Beşinci Tablet
1. [Marduk], büyük tanrılar için göksel evler inşa etti,
2. Yıldızların temsilcisi yıldız kümelerini yarattı,
3. Yılı oluşturdu, bölümlere ayırdı,
4. On iki ayın her biri için bir yıldız koydu,
5. Bir yılın günlerini yazıp çizerek düşündü,
6. Yıldızlar arasındaki bağlar ve mesafeler için [kendi] göksel [konak yeri] Neberu'nun temellerini attı,
Sayfa 39 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gılgamış Destanını okul çağımızdan hatırlarız. Destan Mezopotamya'da ünlü bir halk kahramanının öyküsüdür. Destanın metni Assur kralı Assurbanipal'in (İÖ 669-629) Ninova Kitaplığı'nda Akkadça yazılı 12 tablet halinde bulunmuştur. Eksik bölümleri Anadolu'da bulunan Sümerce tabletlerle tamamlanmıştır.
Gılgamış Destanındaki episodlar İÖ 4000'in sonuna Uruk dönemine aittir. Gılgamış, İÖ 3000'in ilk yarısında muhtemelen İÖ 2700'de yaşamış bir Uruk kralıdır. Gılgamış'ın, Assur kralı II. Sargon'un Horşabad kentindeki sarayında bulunan taş kabartma resmi tarih kitaplarına girmiştir. Gılgamış, güçlü, yiğit, bilgin, bilge bir yarı insan yarı tanrıdır.
Özellikle Sümerlerin çok tanrılığını değerlendirecek olursak; son yüzyılda yapılan arkeolojik kazılara göre M.Ö. 2.binyılda Babilliler tarafından yok edilmeden önceki dönemde açığa çıkarılan çivi yazısı tabletlerinde yaklaşık 5000 tanrı gözükmektedir. Fakat zaman tünelinden geriye doğru gitmeye başladığımızda ilginç bir fenomenle karşılaşırız. M.Ö. 3.binyıla yaklaştığımızda tabletler 750 tanrıdan bahseder. M.Ö. 3.binyılın ortalarına geldiğimizde bu döneme ait,keşfedilen300’ye yakın tablette sadece 5 tanrıdan bahseder. M.Ö. 4.binyıla yaklaştığımızda ise Uruk tarihi kentinde İskoç Arkeolog ve Oxford Üniversitesi profesörü Langdon tarafından keşfedilen, yaklaşık 575 tablet ise sadece 2 tanrıdan bahsetmekte: Gök tanrısı “An” ve ana tanrıça “İnnana”. Bu bulgular üzerinden, başta Langdon olmak üzere, bazı arkeologlar aslında bu kültürlerin tek Tanrılıkla başlayıp, zamanla bu tek Tanrının sıfatlarını ve özelliklerini ilâhlaştırmasıyla çok tanrılı bir sistemin oluştuğunu söylemektedir.
12.Yüzyıl Latincesi
0-Mağaraya girdiğimde Hermes'in ellerinde zaradi yazılı tableti aldım ve içinde şu sözleri keşfettim:
1- Doğru , yalansız ,kesin , çok kesin.
2-Yukarıda olan aşağıdakine benzer , aşağıda olan da yukarıdakine benzer. Tek bir şeyin mucizesini yaratmak için.
3-Ve her şey bir tek şeyin tefekküründen yaratıldığı gibi , her şey de tek bir uyarlanmadan doğmuştur.
4-Babası Güneş , annesi Ay'dır.
5-Rüzgar onu rahminde taşıdı , toprak onu besledi.
6-Dünyadaki tüm harika eserlerin (Telesmi) babasıdır.
6a-Gücü tamdır (İntegra).
7-Eğer toprağa (tersine doğru döndürülürse) dökülürse ,
7a-toprağı ateşten , ince olanı kaba olandan ayıracaktır.
8-Büyük bir kapasiteyle yerden göğe yükselir. Tekrar yeryüzüne iner ve yukarının ve aşağının gücünü geri alır.
9-Böylece dünyanın farklılığının şerefine kavuşacaksınız. Tüm belirsizlik senden kaçacak.
10-Bu , tüm güçlerin en güçlü gücüdür, çünkü tüm ince şeylerin üstesinden gelir ve tüm katı şeylere nüfuz eder.
11a-Dünya böyle yaratıldı.
12-Bundan, süreci bu olan muhteşem uyarlamaları gelir.
13-Bu nedenle bana Hermes deniyor çünkü tüm dünyanın bilgeliğinin üç parçasına sahibim.
14-Ve Galieni Alfachimi'nin kitabından Güneş'in çalışması hakkında söyleyeceklerim tamamlandı.
Latince'den Steele ve Singer , 1928:492
Teknoloji firmaları 2010 ile 2019 yılları arasında toplam 13 milyar cep telefonu sattı. Bugün bunların sadece 3 milyar kadarı kullanımda. Bu da son on yılda on milyar telefonun çöpe atıldığı anlamına geliyor. Buna bir de masaüstü, dizüstü, tablet bilgisayarları eklediğimizde karşımıza lüzumsuz elektronik atığı dağları çıkıyor. Bu da büyük oranda planlı eskitme sebebiyle gerçekleşiyor. Her yıl elden çıkarılan 150 milyon kadar bilgisayar Nijerya gibi ülkelere taşınarak buralardaki açık atık sahalarına yığılıyor, cıva, arsenik gibi çeşitli toksik maddeleri toprağa salıyor.