Puan vermedi·224 syf.··
2026 46. kitabı
NAKANO ESKİCİ DÜKKÂNI ~ HİROMİ KAWAKAMİ İçerik; Roman Eskici dükkânı müdavimleri Dükkân sahibi Bay Nakano İş arkadaşlığından aşka Tuhaf müşteriler İlişkiler ve iletişim 217 sayfa Merhaba dostlar… Uzun zamandır kitaplığımda bekleyen bir kitaptı #nakanoeskicidükkanı Melis Ünler nin #cevizinseçkisi etkinliğinde #dükkanlıkitaplar okuyacaktık ve benim tercihim bu oldu. Daha önce yazardan #tokyodatuhafhava kitabını okumuştum. Yazarın anlatımı çok farklı. Bana, son zamanlarda kalemiyle tanıştığım ve #babamınyeri kitabını okuduğum Annie Ernaux’un tarzını hatırlattı. Bazı cümlelerin devamını bekliyorsunuz ama yazar şak diye bitiriyor paragrafı. Ya da tamamen başka bir cümleyi oraya oturtuyor. Öylece kalıyorsunuz. Gerisini sizin tahmininize bırakıyor. İşte öyle bir anlatımı var bu kitapta da yazarın. Materyali, ortamı, karakterleri bize sunuyor. Olaylarında ucundan koklatıyor ve duyguların peşini kovalamak bize kalıyor. Kalp kırıklığından bahsederken ana karakter Hiyomi, birden “kuşlar da ne güzel uçuyor,” diyor mesela. Gel de devamı nerde diye bakıp durma kitaba. Adından da anlaşılacağı üzere eskici dükkanının orta yaşı çoktan geçmiş, şahsına münhasır sahibi Bay Nakano ile ablası, sevgilileri, çalışanları ve müşterileri ile olan ilişkilerini çalışanı Hitomi’nin gözünden okuyoruz. Yeni işine dört elle sarılan bir genç kızın yeni işini, hiç alışık olmadığı olayları ve yavaş yavaş tattığı aşkı anlama çabaları bu kitapta okuyucuyu bekliyor. Okurken heyecan dolu bir kurgusu olmadığı için yavaş ilerliyor ama ilerledikçe karakterlerin hayatına dâhil oluyor ve onlardan ayrılmak istemiyorsunuz. Neler olacak diye merak ettiriyor yazar. Dingin ve farklı hayatları sorgulayan bir kitap arıyorsanız bu kitap tam size göre Okuma listemin 1682.
Nakano Eskici DükkanıHiromi Kawakami · Domingo Yayınevi · 20242,278 okunma
İZ BIRAKMAK UĞRUNA!
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 09:35
Yazmak, bir delilik hali bana kalırsa. İnsanın, kafasında başka biri varmış ve onunla konuşuyormuş gibi davranmasının başka bir açıklaması olabilir mi? Hele etrafında kafasındakileri dökebileceği, paylaşabileceği biri yoksa... Neyse ki biz şanslıyız, 1k var. Bu incelemeyi yazabilmek için günlerdir zamanı kolluyorum. Zira kafamdaki düşünceler susmak bilmedi kitabı bitirdiğimden bu yana. Öyle oluyor kimi zaman. Bazen bir kitabı okurken, henüz ortasında, kafamda düşünceler şekillenmeye başlıyor. İnceleme yazmam gereken ya da yazma ihtiyacı duyduğum kitaplar böyle belli ediyor kendini. Bazı zamanlar uykumda bile rahat bırakmayınca cümleler, gece kalkıp yazmak, kafamı boşaltmak, en azından o cümlelere, kaybolmadan