Ah, böyle bilahareket köşemde, hiçbir şey düşünmeden, hiçbir şey sormadan ve hiçbir şey işitmeden kalmak, kalabilmek ne saadet!
Fakat mümkün mü? S:15
Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor.
Sonra sıcak bastı mı hemen içeri giriyorsunuz, aşağıda geniş mermer taşlığa bir masa kurulmuş, taze balıklar tavadan yeni çıkmış, rayihası ciğerlerinizi dolduruyor. İştiha ile yiyorsunuz. Kahve, sigara ve uyku... Şimdi arka odada, güneş görmeyen taraftasınız, Boğaz’dan kopan ve denizlerde serinlenen bir rüzgâr yan pencereden içeri giriyor ve cibinliğinizi hafif hafif şişiriyor, deliksiz uyuyorsunuz.
Bunu müteakip kayıkhaneye iniyor ve denize giriyorsunuz. İşte bence yazın ideal olan ömür budur."
-Refik Halid Karay-
Türk toplumunun geçirdiği sosyal değişimleri ve modernleşmenin insanlar üzerindeki yansımalarını ele alır.Anlatım: Yazar, gözlemlerini zengin Türkçesi ve ironik bir dille kaynaştırır.
Okuyucuya keyifli bir sohbet ortamı sunarak birbirinden farklı karakterleri ve çevreleri tanıtır.
"Kendimi bugün bayram sabahında uyanmış sekiz yaşında bir bebeğe benzetiyorum: Ruhum o derece hafif, çehrem o kadar gül renkli..."s:29