9/10
·288 syf.··
2026 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Nouman Ali Khan çok bilinen e müslüman camiada çokça takip edilen bir davetçi aslında. Ben de daha önce sohbetlerini çok defa dinledim ama ilk defa bir kitabını okuyorum, bu kitapta Bakara Suresi’nin ilk 29 ayetini detaylıca inceliyor. Ben bu kitaptan hemen önce Yedi Ayet Yedi Şahsiyet’i okuduğum için iki tefsir kitabını kıyas yaparak okuma imkanım oldu. Ve diğerine kıyasla bu kitap romantik bir dilden çok bilgilendirici ve gerçekçi bir üslupla yazılmıştı; insanları daha çok derin düşünmeye davet eden bir tutumu vardı. Ben çok beğendim, hem dili dolayısıyla okuması zevkliydi hem de içime çok dokunan ve altını çizdiğim çok fazla yer oldu.
Bakara Suresi Sohbetleri 1Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 20231,781 okunma
Barış geçmişinle her gün yeniden..
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:32
Şermin Yaşar'dan okuduğum 3. kitap 29 kısa öyküden oluşan kitap 172 sayfadır. Pencere önü muhabbetlerinde buldum kendimi. Hacannenin yalnızlığında üşüdüm, tıpkı onun gibi battaniyeye sarıldım. Kimi zaman ATM'de kart şifresini unutup paniğe kapılan amcaya yardıma gittim. "Beş dakika gecikince 'kusura bakma' dersin; birine kazara bir omuz geçirince dersin, üstüne yanlışlıkla çay dökünce dersin. Fakat insanın kalbini dağlayınca denir mi? Kusura bakma dağlarını kaplayan coğrafya öğretmeninin içindeki yangını dinlemek üzere sınıfın kırık penceresinin boşluğuna dayadım kulaklarımı .. Yeşilçam filmlerini aratan karakterlerle yanı başınızda sizinle dertleşen bu insanları çok seveceksiniz. Bitmesin diye her gün bir iki sayfa okudum. Tavsiye ederim efendim. Keyifli okumalar "Konuşana kadar herkes sıradan, herkes birbirinin aynısıydı; dertlerimizle farklılaşıyorduk, anlattığımızda birbirimizden ayrılıyorduk."
1000Kitap
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20238,1bin okunma
Reklam
10/10
·352 syf.·
2026 38. kitabı
Henüz 29 yaşındaki Adalet'in, hayatın hiç adil davranmadığı, sevgisiz büyümüş genç bir kadının yol hikâyesi. Ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenmesiyle başlıyor. Sonra yaşadıklarını düşünüyor. Çocukluk yıllarındaki içini kemiren, suçluluk duygusunu, ilk günahını, mahalledeki arkadaşının elinden çekip aldığı oyuncak ayıyı hatırlıyor ve yıllar sonra oyuncağı sahibine verebilmek için bir yolculuğa çıkıyor. Mahsun'a ulaşmak için, çıktığı bu yolculukta Sadi Seber ile tanışıp, yol arkadaşı olması ve sonra yaşanılan anlatılıyor. Nermin Yıldırım'dan okuduğum dördüncü kitap. Daha önce Ev, Unutma Beni Dersleri ve Unutma Beni Apartmanı'nı okumuştum ama bu kitabı içime daha çok işledi ve ilk sıraya yerleşti. Ben yazarın, kalemini ve üslubuna bayılıyorum. Dili anlaşılır ve su gibi akıp gidiyor bir bakmışsınız kitabın yarısını bitirmişsiniz. Bazı cümleler beni çok yaraladı o yüzden fazla altını çizdim ve alıntıladım Uzın süre etkisinden çıkamayacağım ve hiç beklemediğim finalle biten bir kitaptı ama İyi ki okudum tavsiye ederim
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2026 429. kitabı
