Din bir imtihandır. Teklif-i İlahî bir tecrübedir. Sözler - 266
1000Kitap
Köylünün veya bir hirfet üyesinin tam bir serbestlik içinde, sınırsız üretim faaliyetlerine girişmesine olanak tanınmamıştır. Onlar, ancak devletin koyduğu kural ve kısıtlamalar içinde üretim faaliyetlerini yürütebilirler. Yalnız tüccâr, Orta-Doğu toplumunda kapitalist olma imkânı ve koşullarına sahiptir. Tüccâr demek, yalnız bölgelerarası ticaretle uğraşan veya uzak yerlerden gelen malları satan büyük işadamı demektir. Şehirde kendi yaptığı malı satan hirfet erbabı veya onların malını ikinci elden satan küçük esnaf, kesin olarak tüccâr kavramı dışında bırakılmıştır. Tüccâr, sattıkları mal çeşidine göre hirfet halinde örgütlenmiş olmakla beraber, hisba (bkz. s. 266-276) kuralları ile bağımlı değildir. Bu nokta, onları hirfetlerden ayıran en önemli özelliktir. Hirfet erbabının hammadde alışı, üretimi ve satışı kısıtlamalar altında olduğu halde, tüccâr her şekilde, istediği kadar servet biriktirebilir, gittikçe daha fazla servet yapabilir, yani kapitalist amaç peşinde koşabilir. Onun yatırımlarının çeşidi ve sınırı kısıtlanmamıştır. Orta-Doğu toplumunda esas kapitalizmin, ancak ticarî kapitalizm şeklinde var olduğunu söyleyenler büyük ölçüde haklıdırlar.
Sayfa 257 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Eğlendirici gösteriler olabilir" diyordu Lenin. "Ama unutulmamalıdır ki, bu gösteriler gerçek sanat eserleri değildir. İşçilerimiz ve köylülerimiz eğlenceden daha üstün sanat eserlerine hak kazanmışlardır. Gerçek sanatı alma hakkını elde ettiler mücadeleleriyle."⁶ Çünkü halkın gerçeği-sanatçı-seyirci arasında diyalektik bir ilişki vardır. 6 Lenin-Sanat ve Edebiyat Üstüne, S. 266
Sayfa 177 - Birikim, Mart 1975·Kitabı okuyor
Alıntı
"İstidlal yoluyla 'Matufiyet' sonucuna varmaya TCK'nın 266. maddesi olanak vermemektedir. Yukarda işaret edilen mülahazalar matufiyeti teyit değil, reddetmektedir.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Hukuk
Bir Galile, kürenin yuvarlak ve hareket halinde oldu-"cümlesi ile müdafiler tarafından mahkemede görevli savcıya hakaret edildiği ve Türk Ceza Yasasinın 266/3. maddesine göre cezalandırılmalarıiun istendiği anlaşılmaktadır.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Gıybetin, istibranın ve mezar ahlakının önemi..
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında idik. Allah Resûlü sahipleri azap gören iki kabrin yanına vardı ve "Bu ikisi büyük bir günahtan dolayı azap görmüyorlar. Bilakis bunlardan biri insanların gıybetini yapardı, Diğeri ise idrardan sakınmazdı” buyurdu. Sonra bir veya iki tane yaş hurma dalı istedi ve onları kırdı. Ardından da her bir hurma dalının bir kabrin üzerine dikilmesini emretti. Sonra da şöyle buyurdu: "Bunlar yaş olarak kaldıkları veya kurumadıkları sürece bunların azapları hafifletilir." ( Buhârî, vudû 55, 56, Cenâiz 81, 88, Edeb 46, 49; Müslim, Tahâret 111; Ebû Davud, Tahâret il; Tirmizî, Tahâret 53; Nesâî, Tahâret 28, Cenâiz 116; İbn Mâce, Tahâret 26; Dârimî, Tahâret 60; Ahmed b. Hanbeı, ı, 225, V, 35, 39, 266; ibn Huzeyme, sahîh, ı, 32; ibn Hibbân, sahih, ili' 106, VII, 398, 399. )