Bakara Sûresi 2
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik, o(kimsenin iyiliği)dir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inandı; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan(köle ve esir)lere verdi; namazı kıldı, zekatı verdi. Andlaşma yaptıkları zaman andlaşmalarını yerine getirenler; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır, (Allah’ın azabından) korunanlar da onlardır. Bakara 177 يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı; 183 اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim
Gazel 245
"Seher rüzgârına söylenecek çok hikâyelerim var ama bahtıma bu gece bir türlü seher de olmuyor."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gazel 245
"Nefes tükendi, ömür bitti de senden emelime nail olamadım. Ne yazık, bahtım bir türlü, uykudan uyanmıyor."
Niğde Kemerhisar'da, antik Tyana kentinde yaşamış Apollonius'tan sanki Hazreti İsa'ymış gibi söz ediliyor. Bu bilgileri Philostratus (175-245) veriyor. Philostratus'a göre "M. Ö. 4 yılında doğan Apollonius'un başından geçenlerle İsa'nınkiler aynı".
Sayfa 103
Şiir için Notlar
Kallimakhos'un "Berenike Plokamos" [Berenice'nin Perçemi] adlı şiirinin çevirisidir. Bu şiir, içeriğindeki astronomi, tarih, mitolojı ve aşk psikolojisi gibi öğelerle tam bir İskenderiye şiiri örneğidir. Kallimakhos'un bu şiirini İÖ 245 başlarında yazdığı kabul edilmektedir: III. Ptolemaios (Evergetes) İÖ 247'de tahta çıktığında, Cyrene kralının kızı ve ikinci kuzeni olan Berenice ile evlenir ve Syria'nın istilası için ülke dışına çıkar. Karısı, sağlıkla dönmesi durumunda saçından bir perçemi tanrılara adak olarak sunmaya söz verir; kocası zaferle döndüğünde de adak adama işlemi İskenderiye'deki Pantheon'da gerçekleştirilir. Ama burada saç kaybolur. Gökbilimci Conon saçı arar ve gökyüzünde Virgo (Başak) ve Leo (Aslan) takımyıldızları arasında bir yıldız demeti halinde bulur. Kallimakhos, Conon'un saça karşı gösterdiği bu ince hareketi, kendi yorumlarını da katarak şiirine konu alır. Şiir, perçemin ağzından yazılmıştır.
Allah Malik’tir
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Allah aklımızı sonuna kadar kullanalım diye bize vermiştir. Kullanılmayan bir akıl, akıl değildir. Öyle birilerinin peşine takılıp gitmek sürü mantığıdır; çünkü sürüdeki koyunlardan biri kendini bir yerden aşağıya atarsa diğer koyunların hepsi onun peşinden kendini aşağı atar. Bu; sürü mantığıdır, sürü olmaktır. Allah bizden aklımızı sonuna kadar kullanmamızı istiyor. Aklımızı kullanmak için doğrunun, yanlışın, hakkın, batılın, güzelin, çirkinin ne olduğunu anlayıp hayatımızı Allah’ın “güzel” dediği, “hak” dediği gibi yaşamaya çalışmamız lazım. Öyle ki kazanabilelim, aklımızı kullanmış olabilelim. İster peygamber çocuğu olsun, ister şeyh veya veli çocuğu olsun ya da birinin evladı, eşi Allah dostu olsun bu fark etmez, o kim olursa olsun Allah birini huzuruna aldığında tek başınadır. O zaman hiç kimse kendini kandırıp; “işte ben falan peygamberin ümmetiyim, onun için ben üstünüm, ben kurtulurum, benim peygamberim, benim hocam, benim şeyhim bana şefaat eder” dememelidir; çünkü Allah herkesten kulluk istiyor, âbdiyet istiyor, Hz. İnsan olmasını istiyor. Allah’ın huzurunda hiç kimse kimseye yardım edemez; çünkü yardım, şefaat buradadır. Bu yüzden Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Fatıma (r.a.)’a; “kızım Fatıma! ‘Babam peygamberdir’ diye bana güvenmeyesin. Nefsini Allah’ın kudret elinden satın al. Yarın Kıyamet günü ben de sana yardım edemem, bunu böyle bilmiş olasın”(Müslim, İman 89, Hadis No: 351) buyurmuştur. İsterseniz, nefsi Allah’ın kudret elinden satın almanın ne olduğunu kısaca izah edeyim; Allah maliktir; mülkün sahibidir ve hiç
Sayfa 139·Kitabı okuyor