bir yer bulabilmek iyi hissettiriyor. Çantamda her zaman not defteri ve kalem bulundurmaya çalışırım. Bazen dışarıda okuyorsam ihtiyacım olabiliyor. O da yoksa telefona kaydediyorum beliren cümleleri. Yazmak bir delilik hali demiştim ya, yazmazsam delirecekmişim gibi hissettiğim zamanlarda başladım aslında yazmaya. Yanlış hatırlamıyorsam, ortaokul zamanlarıydı günlük tutmaya başladığım yıllar. Kaç defterim birikmişti, hatırlamıyorum şu an. Evlendikten sonra, belki geçmişle arama bir çizgi çekmek, belki de temiz bir sayfa açmak için, bilemiyorum, hepsini yakmıştım. Şu an düşündüğümde, aslında kitabı okurken aklıma düşen anılardan sonra, pişman olduğumu fark ettim. 'Keşke yakmasaymışım' dedim. Tüm gençliğim vardı o defterlerde, ilk aşklarım, hayal kırıklıklarım, sevinçlerim, hayallerim, üzüntülerim ve tabi ki saçmalıklarım. Yine de beni ben yapan, bugünlere hazırlayan her şey... Belki çocuklarımı yetiştirirken bana bazı şeyleri anlamamda yardımcı olurlardı. Çünkü biz yetişkinler bazen sanki şu halimizle doğmuşuz gibi davranabiliyoruz. Zor zamanlarda bana rehber
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·224 syf.··
2026 23. kitabı
Anne Michaels ~ Tutsak “𝐒𝐞𝐧𝐜𝐞,” 𝐝𝐞𝐝𝐢 𝐌𝐚𝐫𝐚, “𝐤ö𝐭ü𝐥ü𝐤 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐧𝐢 𝐭ü𝐤𝐞𝐭𝐢𝐫𝐤𝐞𝐧 𝐢𝐲𝐢𝐥𝐢ğ𝐢𝐧 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐤𝐚𝐥𝐚𝐜𝐚𝐤 𝐤𝐚𝐝𝐚𝐫 𝐝𝐚𝐲𝐚𝐧𝐦𝐚𝐬ı, 𝐛𝐞𝐤𝐥𝐞𝐦𝐞𝐬𝐢, 𝐝𝐢𝐫𝐞𝐧𝐦𝐞𝐬𝐢 𝐦ü𝐦𝐤ü𝐧 𝐦ü?” 𝐁𝐢𝐫 𝐟𝐢𝐥𝐨𝐳𝐨𝐟𝐮𝐧, 𝐛𝐢𝐫 𝐞𝐛𝐞𝐯𝐞𝐲𝐧𝐢𝐧, 𝐛𝐢𝐫 𝐚şığı𝐧 𝐬𝐨𝐫𝐮𝐬𝐮𝐲𝐝𝐮 𝐛𝐮. 𝐏𝐞𝐤𝐢 𝐛𝐢𝐫 𝐝𝐨𝐤𝐭𝐨𝐫 𝐛𝐮 𝐬𝐨𝐫𝐮𝐲𝐮 𝐬𝐨𝐫𝐚𝐫 𝐦ı𝐲𝐝ı? 𝐀𝐥𝐚𝐧 𝐞𝐦𝐢𝐧 𝐝𝐞ğ𝐢𝐥𝐝𝐢. “𝐇𝐚𝐲ı𝐫.” Merhaba, @timasyayingrubu çıkan, Anne Michaels kaleminden, #tutsak kitabını okudum. Öncelikle kitap 217 sayfa ve bir dönem kitabı. 1917’den 2025 yılına kadar nesillerin yaşam şekillerini konu alan bir kitap. 1917 dönemlerinden itibaren savaşın, yıkımın ilişkiler üzerinde etkisini anlatıyor. Toplamda 12 bölümden oluşan kitap, bizlere içsel bir yolculuk sunuyor. Savaşın çiftler, aileler, dostluklar ve çocuklar üzerinde etkilerini okuyoruz. Tarihin nasıl şekillendiğini, insanların etkisini okumak çarpıcıydı diyebilirim. Akıcı ve sorgulatıcı bir kitaptı. Karakterlerin yaşamlarını ve düşüncelerini sorgularken sizlerde kendinize sorgulayacak yerler bulabiliyorsunuz. Bölümlerin kısa kısa hikayelerden oluştuğunu da savunabiliriz. Her bölüm farklı bir karakteri anlatıyordu ama aynı zamanda birbiri ile bağlantılıydı. John ve Helana ile başlayan yolculuk kızı Anna ve onun kızı Mara ile devam ediyor. Kitabın genel konusu içsel bir sorgulama, bir arayış sunuyor. Kitabı okurken kendi içsel yolculuğunuza çıkmaya hazır olun. Kitabı okurken bazı yerleri acı bir şekilde suratınıza vuruyor, bazı yerleri derin düşüncelere sürüklüyor. Genel anlamda sevdiğim bir kitap oldu. Böyle varoluşunuzu sorgulayacağınız bir kitap okumak isterseniz bu kitap tam size göre. Kesinlikle tavsiyemdir. Sevgiyle kalın. Tutsak
