Puan vermedi·265 syf.··
2026 95. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 01:21
Ahmet Ümit ile ilgili beklentimi bu kitap için yüksek tutmuştum. Ama umduğumu bulamadım. Çok ama çok basit bir yazım tarzı var. Daha önce okuduğum kitaplarında daha derin karakterler vardı. 2004 yılında yayımlanan Aşk Köpekliktir adlı bu kitabı Ahmet Ümit’in sanki öylesine yazmış olduğu hissine kapıldım. Araya sıkıştırmış, aceleye getirmiş gibi. Kitap boyunca bu hissiyat kendini belli ediyor. Kitap, küçük küçük hikâyelerden oluşuyor. En sonunda da Aşk Köpekliktir başlığı altında, görece biraz daha uzun bir hikâye karşımıza çıkıyor. Ancak beklentilerin oldukça altında kalan bu kitapta sığ bir konu söz konusu. Bu sığlık, hikâyelerle bağ kurmamızı zorlaştırıyor. Konu o kadar sığ ki, konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermek çok güç. Anlatılanlar yüzeysel kalıyor. Karakterler de yeterince işlenmeden sayfalar arasında kayboluyor. Ayrıca, polisiye-cinayet yazarımız işin polisiye-cinayet kısmına gelene kadar kitap bitiyor. Alışkın olduğumuz gizem ancak son sayfalarda kendini göstermeye başlıyor. Aslında bize o ana kadar anlattığı, sadece düz bir hikâyeden ibaret. En sonunda da olayı herhangi bir cinayetle bağdaştırıp kitabı sonlandırıyor. Bu son, oldukça aceleye getirilmiş ve tatmin edici olmaktan uzak.
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201917,2bin okunma
Heraileçocuksahibiolabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz.
Puan vermedi·128 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 00:00
ÇOCUK EDEBİYATI İNCELEMESİ Kitabın Adı: Yasemen Yazarı: Hasan Nail Canat Yayınevi / Türü: Timaş Yayınları / Hikâye Sayfa Sayısı / Boyut: 123 Sayfa / 12,5 x 19,5 cm Hedef Yaş Grubu: 9-12 Yaş Yazarın hayatı: 1943 yılında Kayseri'de doğan Hasan Nail Canat, gençlik yıllarından itibaren tiyatro ve edebiyatla ilgilenmiştir. 1967'de Yalnızlar Rıhtımı şiir kitabını, 1968'de ise ilk eseri Moskof Sehpası'nı yazmıştır. Bir Küçük Osmancık Vardı, Gül Yarası gibi çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik pek çok eser veren yazar, 2004 yılında vefat etmiştir. Konu: Ekonomik sıkıntılar yaşayan bir ailede büyüyen ve 4 yaşında kaybolan küçük Yasemen’in, farklı insanların yanında geçen zorluklar ve mücadelelerle dolu 8 yıllık serüveni. Ana Fikir: Her aile çocuk sahibi olabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz. Özet: Kumar ve maddi sıkıntılar nedeniyle parçalanma noktasına gelen bir ailede, babasının peşinden giderken 4 yaşında kaybolan Yasemen, önce kendisini vefat eden kızlarına benzeten varlıklı bir ailenin (Neriman Hanım ve Nazmi Bey) yanına sığınır. Burada 8 yıl yaşadıktan sonra gelişen trajik olaylar ve iftiralar nedeniyle sokaklara düşer, ardından merhametli bir kahveci olan Rahmi Baba'nın yanına yerleşir. Yıllar sonra evlilik aşamasına geldiğinde, kendisine sahip çıkan insanları davet etmek isterken tesadüfler zinciri sayesinde öz anne ve babasına (Ömer ve Fatma) yeniden kavuşur. Kök Değerler ve Kültür Aktarımı:Eserde sevgi, saygı, sabır, dürüstlük, adalet ve yardımseverlik gibi temel kök değerler karakterlerin davranışları üzerinden işlenmektedir. Ayrıca namaz kılmak, dua etmek, ağıt yakmak gibi unsurlarla Türk-İslam kültürüne ait motifler yoğun bir şekilde aktarılmaktadır. Söz Varlığı:Zengin bir dil içeriğine sahip olan metinde; içinde fırtınalar kopmak, dört gözle
YasemenHasan Nail Canat · İlk Genç Timaş · 2006820 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bana Nazan Bekiroğlu’nu Tanıtan Kitap