Ah, böyle bilahareket köşemde, hiçbir şey düşün­meden, hiçbir şey sormadan ve hiçbir şey işitmeden kalmak, kalabilmek ne saadet! Fakat mümkün mü? S:15 Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor. Sonra sıcak bastı mı hemen içeri giriyorsunuz, aşağıda geniş mermer taşlığa bir masa kurulmuş, taze balıklar tavadan yeni çıkmış, rayihası ciğerlerinizi dolduruyor. İştiha ile yiyorsunuz. Kahve, sigara ve uyku... Şimdi arka odada, güneş görmeyen taraftasınız, Boğaz’dan kopan ve denizlerde serinlenen bir rüzgâr yan pencereden içeri giriyor ve cibinliğinizi hafif hafif şişiriyor, deliksiz uyuyorsunuz. Bunu müteakip kayıkhaneye iniyor ve denize giriyorsunuz. İşte bence yazın ideal olan ömür budur." -Refik Halid Karay- Türk toplumunun geçirdiği sosyal değişimleri ve modernleşmenin insanlar üzerindeki yansımalarını ele alır.Anlatım: Yazar, gözlemlerini zengin Türkçesi ve ironik bir dille kaynaştırır. Okuyucuya keyifli bir sohbet ortamı sunarak birbirinden farklı karakterleri ve çevreleri tanıtır. "Kendimi bugün bayram sabahında uyanmış sekiz yaşında bir bebeğe benzetiyorum: Ruhum o derece hafif, çehrem o kadar gül renkli..."s:29
Türk klasikleri edebiyat roman
Guguklu SaatRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2010164 okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:06
Bu çalışma Doğu Karadeniz 'de yer alan Rize'de insan_doga ilişkisinin mevcut yapısını ortaya çıkarıp, DOKAP Eylem Planının içerisinde yer alan Yeşil Yol Projesi nin bu yapı üzerinde yarattığı ve yaratacağı etkinin tartışılmasını içermektedir. İnsan doğa ilişkisi üretim ilişkileri kavramı üzerinden tle alınmış ve üretim ilişkilerinin gelişiminin getirdiği son biçim olan kapitalizm üzerine analiz yapılmıştır. Çalışma kapsamında amaca uygun olarak kavramsal, kuramsal, tarihsel, ilişkisi ve bütünlüğü bir analiz yapılmaya özen gösterilmiştir. 267 Diyor yazar Sonuç bölümüne baslarken. Ve "Konunun kuramsal, kavramsal kavramlarla düşünme çabasının ürünü olan bu çalışma umarım tartışmalar için iyi bir zemin okur diyor." kitabı ile ilgili. Uzun yıllar Toroslarda yayla ya çıktık. Yayla yaşamının zorluğunu ama bir o kadar da insana kattığı değeri bilenlerdenim. Yayla yapabilmek için doğanın bozulmaması ve yaylaya çıkanlarında yaylanın doğal koşullarını kabul etmesi gerekir. Yayla ya çıkıp şehir konforu aramak, ya da çıktığınız yerin dokusunu bozmak had bilmezlik olur. "Yeşil Yol Projesi" Devlet ve Sermayenin Doğa ile İmtihanı Derya Ince nin Akademik bir çalışması.Yüksek Lisans Tezi kitablaşmış. Akademik hayatın disiplini ve Halkın anlayacağı yakınlıkta bir dil. Konu üzücü, düşündürücü olsada okumak kolaydı. Birinci Bölüm Doğanın Sermaye Birikimi Sürecine Icerilme Aşamaları Ikinci Bölüm Sermaye Birikimi Sürecinde Yeni Bir Söylem Kalkınma Ajansları Üçüncü Bölüm Rize de Doğa Ile Kurulan İlişkinin Dönüşüm Hikayesi: Yeşil Yol Projesinin Yaylaciliga ve Turizme Etkisi Rize ilk görev yerimde. Yeşilin binbir tonunu gördüm. Doğanın tahribatı vicdanları rahatsız etmesi gerekir. Yayla yaşamının bir tercih olmasının ötesinde bir geçim yolu olduğunu, insanların
Yeşil Yol ProjesiDerya İnce · Sosyal Araştırmalar Vakfı · 20231 okunma
Reklam
Reklam