Edebiyat & Roman
TutsakAnne Michaels · Timaş Yayınları · 202623 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 13:44
KAPANACAK HESABIM VAR Bitti 217 sayfa.. Zonguldak'ın bir köyünde yaşayan ve ailesinin en küçük çocuğu olan masum Ayşe’nin hayatı, askere gidecek olan sevdiği adamla son kez görüşmek için gece yarısı evden çıkmasıyla tamamen kararır. Buluşma noktasına gitmek için tarlalardan geçerken yolu dört serseri tarafından kesilir; canice bir saldırıya uğrayan ve tecavüze uğrayan Ayşe orada bayılır. Sabah kendine geldiğinde ise asıl büyük darbeyi kendi ailesinden alır; "namus" gerekçesiyle abileri onu öldürmek ister. Kızının canını kurtarmaya çalışan çaresiz anne, Ayşe’nin eşyalarını alelacele toplayıp onu İstanbul’da yaşayan 70 yaşındaki bir köylüsünün yanına götürerek imam nikahıyla evlendirir. İki yıl boyunca bu yaşlı adamın yanında her türlü eziyete ve hor görülmeye maruz kalan Ayşe, kocasının ölümüyle birlikte üvey çocukları tarafından insafsızca sokağa atılır. Yardım etme bahanesiyle yanına yaklaşan kayınbiraderi ise ona en büyük ihaneti yaparak Ayşe’yi bir bataklığa satar. Bu karanlık dünyada Ayşe’nin masumiyeti tamamen ölür ve adı artık zorla "Çiçek" yapılır. Bir meta gibi pazarlandığı bu iğrenç hayatta daha fazla dayanamayan Çiçek, kendisine bu cehennemi yaşatan Aykut adındaki adamı öldürerek ilk kanlı adımını atar. Cinayetten sonra uzun süre saklanan ve izini kaybettiren karakter, geçmişin küllerinden yeni bir kimlik yaratır: Artık o, ne köydeki masum Ayşe ne de bataklıktaki ezilen Çiçek’tir; o artık Eylül’dür. Kendine küçük bir tuhafiye dükkanı açan, erkeklere olan güvenini tamamen kaybetmiş ve hayata karşı duvarlar örmüş bu kadın, tek başına sakin bir hayat sürmeye başlar. Ancak bu huzur dolu yeni hayat, dükkana alışveriş yapmaya gelen bir müşteriyi görene kadar sürer. Karşısındaki adam, yıllar önce Zonguldak’taki o tarlada hayatını karartan dört caniden
Kapanacak Hesabım VarMuhammed Selman Anasal · Armoni Yayıncılık · 202512 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
•Franz Kafka'nın dediği gibi: "Bu kitap beni sarstı, beni fazlasıyla rahatsız etti." •​Menekşe Toprak, okuyucuya sadece bir kitap değil de sessiz bir haykırış bırakıyor sanki... Peri'yi okurken sadece o kitabın kahramanını değil; çevremizde veya haberlerde her gün gördüğümüz çocukların, kadınların yüzünü görüyor ve tekrar fark ediyoruz ki; sadece eylemi gerçekleştiren o pis zihniyet değil, susarak buna ortak olanlar da bir o kadar