandıran ve ters köşelerle dolu o sürükleyici anlatımıyla sunar. İhanet Noktası; devlet sırlarını, okyanus bilimini, uzay teknolojilerini ve gücü elinde tutmak isteyenlerin ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seren, temposu bir an bile düşmeyen soluk soluğa bir macera romanıdır.
İhanet NoktasıDan Brown · Altın Kitaplar · 200515,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202635 okunma
Puan vermedi
Hint kökenli, Trinidad doğumlu yazarı hiç duymamıştım. Oysa 2001 yılında Nobel de almış. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan kitapta, Trinidad değil ama İsabella adlı bir ada mekan seçilmiş. Bir otel odasına kapanıp geçmişini 1. tekil kişili bir anlatımla yazan yazar, çocukluğundan siyasete atılış süreci , evliliği, Londra'daki yaşantısı arasında dağınık bir geri dönüş tekniği kullanıyor. Aklına o gün hangi anısı geldiyse onu yazar bir hali var. Bazı olaylar kurgu olsa da birçok yönüyle kendi yaşamını, özellikle sömürge toplumları sorgulamış yazar. Adından anlaşılacağı üzere sömürge ülkelerin Batı 'ya özenip kendi kültürlerinden uzaklaşması, daha doğrusu onları taklit etmesi ana konu. Yazar da İsabella adası, Hindistan, İngiltere arasında tam bir aidiyet hissetmeyişini anlatıyor. Sömürge ülkelerdeki siyaset üzerine öyle güzel tespitlerde bulunuyor ki birçok ülkeye uyan gerçekler bunlar. Yazar da zaten kendileri gibi en az 200 ülkede aynı siyaset anlayışı olduğunu söylüyor. Yani egemen güçlere bağlı, onların güdümünde yürütülen bir siyaset. Sol görüşte bir parti kurup bakanlığa kadar yükselen kahramanın ani düşüşü hiç şaşırtıcı değil. Benzer örnekleri gerçekte de bolca mevcut. Taklitçiler, kendisi olamayan insanların ve ülkelerin bir öz eleştirisi diyebilirim. Anlatım biraz dağınık olsa da anlaşılır nitelikte.
TaklitçilerV. S. Naipaul · Alfa Yayınları · 202438 okunma
10/10
·481 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:40
Livaneli'nin en çok sevilen ve en güçlü romanlarından biridir Serenad. Hem kalbe dokunan bir aşk hikayesi hemde tarihin karanlık sayfalarına ışık tutan bir dönemin romanı. Kitap ilk yayınladığı günden itibaren Türk Edebiyatının derin bir iz bırakmıştır. Roman 2001 yılında İstanbul Üniversitesi'de halkla ilişkiler görevlisi olarak çalışan Maya Duran'ın gözünden anlatılır. Maya'nın hayatı, Almanya'dan Türkiye'ye gelen Harvard Profesörü Maximilian Wagner'i ağırlamakla tamamen değişir. Profesör Wagner Türkiye'ye geliş amacı sadece akademik bir ziyaret değildir. 60 yıl önce İstanbul'da bıraktığı büyük aşkı ve hayatı ile yüzleşmektir. Maya profesöre eşlik ettikçe hem onun gizemli geçmişini öğrenir hem de sırlarla dolu olan kendi geçmişini. Kitaptaki ana temalar ise; Struma Faciası, Kimlik ve Kökler, Zamanı Aşan Aşk, Devletin Vicdanı ve Birey. Zülfü Livaneli ağır ve acı verici tarihi gerçekleri inanılmaz derecede akıcı, yalın ve merak uyandırıcı bir dille anlatır Serenad kitabını. Romanı güçlü kılan en önemli unsur kurgu ile gerçek tarihi olaylari kusursuz bir şekilde anlatılmasıdır. Serenad, sadece bir aşk romanı değil aynı zamanda bir hafıza tazeleme kitabıdır. İnsanlığın zalimliği, savaşın anlamsızlığını ama her şeye rağmen aşkın ve sanatın iyileştirici gücünü anlatır. Serenad hem sürükleyici hem de sarsıcı bir başyapıttır.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
7/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:44
"Dinle evlat! Dil kutsaldır. Ateşin çıkardığı ses, Hint'te ilk şiir sayılır. Esrârîler, ilk insanın boşluk karşısında çıkardığı ilk böğürmeyi ilk şiir sayarlar, ama aynı şeydir, farketmez. Yani biri ateşin çıtırtısına kulak vermiş, onu dinlemiş, anlamış, mitolojisine o çıtırtıyı ilk şiir olarak kaydetmiştir..."
Arka Kapak Yazısı
Esrârîler. 2000/2001Ahmet Güntan · Yapı Kredi Yayınları · 201266 okunma