9/10
·312 syf.·
2026 49. kitabı
Doğan Cüceloğlu~İnsan İnsana İnsan İnsana, insan ilişkileri ve iletişim üzerine yazılmış bir kişisel gelişim ve psikoloji kitabıdır. Cüceloğlu, insanların yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan birinin kurdukları ilişkiler olduğunu savunur. İletişimin yalnızca konuşmaktan ibaret olmadığı; beden dili, suskunluk, jestler ve davranışların da güçlü mesajlar taşıdığı vurgulanmış. İnsan, ilişkileri içinde sürekli kendini yeniden tanımlar. Sağlıklı ilişkilerin temeli etkili ve bilinçli iletişimdir. Birçok anlaşmazlık, insanların birbirini dinlememesi ve mesajlarının etkisini düşünmemesinden kaynaklanan “iletişim kazaları” nedeniyle ortaya çıkar. Empati kurmak, karşı tarafı anlamaya çalışmak ve kendini doğru ifade etmek güçlü ilişkilerin anahtarıdır. Bireyin önce kendisini tanıması ve duygularının farkında olması gerekir. Toplumda farklı düşüncelere saygı gösterilmediğinde çatışmalar artar; anlayış ve diyalog ise gelişimi destekler. İnsan yaşamının kalitesi, kurduğu ilişkilerin kalitesine bağlıdır. Daha sağlıklı, mutlu ve anlamlı bir yaşam için insanlar hem kendilerini hem de karşılarındaki kişileri anlamaya çalışmalı ve bilinçli iletişim kurmalıdır. Adem Koçal @dogancucelogluofficial “Bir insana dünyanın en dayanılmaz işkencesini yapmak isterseniz, onu umursamamanın baskın olduğu sosyal bir ortama koyun.”(syf;32) “Herkes birbirine , “Sen yoksun, insan olarak bir sıfır bile değerim yok” demekten hoşlanıyor. Bayılıyorlar birbirlerini adam yerine koymamaya.”(syf;35) “Yıllar sonra yapılmaya başlanan araştırmalar, bebeklerin gıda yoksunluğundan değil, kucağa alınıp sevilmemekten kaynaklanan, ruhsal kökenli hastalıklardan öldüklerini ortaya çıkarmıştır.”(syf;52) “Bilimsel düşünce ve akılcı yaklaşım toplumun temelini oluşturmadıkça, Türk toplumu çağdaş uygarlığın
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20239,7bin okunma
Gerçekliğin Estetik İnşası Üzerine
Puan vermedi·346 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 16:30
“Sanatım için bu ölüm ve perişanlık sahnesinde ilham bulamadığımı itiraf ettiğimde suçlanacak mıyım?” (s. 280) Sanatın sınırını açığa çıkaran güzel bir soru. Sanat, genellikle estetik bir üretim alanı olarak düşünülür fakat ben bu kitabı okurken onun felsefi düşüncenin en yoğun biçimde göründüğü alanlardan biri olduğunu fark ettim. Kitap boyunca estetik tartışmaların aslında insan zihnine, algıya, bilinçdışına ve gerçeklik arayışına dair daha geniş sorgulamaların parçası hâline geldiği görünüyor. Bu nedenle metin beni sıradan bir sanat tarihi anlatısı olmaktan çok daha fazla etkiledi. Kitapta öne çıkan düşüncelerden biri, Read’in sanatı doğanın kopyası olarak gören anlayışa karşı çıkmasıydı: “Sanat insana özgüdür, tanrısal değildir; dünyevidir, kutsal değildir.” (s. 74) Bu cümlede anlatılana göre sanat, metafizik bir lütuf olmaktan öte; insan zihninin, algısının ve duyarlılığının ürünüdür. Sanat, doğayı olduğu gibi yeniden üretmek yerine onu dönüştürür ve başka bir düzlemde yeniden kurar. Read için sanatçı hem bir gözlemci hem de bir düzen kurucudur: “Bilginin sadece bizim inşa ettiğimiz bir şey olduğunu düşünüyorum; keşfettiklerimiz de bizim dışımızda mutlak bir gerçekliğe ait değiller.” (s. 104) Bu cümleyi sadece sanata dair düşünmeyelim, varoluşsal bir sorgulama olarak da okunabilir. Gerçeklik dediğimiz şey belirli bir bakış, algı ve bilinç biçimiyle kurulan bir yapıdır. Kitapta beni en çok etkileyen ve zihnimde en fazla yer eden bölüm, Read’in rüya ile şiir arasındaki ilişkiyi ele aldığı yerdi. Bu bölümde Read, Freud’un rüya kuramını dayanak göstererek şiirin oluşum sürecini açıklamış. Read, bir şairin rüyasından yola çıkarak yazdığı şiiri ve ardından bu şiirin çözümlemesini ele almış ve şiirin rüya gibi işleyen bir yapıya sahip olduğunu somut bir örnek
Sanat
Modern Sanatın FelsefesiHerbert Read · Hayalperest Yayınları · 202015 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çocukluğum
7/10
·282 syf.··
2026 15. kitabı
2026 -19. Kitap Kitabın Adı : Çocukluğum Yazarı : Maxim Gorki Yayınevi : @isbankasikulturyayinlari Türü : Roman ( Otobiyografik) Basım Yılı : 2020 Sayfa Sayısı : 278 Sayfa Düşünceler : Rus Edebiyatının sembol isimlerinden birisi olan Gorki'nin ( 1868-1936) en önemli eseri " Ana" yı okumadan önce yazar hakkında bilgi sahibi olmak istedim. Bunun için de yazarın kendini anlatan otobiyografik roman üçlemesini okumaya başladım. Yazarın Çocukluğum, Ekmeğini Kazanırken , Benim Üniversitelerim üçlemesi hem roman hem otobiyografi alanındaki en güzel yapıtların bir kaçıdır.Yazar "Çocukluğum " eserinde babası öldükten sonra dedesi ve ninesiyle geçirdiği çocukluk yıllarını anlatır. Gücünü yazarın akıcı etkili dilinden ve gerçek olayları anlatmasından alan romanda dönemin acımasız dünyası ustaca resmedilir. Çocukların , kadınların , güçsüzlerin acımasızca dövüldüğü , hor görüldüğü ortamda yaşamaya ve büyümeye çalışan minik Gorki'nin hem iyi hem kötü insanlarla tanışmaya başlaması , hayatı tanımaya adım atması bunu yaparken de yaşadığı etkileyici dünyasının bize yansıması aynı zamanda.Bolca ölümün olduğu eserde Gorki'nin gerçek hayatını anlattığı için hiç mübalağa yapılmıyor olması romana tuhaf bir güç kazandırıyor. Miras kavgalarının , akraba çekişmelerinin , doğumların , ölümlerin kol gezdiği romanda anne figürü biraz geri ötelenmiş. Bunun neden olduğunu da romanı okurken görebiliyor , anlayabiliyorsunuz. Zevkle , bir kaç günde okuduğum romanı vaktim olsa bir günde de bitirebilirdim. Öyle merak uyandıran , öyle akıcı bir eser ki bu anlatamam . Değil gereksiz sayfası bir virgül dahi fazladan konulmamış. Tam gerektiği kadar yazılmış. "Şurasını kısaltsa iyi olurdu" diyebileceğimiz bir yere rastlamadım eserde. En kısa zamanda serinin ikinci ve üçünçü
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
Sadece Birkaç Şiir
4/10
·280 syf.··
2026 4. kitabı
Üzülerek 4 puan verdim bu kitaba. Özdemir Asaf şiirlerindeki tarzıyla çok sevdiğim bir şair. Kendine özgü tarzı ilgi çekici benim için. Fakat bu kitaptaki şiirleri için aynısını söyleyemeceğim. Özellikle Dokuza Kadar On, Lavinia gibi şiir kitaplarına kıyasla çok daha düşük bir mertebede bence. Kitap kısa olmamasına rağmen sadece bir şeyler kaçırmamak için okumaya devam ettim ve 278 sayfalık kitaptan beğendiğim sadece 1-2 tane şiir oldu. Özdemir Asaf gibi bir yazar için beklenmedikti
Benden Sonra MutlulukÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20194,424 okunma
Her Yolculuk Bir Dönüşümdür
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
“Belki de gördüğümüz her şey bir aldatmacadan ibarettir.” (s.33) Metin, girişte polisiye bir roman gibi ilerlese de arka planda dönüşümün, hakikatin ve insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin hikâyesini de taşıyor. Genelde bir metni okur, sonra yazarı merak ederiz ancak benim bu kitapla tanışmam tersi bir seyir izledi. Yazarı, platformdaki titiz incelemeleri ve seçici yorumları üzerinden tanıyınca bu özenli yaklaşımın kendi kurgusuna nasıl yansıdığını görme merakıyla yola çıktım. Uzun bir aradan sonra kurgu okuyunca bana zihnimde Joseph Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu ve Christopher Vogler’ın Yazarın Yolculuğu rehberlik etti. Hikâyenin nasıl kurulduğunu bu izlek üzerinden düşündüm. Campbell ve Vogler’in çizdiği anlatı iskeleti düşünüldüğünde bu romanda da “eşik”, “sınanma”, “yardımcılar ve karşıt güçler”, “yanılsama”, “dönüşüm” ve “geri dönüş” aşamalarının metne yerleştirildiğini gördüm. Karakterler olayların içine sürüklenirken aynı zamanda kendi seçimlerinin ahlaki sonuçlarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Böylece roman, düz bir macera akışından daha fazlası oluyor. Romanın en güçlü yanlarından biri, merak duygusunu daha ilk sayfalarda devreye sokabilmesi. Ritim akıcı, anlatım dili yormuyor, betimlemeler metni ağırlaştırmıyor, cümleler sağlam, kelime seçimleri ise özenli. Karakterler birbirlerini okumaya, çözmeye, yanılgıya düşürmeye ve birbirlerinin hakikatinin izini sürmeye çalışıyor. Bu da metni yer yer bir akıl oyunları alanına dönüştürüyor ve okurun dikkatini sürekli canlı tutuyor. Gerçek bir olaydan hareketle kurgulanmış olması da bu etkiyi güçlendiriyor, anlatıya yaşanmışlık ve gerçeklik hissi katıyor. Romanın aklımda kalan en güçlü cümlelerinden biri şuydu: “Belki de bütün mesele bu, kendindeki eksik duyguyu bulup olaya bir de öyle bakmak.” (s.38) Bu ifade bana Lacan’ın eksiklik düşüncesini
Edebiyat
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun PeşindeMehmet Işık · Yaka Yayınları · 2023337 okunma
Puan vermedi·296 syf.·
2026 99. kitabı
Geçmişten gelen karanlık bir sırla birbirine bağlanan üç kuşak kadının hikâyesi… Juni, büyükanne ve büyükbabasının ölümünden sonra çocukluğunu da geçirdiği adadaki evlerine geri döner. Evi boşaltırken büyükannesinin bir Alman askeriyle çekilmiş fotoğrafına ve 1947’de yazdığı mektuba rastlar. Juni, büyükannesinin II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra Almanya’da olduğunu yeni öğrenir ve onun bilinmeyen hikâyesini çözmeye karar verir. Acı, aşktır. Kaybettiğin kişi için duyduğun aşk. Anıları silemeyiz, bizi insan yapan bunlardır.. S:195 Gerçeği arayışı Juni’yi Berlin’e ve Almanya teslim olduktan sonra Rus bölgesi haline gelen Demmin’e sürükler. Burada Norveç’in tüyler ürpertici tarihiyle Demmin’de yaşanan toplu intiharların karanlık günleri birleşir. Böylelikle kitlesel histerinin patlak verdiği, savaş tarihinin oldukça sansasyonel bir parçası gün yüzüne çıkar. Ruslar, Nazilerin korkunç eylemlerinin intikamını almak istemektedir. Peki, yazılmaya layık olan sadece kazananların hikâyesi midir? Büyükanne Yağmurda Dans Etti, bir kadının geçmişini gizlemesi ve bunun kızıyla torunu üzerindeki sonuçları hakkındadır. Fakat hepsinden önemlisi bu roman, okuyucuyu hayatın trajedilerine karşı sevginin iyileştirici gücüne ikna eden bir dönem belgesidir. Norveçli yazar Trude Teige utanç, yıkım ve acıyı; anlayış, empati ve umuda dönüştürmenin bir yolunu bulur. hayatın trajedilerine karşı sevginin iyileştirici gücüne ikna eden bir dönem belgesidi Büyükanne Yağmurda Dans Etti Sanırım hepimizin büyük ya da küçük sırları var. Bazen onları başkalarından saklamak için yalan söyleriz. Ve tabii kendimize de. Ya da doğruyu söylemekten kaçınırız ki bu da bir tür yalandır. İnsanların taşıdığı sırların çoğu kendilerinden başka kimse için bir sonuç doğurmaz. Bu sadece başkalarının onlar
Roman
Büyükanne Yağmurda Dans EttiTrude Teige · Ketebe Yayınevi · 2022207 okunma