Hayatımda hep dönüm noktamın 27 yaşım olacağını düşünmüştüm. Özel bir sebebi yoktu. Yıllarca içimde böyle bir his vardı. Ancak şu an fark ediyorum asıl dönüm noktam 30 yaşım oldu. Gerçekten hayatımı ikiye bölecek olsam 30 dan önce ve sonra derim.
Türkiye’deki dönüşüm sadece dışarıdan üflenen bir rüzgarla olmadı; içerideki devasa fay hatlarının, sermaye el değiştirmelerinin, darbelerin ve sosyolojik hanedan savaşlarının bir sonucuydu. Özellikle İttihat ve Terakki’den bu yana ülkenin bürokratik, askeri ve ekonomik omurgasını oluşturan Rumeli/Yunanistan muhaciri seküler elit yapının, gücü ve sermayeyi Karadeniz ve Kafkas kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesi, Türkiye'nin son 30 yılının en büyük dip akıntısıdır.
Küresel Hegemonya Mühendisliği, Sermaye Transferleri ve Yüksek Entropili Türkiye Matrisi (1945 - 2026)
I. Yapısal Hazırlık, Darbeler ve Parametrelerin Belirlenmesi (1945 - 1989)
1945 - 1952 (Çevreleme Stratejisi): İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD, SSCB’yi güneyden kuşatmak adına Müslüman coğrafyayı bir "jeopolitik baraj" olarak konumlandırdı. Türkiye, 1952’de NATO’ya alınarak bu barajın ileri karakolu yapıldı.
1960 ve 1971 Müdahaleleri (Sistemik Reset): İç dinamiklerin küresel takvimin dışına çıkma eğilimleri (Menderes'in son döneminde SSCB ile yakınlaşma arayışı ve 60'ların sonundaki sol toplumsal dalga), askeri müdahalelerle bastırıldı. Ordu, NATO eksenli statükonun koruyucusu olarak sistemi her defasında yeniden formatladı.
1977 - 1980 (Yeşil Kuşak ve Finansal Entegrasyon): Brzezinski’nin "Yeşil Kuşak" projesiyle, sol dalgayı bastıracak dini-muhafazakar bir bariyer inşa edilmeye başlandı. Bu sosyolojik dönüşüm, 24 Ocak 1980 Kararları ile ülkenin küresel finans kapitalizmine eklemlenmesiyle ekonomik tabana oturtuldu.
12 Eylül 1980 (Askeri Format): 24 Ocak kararlarının yaratacağı toplumsal ve sendikal direnç askeri cunta eliyle acımasızca bastırıldı. Paul Henze’nin Washington’a bildirdiği "Bizim çocuklar başardı" teyidi, yerel cuntanın küresel takvimle olan uyumunu belgeler niteliktedir.
Olayları dramatize etmeyi bıraktığımdan beri özgürüm
Gitti mi ? Olabilir
Üzdü mü ? Olabilir
Kırdı mı ? Olabilir
Çünkü bunları yapmasına ben izin verdim.
30 yaşından sonra gelen güncelleme
20li yaşlarımda neredeydin ?
👉 Mü’minlerin öldükten sonra yaşayacakları cennetten değil, bu dünyadaki bir cennetten çıkarıldı!
— Yani Allah’ın Kur’an’da bahsettiği cennetten değil de bu dünyadaki bir cennetten çıkarıldılar öyle mi?
— Evet aynen öyle!
— Neye dayanarak böyle söylüyorsun?
— Kur’an’a dayanarak. Ayetler böyle olduğunu söylüyor!
— Bize de açıkla bakalım öyleyse o ayetleri?
— Elbette:
1️⃣ Allah Adem’i yaratacağı zaman melekleri toplayıp onlara şöyle buyuruyor:
.
اِنّٖى جَاعِلٌ فِى الْاَرْضِ خَلٖيفَةً
.
“Ben YERYÜZÜNDE bir halife yaratacağım!” Bakara 30
Aslında tek başına bu ayet bile Adem ve ondan yaratılan eşinin yeryüzünde yaşatıldığının delilidir. Ayette: “Ben Cennette bir halife yaratacağım” demiyor ki Allah, “YERYÜZÜNDE bir halife yaratacağım” buyuruyor.
Burada bilmemiz gereken tek şey, Cennet kelimesinin “YEŞİLİ VE AĞACI ÇOK OLAN BAHÇE” anlamına geldiğini hatırlamaktır. Yani adem ve eşi bu dünyada yaratıldı ve bu dünyada, içinde her türlü cazip yiyeceklerin içeceklerin bulunduğu bir bahçede, bu dünyadaki bir cennette yaşadı.
2️⃣ Bu dünyadaki bir cennette yaşadılar, çünkü öldükten sonra mü’minlerin gideceği CENNET EBEDÎ’dir. Oradan çıkarılmak söz konusu değildir:
.
وَهُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ
.
“Onlar orada EBEDİ kalacaklardır.”
Bakara 25
.
لَا يَمَسُّهُمْ فٖيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجٖينَ
.