9/10
·84 syf.·
Beğendi
·
2026 7. kitabı
KÜÇÜK YUVARLAK TAŞLAR MELİSA KESMEZ SAYFA SAYISI:84 Yazar, Eylül 1980’de İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi’nde sosyoloji okudu. Bir dönem Londra’da yaşadı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları ve söyleşileri yayımlandı. Çeviriler yaptı. Birçok öykü kitabına sahiptir. Kitabın konusuna gelecek olursak, dağılan bir yuvanın bireyleri olan Nergis, Mehmet ve Elif’in hikayelerini kendi ağızlarından dinleyeceğiniz harika duygusal bir öykü. Melisa Kesmez’in de parçalanmış bir aile çocukluğuna sahip olmasından ötürü yazdıklarının bir o kadar gerçekçi olması ve aile deneyimlerinin etkisini görmemiz mümkün. Duru, akıcı bir anlatıma sahip olan yazardan okuyup da pişman olacağınız bir kitap yok sanırım. Bundan önce Çiçeklenmeler ile tanıştığım yazardan ikinci ama son olmayacak bir kitap daha okumaktan keyif aldım. Birkaç günde bitecek bir eser. Çok samimi ve içten duygularla yazılmış bir eser. Bazı yazarlar hayatımıza bir anda girer ve sonrasında artık onları okumaktan hiç vazgeçemeyiz. Benim için Melisa Kesmez de aynen bu kategori de artık. Okuyun ve mutlaka çevrenize de okutturun. ALINTILAR Yıllar geçmişti aradan. Kalbi soğumuş olmalıydı çoktan. Ama üzerine bir daha sevmeyince insan, kalbinin bir yeri tutunup kalıyordu o eski sevgilerin içinde. Artık acıtmıyor ama yine de izi muhakkak duruyordu.(Sf:26) Ben anne olmak istemiyorum. Bir canlıyı kendine önce alıştırıp sonra dünyanın ortasında tek başına bırakmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum diye sürdürüyor sözünü. (Sf:76) Melisa Kesmez
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,6bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:55
“Ben Hasan,tartıcıbaşı Muhammed’in oğlu, ben Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papazın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorum ama Afrikalı değilim. Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı.” 15. yüzyılın sonlarında Müslüman hakimiyetindeki İspanya Endülüs'ün Granada kentinde yaşayan Müslüman bir ailenin tek erkek çocuğu olan Hasan'ın 5 Aralık 1488 yılından 26 Eylül 1527 yılına kadar Granada'dan Roma'ya, Kahire'den Timbuktu'ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşadıklarını derleyerek kendi oğluna anlattığı günlüklerden oluşmaktadır.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·545 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Bay Pipo , Hiram Abas adlı eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisinin gerçek yaşam öyküsünü merkeze alan araştırma-inceleme türü bir kitaptır. Yazarlar Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul , Abas’ın hayatını anlatırken aynı zamanda Türkiye’nin yakın siyasi ve istihbarat tarihine ışık tutar. Kitap, kişisel hikâyesinin ötesinde MİT’in derin yapısı, devlet-içi ilişkiler, siyasi sarsıntılar ve gizli operasyonlar gibi konulara geniş bir perspektifle yaklaşır. Giriş: Hiram Abas’ın Suikastı ve Kitabın Başlangıcı Kitap, 26 Eylül 1990’da İstanbul’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Hiram Abas’ın öldüğü sahneyle başlar. Bu giriş, okuru hem Abas’ın yaşam öyküsünün içine çeker hem de Türkiye istihbaratının karanlık ve çoğu kez bilinmeyen yüzünü merak ettirir. Hiram Abas Kimdir? Hiram Abas, Türkiye’nin önde gelen MİT mensuplarından biri olarak tanıtılır. Kitapta: Doğup büyüdüğü çevre ve kişisel yaşamından daha çok, profesyonel kariyeri ve istihbarat dünyasındaki rolleri anlatılır. Abas’ın pipo içme alışkanlığı (tütün pipo’su), ona verilen lakap olan “Bay Pipo”nun da kaynağıdır. Abas’ın kişisel hayatının detayları yerine, MİT içindeki kariyeri, görevleri ve örgüt içi ilişkiler ön plandadır. MİT’in Tarihi ve Dönemin Politik Arka Planı Kitap, Hiram Abas üzerinden yalnızca bir yaşamı değil, şunları yakından inceler: Teşkilatın Tarihsel Süreçleri 1950 sonrası Türkiye istihbaratının evrimi CIA ve Batı istihbarat örgütleriyle olan ilişkiler MİT’in uluslararası ve iç politikadaki rolleri Bu çerçevede, Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemindeki politik yönelimleri ve istihbarat eksenli stratejileri de ele alınır. Siyasi Olaylar ve Derin Devlet Kitapta, sadece Abas’ın kariyeri değil aynı zamanda şu olaylar bağlamında MİT’in pozisyonu da anlatılır: 1950’den itibaren Türkiye’deki siyasal
