Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi, 19. koğuşta kalan arkadaşı Oktay Zortu ile açık görüş yapmak isteyen, ancak izin verilmeyen 29 yaşındaki Ali Iğdır kendini yakmak istedi. Bir bidonun içine doldurduğu bir litre benzinin üzerine su ekleyen, ... etrafa küfürler savuran Iğdır, tutukevinin girişinde bidondaki benzinli suyu üzerine döktü. ... Jandarmanın durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, Ali Iğdır'la konuşarak iknaya çalıştılar.... Siirt'te askerlik yaptığını ve sol bacağının protez olduğunu söyleyerek "Ben de savaş gazisiyim, askerde bacağımın birini kaybettim. Bana arkadaşımı göstermiyorsunuz" diye bağırdı... (30.10.1998, Hürriyet)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Z. Osman, isteği dışında Ankara'ya atanır, 1945 yılında memurluk hayatından ayrılır. 1945-1950 yılları arasında, İstanbul'da Milli Eğitim Basımevi Tashih Bürosu şefi olarak çalışır. Kalp krizi geçirir, bu yüzden işini bırakmak zorunda kalır (1950). Evinde, Varlık Yayınevi'nin işleriyle uğraşmaya devam eder. Ziya Osman, son şiirlerini (1947-1957) "Nefes Almak" adı altında toplar, ölümünden sonra yayınlanmak üzere bir zarfa koyar. Ölüm yılı için "195.." yazar, elliden sonra gelecek rakamı açık bırakır.
"Hangi yılsa o, hangi ayın hangi günü, Saati çalınca, gelince sıran."
("Ölmek Konusunda", Nefes Almak, s. 43) diyen şair,
"Başkaları var başka bir yerde Bırakıp gideceğim hepinizi" ("Başka", Nefes Almak, s. 36).
diyerek aramızdan ayrılır. 29 Ocak 1957'de Kadıköy'de ölür, Eyüp Sultan Aile Mezarlığı'na gömülür.
De ki: "İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde olanları da, yerde olanları da bilir. Allah her şeye kadirdir."
Âl-i İmrân Sûresi(3) 29. Ayet
Rafael, şair Ammonis’in mezar yazıtı için
birkaç dize yazmanı istiyorlar.
Uyumlu, parlak bir iki söz. Bunu başaracak,
Ammonis’e, bizim şairimize yaraşır sözleri
tek yazacak sensin.
Doğal ki, onun şiirlerinden söz edeceksin—
güzelliğinden de söz et
tutkun olduğumuz ince güzelliğinden.
Senin Yunancan her zaman güzel ve müziklidir.
Şimdi bütün ustalığını göstermeni istiyoruz.
Aşkımız ve üzüncümüz yabancı bir dilde akıyor.
Mısırlı duygularını dök yabancı bir dile.
Rafael, öyle dizeler yazmalısın ki
yaşadıklarımızdan bir şeyler olmalı içinde
şiirin ritmi ve her dize göstermeli
bir İskenderiyeli bir İskenderiyeli’den söz etmekte.
"Emri altındaki insanlara ve çevresindekilere karşı kötü muâmelede bulunan kimse Cennet'e giremez." (Tirmizi, Birr, 29/1946; İbn-i Mace, Edeb, 10; Ahmed, 1, 7)
Sayfa 232 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okudu