suçlu. Hatta bu suçluların kadın olması, kalbimizi çok daha fazla kırıp yaralıyor. •​Yazar bu kitabı, Lolita anlatısına bir başkaldırı olarak kaleme almış; failin değil mağdurun iç dünyasını anlatarak biraz da olsa anlamamızı istemiş. İstismarcı pedofil A'ya bir isim vermeyip, bu zihniyetteki herkesi o harfte toplamış. Psikolojik derinliğiyle, istismara uğrayan küçük bir çocuğun genç kızlığına kadar uzanan sarsıcı ve yaralı iç dünyasını bize göstermiş. A'nın o çürümüş, manipülatif zihninin tehlikesini; annesinin "oğlum" diyerek suça ortak olmasını; eski eşinin ve kardeşinin kendi çocuklarını alıp ülkeyi sessizce terk ederek mağdur olacak diğer çocukları göz ardı etmelerini ve Peri'nin annesinin her şeyin farkında olup susuşları... •​ Peri, küçük ve savunmasız bir kız çocuğu. Felaketi, Münevver Hanım'ın yanında çalışmasıyla başlıyor. Avukat olan ve herkes tarafından saygın bir adam olarak görünen oğlu A ile aynı evin içinde yaşamasıyla, daha küçücük yaşında insanlığın o karanlık sapkın zihniyetiyle tanışıyor. Herkesten, en çok da annesi tarafından anlaşılmak ve kurtarılmak istiyor; ama A'nın ondan sıkılacağı yaşa gelene kadar ne sesi duyuluyor ne de kurtarılıyor. •Sadece 217 sayfa olan bu kitap; kapağını kapatıp rafa kaldırabileceğiniz türden değil, her gördüğünüzde sizi rahatsız edecek ama bir o kadar da farkındalık oluşturacak bir eser.
1000Kitap
PeriMenekşe Toprak · Doğan Kitap · 202643 okunma
Eleştiri, spoi icermiyor.
Puan vermedi
Senaryo o kadar basit ve hikaye o kadar sıradandi ki para verdiğim için 217. Sayfaya kadar okudum. Verdiğim paraya üzülüyorum. 217. Sayfaya kadar mesajlasmalar sarsa bile kitabın yarısında kitap beni bırak diye yalvarıyordu. Her zaman klasik savunucusuydum ama okuduğumda birkac Türk yazarlardan sonra bakış açım değişmişti. Fakat Beyza Alkoc tarafından yazılan bu kitap okurken yarıda bırakıp sıkıcı matematik dersini dinlemek durumunda kaldığım kadar sıkıcıydi. Matematikten daha sıkıcıydi yani! Okumaya devam etmeyi düşünmüyorum. Etrafimdakilerin kitap nasıl gidiyor sorusuna idare eder desem bile meğerse bu yalanmış. Bunu şuan bu yazıyı yazarken farkediyorum. Aslında kitaptan nefret ediyormuşum. Kitapta sürekli aynı döngüler aynı konuşmalar olduğu zamanlar oldu bu da okurken sıkılmama neden oldu. 7-8 kez tekrardan okumayı denedim ama olmadı.. geçemedim 217'yi. Yaşınız 14-19 yaşları arasında bir ergen olsanız bile sizi saracağını sanmıyorum. Puanım 2/10. 2 vermemin sebebi mesajlaşmalarda sonraki mesajı merak ediyordunuz ki bu da dopamin sayesinde. Kitapla alakası yok yani.
3391 Kilometre - Filme Özel BaskıBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 202421,3bin okunma