örneğin, ülkemizde devrimden önce yaklaşık 16 milyon olan çiftlik sayısının, şimdi 25 milyondan az olmaması ne anlama gelir? bu toprağın gittikçe daha çok parçalanmış ve dağınık biçimde işlendiğinin kanıtı değil de nedir? oysa, dağınık, küçük işletmelerin karakteristik özelliği, teknik, makine, traktörden, tarım biliminin sonuçlarından gerekli ölçüde yararlanamaması ve üretimin düşük oluşudur. pazara sunulan tarımsal ürünlerin yetersizliği bundandır. kentle kır arasında, sanayi ile tarım arasında kopma tehlikesi bundandır.
Roma'da bir kimsenin rüştünü kazanma yaşı 25'ti. Bu uygulama, İÖ 190 yılı dolaylarında çıkarılan Lex plaetoria adlı yasal bir düzenlemeyle yürürlüğe girdi. Roma toplumunda yirmi beş yaşını doldurmamış olanlara 'küçükler' denilmekteydi. Küçüklerin, hukuki ehliyet bakımından ergenliğe erişip erişmediklerine bakılıyordu. Bunun ikiye ayrıldığını görüyoruz: 1) Ergenliğe erişmemiş küçükler, 2) Ergenliğe ulaşmış küçükler. Roma'da fizyolojik olgunluğa erişme yaşı kızlarda 12, erkeklerde ise 14 olarak saptanmıştır. Bu görüşün yasayla belirlenmesi imparator Justinianus zamanında olmuştur. Roma'da, 0-7 yaş arasında çocuğun kendisini ifade etmekten yoksun olduğu kabul ediliyordu.
Sayfa 109
Toplum
Reklam
enfal suresi
24. Ey o bütün iman edenler! Sizi, kendinize hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, peygamberi ile Allah'a olumlu cevap verin ve bilin ki, Allah, gerçekten kişi ile kalbinin arasına girer. Ve siz gerçekten hep O'na toplanıp götürüleceksiniz. 25. Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden sadece zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki Allah'ın cezası çok şiddetlidir.
Âyet-i Kerime meali
"Belki de bu akşam Auchan'a gelmemin tek sebebi 25 yaşımdaki halimi görmekti."
Sayfa 66·Kitabı okudu
Gözyaşı dökmeden okuyabilir misiniz bu satırları :((
İdamlarında ip kopmasın diye çift ilmik kullanıldığını, bu yüzden Denizin 25 dakika can çekiştiğini, infazın Hüseyin İnan'a ve Yusuf Aslan'a izlettirildiğini, tüm bunlar olurken idam kararı veren mahkeme başkanının ağaca yaslanıp sigara içtiğini bazı kişilerin, üçe üç intikamımızı aldık' dendiğini duydum, o kadar üzüldüm ki düşündüklerimden utandım.
Sayfa 140 - Alfa·Kitabı okuyor
Ömer b. Abdülaziz(ra) hakkında;
•Halk arasında 2. Ömer veya 5. Halife olarak isimlendirilir. •Anne tarafından Hz. Ömer'in torunudur. •61-(680) yılında Medine 'de doğdu. •Küçük yaşlarından itibaren ilimle meşgul oldu. •Büyük dayısı Abdullah b. Ömer gibi bir çok sahabiyi dinleme imkanı buldu. •87-(706) yılında Velid b. Abdülmelik tarafından Hicaz genel valiliğine atandı. •Haccac'ın zulmünden kaçanlar ona sığındılar hatta bundan dolayı valilikten azledildi. •Muhalefetsiz bir şekilde halife olan merhum, Hz. Peygamber'in ve dedesi Hz. Ömer'in karar ve icraatları hakkındaki yazılı belgeleri getirtti. •Halife olarak biat aldığı esnada protokol kurallarını kaldırması ve kendisi için ayağa kalkılmasını yasaklaması, halktan biri gibi yaşaması ile ilgili tasarruflarıyla, Emeviler'in saltanat görüntülerine son verip râşidî hilafet anlayışına döndüğünü göstermişti. •Halka zulmeden valileri görevden alıp azletti onların yerine kabile ayrımı yapmaksızın dindarlık ve dürüstlükleriyle tanınan yeni valiler atadı. •Valilerin görevleri sebebiyle verilecek hediyeleri almalarını yasakladı. •Hapishaneleri ıslah edip suçluların dövülmesini yasakladı. •Hanımının fazla mücevherlerini devlet hazinesine koydu ve halifelik karşılığında maaş almayı kabul etmedi. •Hz. Ali'nin hutbelerde kötülenmesini yasakladı ve onun evladına iyi davrandı. •Haricilerle bozgunculuk yapmayıp kan dökmedikleri sürece savaşmayı yasakladı. •2. Sınıf insan muamelesi gören mevaliden, bu durumu ortadan kaldırdı ve onlara değer verdi. •Kıbrıs,Eyle halkı ve Necran Hristiyanlarinin artırılmış olan vergilerini önceki seviyesine indirdi. •İslam'a girenlerin artması sebebiyle azalan cizye vergisinden dolayı kendisine şikayetçi olan valilere, kendisinin vergi memuru değil, insanları hakka çağıran davetçi olduğunu söyledi. •İlk İslam tarihçileri onun döneminde
Reklam
Reklam