İlkin bir anlatı kitabını okumuştum Lale Müldür'ün ve bugün, istedim ki okumakta olduğum romanıma biraz ara verip şiirleneyim. Böyle düşündüm de çıkardım çantamdan Lale Müldür'ün Buhurumeryem'ini. Ne aradım, ne buldum! Şiir beklerken, şiir olmayanla karşılaştım zannımca. Şaşırdım tabii... Haliyle... "Bu nasıl şiir?" dedim. Hezeyanlardan şiir olmaz, bunu biliriz hepimiz. Peki, çok kültürlü bir insanın gelişigüzel sıraladığı bilgiler ve göndermeler yeter mi şiir olmaya? Evet, ben bu gece, bir çay evinde, şiirlerin muştuladığı yolculuklara çıkmayı dilerken; şiirin ne olup, ne olmadığını düşünmeye başladım. Neyse ki; kitapta alıntı bir dörtlükle karşılaştım da tam anlamıyla şiirsiz bir gece geçirmekten kurtuldum. Lale Hoca'dan değil, Behçet Necatigil'den gelsin öyleyse alıntımız.
A. Kadir UYSAL - 21.09.2024