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 18:28
2004 yılında, Türkçe öğretmenim Saim Bey’in elinde görmüş, okumaya heveslenmiş, “Cümleleri, demir leblebi gibi. Okuyamazsın.” demesine aldırmamış, alıp okumuştum. Bu, benim bu kitabı üçüncü okuyuşum. Kitaptan bahsetmeden önce, tanımayanlar için kitabın yazarından bahsedeyim: Nazan Bekiroğlu, 1957 Trabzon doğumlu. Eğitim hayatının üniversite hariç tamamını Trabzon’da geçirmiş birisi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. “Halide Edip Adıvar Romanlarının Teknik Açıdan İncelenmesi” teziyle doktorasını; “Şair Nigâr Hanım” adlı teziyle de doçentliğini tamamladı. 2001 yılında ise KTÜ’de Profesör olarak görev yapmaya başladı. Bu kitap, benim yazarla tanışma kitabım. Kitabı okudukça, bu kadar derin ve şiirsel ifadeler kullanan, tarihi ve edebiyatı bu kadar başarılı şekilde aynı potada eriten bir yazara olan merakım arttı. Kitabın katmanlı ve görünüşte çok anlatıcılı anlatısı, ritmi durağan, cümleleri de “demir leblebi” yapıyor elbet ama, elden bırakılıp da bir daha okunmayan türden bir anlatı değil. Ben de, tüm bu nedenlerle, yazarı araştırmaya niyetlendim. İşte tam bu noktada biraz sükût-u hayale uğradım. Çünkü yazar hakkında yukarıda yazdığım yaşam öyküsü dışında fazla bir bilgi yok. Türk edebiyatına bu kadar güzel eserler (Lâ, Nûn Masalları, Yerli Yersiz Cümleler, Mücella, İsimle Ateş Arasında, Nar Ağacı gibi) veren bir yazarın “münzevi” hayatından çıkıp, okuyucuya kendini “hatırlatması” gerekmez mi? Son kitabı “Kehribar Geçidi” bile 5 yıl önce yayınlandı. Yazım, yeni bir eser yaratımı için, bana biraz fazla geldi. Belki şu anda yazar, yeni bir çalışma üzerindedir. Kim bilir? Son söylediklerim bir “serzeniş” olarak algılanmasın ama “yepyeni” ve “nevi şahsına münhasır” bir Nazan Bekiroğlu kitabı okumanın vakti gelmedi mi?
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,360 okunma
Mesut Harun Aktaş
Puan vermedi
ALACAKARANLIK ÖYKÜLER M. HARUN AKDAŞ Öykü okumayı çok seven ben,farklı hayatlara konuk olmak,acısı ,tatlısı ile her zaman severek okurum; ama bu kitap isminin hakkını veren bir kitap olmuş. #alacakaranlıköyküler karanlık öyküleri ile beni kendine dahada çekti. Akıcı dili ve gerilim, karanlık, gizem ve psikolojik yönü; heyecanın hiç bitmediği, yavaş ama etkili bir birinden güzel sekiz öykünün konusunu ele alan yazarımız,akıcı ve sürükleyici olması dahada heyecanlandırdı. Öyküleri okurken sonunun daha da etkilemesi ayri bir heyecan katıyor kitaba. Keşif öyküsü Ağrı Doğubeyazıt ta geçiyor .Arkeolog Yakup Demiroğlu Nuh’un gemisini araştırmak için arkadaşlarıyla birlikte Doğubeyazıt’a gelir. 2004 yılında büyük bir deprem yaşanır. ( yılını tam hatırlamasamda depremi babamdan dinlemiştim büyüklüğünü ) Öykü’yü okurken gözümde canlandı bazı yerler, ben de Nuh’un gemisinin olduğu Dağı çok merak ediyordum ama gitmek nasip olmadı.İnşallah giderim bir gün. Yakup ölen eşinin hayali ile yaşadığı konuyu anlatıyor; ( Okurken irkilmedim desem yalan olmaz) Yakup bir hastane odasında uyanır doktorların ona kim olduğunu sorarlar, teyit etmek için kendinin bir arkeolog olduğunu Ankara Üniversitesi’nden arkadaşlarıyla araştırma için buraya geldiğini söyler. Doktorlar ona ne zamandır bu haldesiniz? Diye sorarlar. 20 veya 25 gündür bu haldeyim diye cevap verir. Büyük bir depremden bahseder ama deprem 2004 yılında olmuştur. Ve şu anki tarihi 2010 yılı olduğunu öğrenir. Tabiki devamı kitapta neler yaşandı?
