E

“Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça kökenli eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım. Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve...” ...Hüseyin’in yakıcı aşkının, bağrını yakan sevdanın nasıl bir şey olduğunu bilmek isterdim diye düşündüm. Acaba böyle aşklar, sadece doğuya mı özgüydü, bir çeşit harese miydi bu da insanın kendini helak ettiği?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yemin ederim ki, yüzünü gördüğümden beri tüm dünya bir hayal, tüm dünya hileli. Bahçe şaşırmış, hangisi yaprak çiçek hangisi, Kuşlar kendinden geçmiş; bilememiş hangisi tuzak hangisi kuş yemi.
Sayfa 78·Kitabı okudu
1000k
Öyle heyecan vericidir ki bilmezliğin içinde kaybolmak. Yinelersiniz aynı şeyleri aldırmadan.
1000Kitap
“Hayatım dopdoluydu” dedim. Oysa şimdi , sen olmadın mı hiçbir şeyim kalmıyor bu dünyada.
1000Kitap
“Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat , daha makul değil miydi?”
Edebiyat