Bay PipoSoner Yalçın · Doğan Kitap · 20054,531 okunma
Puan vermedi
Ayfer Yılmaz, “Madam Bovary, Anna Karenina Ve Aşk-I Memnû Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme Denemesi”, Folklor/Edebiyat 46, 131, 2006. Veli Kılıçarslan, “Maupassant’ın Bayan Hermet Hikâyesi İle Halit Ziya’nın Deliler Evinde Hikâyesinin Karşılaştırmalı İncelemesi”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 384-392. Onay Orcan, “Adalet Ağaoğlu’nun Fikrimin İnce Gülü Ve Gustave Flaubertin Madame Bovary Adlı Eserlerdeki Ana Karakterlerin? Yabancılaşma? Kapsamında Analitik Olarak İncelenmesi”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir 2009. Sema Noyan, “Madam Bovary Ve Araba Sevdası Romanlarında Romantik Edebiyatın Eleştirisi”, İdil Sanat Ve Dil Dergisi 5 (27), 1849-1870, 2016. Sudan Altun, Halil Özdemir, “Paul Eluard Ve Nazım Hikmet’te Renklerin Dili Şiirde Renkler Açısından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım”, International Journal Of Filologia, 231-236, 2021. Şengül Kocaman, Beklenen Ve Uğurlanan Godot’lar Üzerine Karşılaştırmalı Edebiyat Çalışması: Samuel Beckett Godot’yu Beklerken Ferhan Şensoy Güle Güle Godot, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 16 (1), 429-444, 2007. Yavuz Selim Uğurlu, “Benzerlikler Bakımından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım: Honoré De Balzac-İki Gelinin Hatırâları Ve Raif Necdet Kestelli-İsyân-I Meşrû”, Uluslararası Sosyal Bilimler Ve Eğitim Dergisi 3 (4), 1-16, 2021. Genç, A. (2024). “Albert Camus’nün Yabancı Ve Yaşar Kemal’in İnce Memed 1 İsimli Eserlerinin Hedef Dile Çevirilerinin Varoluşçuluk Felsefesi Ekseninde Karşılaştırılması: Yorumlayıcı Çeviri Kuramı”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (39), (2024). 1029-1046. Mehmet Büyüktunçay, “Sistem Parodileri Ve Dizgeselliğin Çözülüşü: Mikhail Bakhtin’in François Rabelais Okuması Çerçevesinde İhsan Oktay Anar’ın Muammalı Folklorik
Roman
Karşılaştırmalı Edebiyat İncelemeleriEmel Kefeli · Kitabevi Yayınları · 20001 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 22:59
SUZAN DEFTER HAYATIM BENİM OLMAZSA ORTALIK MALI OLUR. Bir hayat nedir? Bir hayat nasıl yaşanır? Bir hayatın içine kaç hayat sığar yahut bir hayatı kaç kişilik yaşayabilir bir insan? Deneysel bir çalışma olan Suzan Defter, iki karakterin günlükleri üzerinden şimdiden geçmişe ve geleceğe bir mercek sunuyor. Kitabın günlük şeklinde yazılması olayların inandırıcılık seviyesini okur gözünden arttırırken iki karakterin aynı günü farklı detaylarla anlatması gerçeğin yeniden kurulmasına sebebiyet veriyor. Kitabın biçimsel manada edebiyat dünyasında bir ilke imza attığını görüyoruz. Sol tarafta erkek karakter Ekmel’in günlüğü, sağ tarafta ise kadın karakter Derya’nın günlüğü yazılı. Bu durum okuyucuları kitapta basım hatası olduğu yanılgısına düşürüyor. Halbuki yazar okuyucudan her daim açık bir bilinç ve aynı zamanda aynı hikayenin iki kişi tarafından farklı anlatımına şahitlik etmesini istiyor. Günlükler her ne kadar bilincin en açık ve en gerçek alanı gibi görünse de aslında insanın kendine en fazla oto sansür uyguladığı metin türüdür. Bilinç yaşadıklarını kağıda yazarken yaşanan anları tekrar kurar ve kurmaca olmayan bu metin kişinin mağduriyetlerini ve zaaflarını gördüğü bir alan yaratır. Günlük, Suzan Defter’de aslında bir iyileştirme, hayattan kaçma ve tarihin yeniden yaratımı etkisi olarak görülür. Ekmel karakteri günlüğüne hayata tutunmak için son bir şans olarak başlar. Günlüğünün sayfaları bittikten sonra ölmek ister. ‘’Bu defterler dolduğunda unutacak olursam seni; görün, uykuma gir, gülümse bana, hatırlayayım verdiğim sözü ölüm.’’ (s.8) Derya ise günlüğünü içinden çıkamayacak kadar derin duygularda boğulduğu için yazar. ‘’Bir kadın birdenbire günlük tutmaya başlamışsa, ya aşık olmuştur ya terk edilmiştir.’’ (s.9) Kitaptaki zamanlamalara bakarsak 12 Eylül, Kıbrıs
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma