Çıban, mutlak iyilerin ya da kötülerin kolaycılığına sığınmadan; herkesin kendi trajedisinde haklı olduğu, ahlaki sınırların silikleştiği, son derece gri ve nefes alan gerçekçi karakterleri okurun karşısına çıkarıyor.
Çıban; Furkan Emre Aynur kaleminden, Tilki Yayınevinden basımı yapılan, 284 sayfadan ibaret roman.
Hemen hemen hepimiz, hayat şartlarımızın daha iyi olmasını isteriz. Bazen güç çok önemli gibi görülse de; asıl gücün, kişilere bağlı değil de, birlik olma ile alakalı olduğunu kitabımızda Zeynep' in yapmış olduğu iş başvurularından görebiliyoruz. Gerçek hayatta da böyle mi sizce? Liyakata bağlı olması gereken yerlerde torpili olanları görünce, bana ütopik gibi geliyor. Umarım böyle işletmeler gerçekten vardır.
Kitabımızda farklı karakterlerde kişiler mevcut. Her biri işinde çok başarılı ama, hep bir tarafları eksik, boşlukta gibi izlenim uyandırdı.
Özellikle kitabın başlarında; gençlerin yapmış olduğu sohbet, durumumuzun ne kadar içler acısı olduğunu gösterdi.
-"Fake hesabımdan Ali Can' a baktım, ne kadar çirkinleşmiş! Ben bununla nasıl sevgili oldum ayy iğrenç ya, şuna baksana ne paylaşmış!"
Bu cümle bile; bazı kimselerin ne kadar boş şeylerle meşgul olduğunu ve maalesef umudumuz olan gençlerin bu duruma geldiğini görmek... Önceden sohbetlerimiz daha farklı idi. Daha anlamlı, daha içten. Şimdi her şey yüzeysel gibi geliyor.
Serdar; savunma sanayine insansız hava aracı Vanex' i ekibi ile birlikte kazandıran uçak mühendisi. Sadece 4 arkadaşı olmasına rağmen, onları kırmaktan hiç çekinmeyen ama yine de onlarsız olamayan karakter.
Ayruk; en sevdiğim karakter diyebilirim. Özellikle işçi sınıfının hakkını savunan, onları kalantor patronlara ve sistemin çarklarına ezdirmek istemeyen, adaletten yana, kendisine yaptırılmak istenen bir işi aklına yatmadığı için,