Önce bir aileyi haftada 30 şilinle geçinmeye mahkûm edersiniz, sonra da onlara paralarını nasıl harcayacaklarını söyleyecek kadar yüzsüzleşirsiniz.
Sayfa 115·Kitabı okuyor
3:30
Ve seni bin yıl daha Ayrılıklar içinde sevmek isterdim
Sayfa 105·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2. Dünya Savaşı'nda İstanbul
1939 senesi 1 Eylül’de, radyoda “Almanya, Polonya’ya harp açmış” diye duyuldu. Tabii herkesi bir endişe aldı, beklemeye başladılar. Hitler’e düşman olanlar da İngiliz taraftarı olanlar da vardı. Ama babam Hitler’i doğru adam diye çok tutardı. Çünkü Almanya’yı kalkındırmıştı. Almanya Polonya’da ilerledi, sonra Rusya’ya harp ilan etti, Karadeniz’in şimalini geçti, Kafkaslara kadar geldi ve kış bastırdı. 1942’de çok şiddetli kış geçti. Hatta İstanbul halkı; “Rusya Almanya’yı mağlup etmedi, ‘Mareşal Kış’ mağlup etti” diye söyledi. İşte o zaman hükümet tedbir olarak köylünün buğdayını almak istedi. Bunun için de Toprak Ofisi kuruldu. İstanbul’a az buğday geldi, ekmek karneye bağlandı. Bir günlük pul yarım ekmekti. Daha sonra dörtte bir ekmeğe bile indi. Bir ara ekmekler küçüldü, dörtte bir ekmek 150 grama geldi. Çörek, simit, un birden karaborsaya düştü, leblebi bile bulamazdık. Temel ihtiyaç maddelerinin karneye bağlandığı günler, uygulama nasıl oluyordu? Muhtara karneler gelir, nüfus kağıdına göre ekmek karnesi verilir. Sonra da tekrar almasın diye damga basılırdı. Karneler aylık olur, her ay yenilenirdi. Karnede 30 tane pul vardır, her gün bir tanesi koparılırdı. Kahve dışarıdan gelirdi, ticaret de bozulduğu için fındık kabuğunu kavurur, sonra çeker, kahve diye içerlerdi. Şeker de karneye bağlandı. Basma bile yoktu. Bir keresinde beş metre Amerikan bezi almam gerekti. Her şey pahalı, annem de dükkanlara alışverişe gitmez; zaten evin işini bırakıp ne zaman gidecek? Ben mektep olmadığı zamanlarda yeni açılan Memurlar Kooperatifi’nden bez almaya gitmiştim. Sabahleyin erkenden Aksaray’a gidip Kooperatif’in başında sıraya girdiğimi bilirim. Başka zamanlarda da un, şeker, gaz almak için kuyruğa girerdim. Bir de Fındıklı’da açılmıştı. İşte bu durum 1942’lerde başlayıp üç sene
Sayfa 130 - Timaş
Namazım,ibadetim, hayatım, ölümüm; âlemlerin Rabbi Allah içindir. (Furkan/30)
Mustafa Kemal'den corinne'e ilk mektup..
21 kasım 1913, Sofya Sevgili Corinne, Çarşamba akşamı İstanbul'dan, kollarında geçirdiğim günün tatlı anısıyla İstanbul'dan ayrıldım. Beni senden uzaklaştıran tren zannettiğim gibi 16.30'da değil, 15.20'de hareket etti. Trenin kalkış saatini soran bütün arkadaşlarım da benim gibi yanıldılar. Hareket saatinde yanımda kimse yoktu, kimseyi göremeden ve hiçbir arkadaşıma veda edemeden ayrıldım. Yol arkadaşım, Almancadan başka bir dil bilmeyen bir Alman'dı. Sizinle yaptığımız çalışmalara güvenerek bu beyle bir diyaloğa girme cesaretini gösterdim. Bir taraftan lisanımın zayıflığı, diğer taraftan senden ayrılmakla duyduğum hüzün, konuşmayı devam ettirmeme mâni oldu. İstasyondan aldığım gazeteleri okur gibi yaparak birlikte geçirdiğimiz güzel anları rüya gibi yaşadım; parkta yaptığımız gezintiyi, Sceting Palace'taki buluşmalarımıza, Edith'in korkularını, kısaca yalnız sizi düşünđüm. Ruhumda sırf size ait güzel hatıralar var. Akşamın yedisi olmuş, restoranın garsonu beni yemeğe çağırdı. Saat 10'da yatağıma yatmıştım bile. Uyumak için değil, Alman yol arkadaşımdan kurtulmak ve rahat rahat seni düşünmek için. Sınırı ne zaman geçtiğimizi bilmiyorum, çünkü ortalık henüz zifiri karanlıktı. Tren öğleden sonra saat 2'de Sofya'ya vardı, bir araba tutarak elçiliğe gittim. Şu anda Hotel Bulgarie'deyim, fakat bu otelden memnun değilim, yarın değiştirmeyi düşünüyorum. Bana göre mobilyalı bir ev bulmak çok zor, bulana kadar otelde kalmaya mecburum. Elçilikte bir büro düzenledim. Orada misafir kabul edebileceğim. Nazik mektubunuzu, yazdığım bu satırların sonuna gelirken aldım. Cevdet Bey
Sayfa 36·Kitabı okudu
Toprağı Bol Olsun
Nerelerdeydiniz?? 30 sene evvel bana '3 ay ömrünüz kaldı' diyen doktorun cenaze merasimindeydim.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Alıntı