Alacakaranlık ÖykülerMesut Harun Akdaş · Mahlas Yayın Grubu · 202524 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2026 26. kitabı
Yıl 2004. Hapse girdiğinde 15 yaşında olan Pero, on yıl sonra tahliye edilmiştir. Babasının gırtlak kanseri olduğunu öğrenip memleketine, Batman'a, dönmek üzere çıktığı yolda ona geçmişi eşlik eder. Küçük yaşta kaybedip hiç tanımadığı annesi, evlatlık verilen abi ve ablası, onu insan yerine koymayan babasının karısı, kardeşleri, aynı avluya bakan evlerde oturan komşuları, ordan oraya savrulup bir yerlere ait olamaması, hapishanede yaşadığı ve şahit olduğu işkenceler, dillendirilmeyen özürler... Hikayenin arka fonunda ise ihtilal yıllarının gerginliği, endişeleri, korkuları yer alıyor. Pero bize 25 yılına sığdırdıklarını anlatıyor. Ve on yıl içinde ülkenin geçirdiği değişimi. Yazardan okuduğum ilk kitapta kalemine hayran kaldım. Hem hikayesi hem anlatımı o kadar akıcı ki, elimden bırakmak istemedim kitabı. Duygularını okura aktarmakta çok başarılı. Okurken aynı yıllarda çocukluğunu yaşamış biri olarak ne kadar farklı hayatlar sürmüşüz Pero ile dedim. Ki ucundan kıyısından o dönemlerde babamın görevi nedeniyle yakın yerlerde olmamıza rağmen. Kaleminiz daim olsun Mehtap Hanım. Lütfen çokça yazın ve biz hep okuyalım
Roman
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202632 okunma
Kalbe Dokunan Bir Şarkı
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:32
Madeline Miller’ın okuduğum ikinci kitabı oldu Akhilleus’un Şarkısı. Daha önce Ben, KirkeBen, Kirke ’yi okuyup yazarın diline, o büyüleyici anlatım tarzına hayran kalmıştım zaten. Bu kitapla birlikte Miller'ın kalemine olan hayranlığım bir kat daha arttı diyebilirim. Hikaye bizi Antik Yunan’ın o efsanevi atmosferine, Truva Savaşı’nın hemen öncesine ve savaş yıllarına götürüyor. Ama bu sefer anlatıcımız çok tanıdık ama bir o kadar da farklı biri. 2004 yapımı o meşhur Truva filminde Akhilleus’un kuzeni olarak izlediğimiz Patroklos’un gözünden dinliyoruz tüm olan biteni. Yalnız kitapta durum filmdekinden çok başka; Patroklos burada Akhilleus'un kuzeni değil, çocukluktan beri yanından ayrılmayan sevgilisi. Evet, yanlış okumadınız; iki erkek karakterin birbirine olan derin bağlılığını ve aşkını okuyoruz. Yalan yok, kitabın ilk başlarında şöyle bir durup "N'oluyor arkadaş, erkek erkeğe sevgililik hikayesi mi okuyacağım şimdi ben?" dedim kendi kendime. İnsan ister istemez bir önyargıyla duraksıyor. Ama Madeline Miller aralarındaki o bağı, o saf sevgiyi öyle muazzam bir dille işlemiş, öyle içten anlatmış ki... Bir süre sonra kendinizi o duygunun akışına kaptırıyorsunuz ve kitapta aktarılan o saf sevgiyi resmen iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Mitolojik bir savaşın gölgesinde, kaderin ve tanrıların acımasızlığına karşı direnen iki ruhun trajedisi insanı gerçekten derinden yakalıyor. Kitabı okuyan bazı kişilerin "Bu kitap düpedüz bir eşcinsellik güzellemesi yapıyor" diyerek kestirip atacağını biliyorum, hatta eminim bunu söyleyen pek çok kişi olmuştur. Ama bana hiç de öyle ucuz ya da yapay bir güzelleme gibi gelmedi açıkçası. Hatta konuyu biraz merak edip araştırdığımda, bu durumun sadece yazarın modern bir kurgusu ya da uydurması olmadığını da gördüm. Antik dönemde Platon ve
Edebiyat
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma