142 sayfalık kitap beni bu kadar etkileyemezdi!
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:56
Stepford Kadınları "Bobie,sen artık eski Bobbie değilsin! Anlamıyor musun bunu? Sen de ötekiler gibi oldun!" Kitabın konusu kısaca şu Stepford Kasabası'nda kadınlar bir robot gibi sürekli ev işi yapıyor. Asla dışarıya çıkmıyor ve hobileri yok. Hayatları kocalarının cinsel arzuları,çocukları,ev işleri ve bakımlı olmaktan ibaret. Ana karakter Johanna Eberhart Walter ile evli ve iki çocuğu olan bir kadın. Sıradan bir anne değil çünkü kadın haklarına duyarlı bir birey. Stepford'a taşınan Johanna ve Walter bu arkeik kasabayı değiştireceklerini söylüyor ardından neler yaşadıklarını okuyoruz. Spoiler!!! Walter en başından bütün olayı biliyordu bence. Bilerek Stepford Kasabası'nı seçti. Kitabın içerisinde yer yer umursamaz davranışları ve olaylara şaşırmayışı ile bize bu düşünceyi benimsetmeli. Johanna'nın dediklerine karşı en ufak onay cümlesi bulunmuyor. Hani sen bu kasabayı değiştirecektin? Tek istediği Johanna'nın kendi hakkını savunmayı unutmasını sağlayabilmekti. Keşke daha ilk başından terk edebilseydin Johanna. Ike Mazzard'ın kadınları sürekli belirli bir olağanüstü güzellik standartında çizmesi de günlük yaşantımızda bulunan bir unsur. Özellikle medyada bu çok fazla bulunuyor. Okudukça sinirlerim tavan yaptı. Özellikle Ed... Hayvan mısın sen? Cinsel arzularına eşini oyuncak yapamazsın! Hayvanlar bile bu kadar ilkel dürtü ile hareket etmiyor. Kasabaya neden geldiğin belli. Walter'lara karşı dikkatli olun !! Bu kasaba fikri ve erkekler kulübü faaliyeti beni aşırı korkuttu. -Aslında "sıradan" kabul edilen hayatlarda hüküm süren davranışlarla doluydu.- Hobileriniz yok yahu! Lütfen buradaki gibi davranan gerçek hayattaki değişme potansiyeli taşıyan hanımlara yardım edelim. Ne oluyorsa mantıklı düşünebilen kadınlara oluyor. Eminim bu kasabaya taşınıp ardından buradaki
Kadın Hakları
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,693 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 08:18
Herkese merhaba! Kitapta ezberlerimizi bozacak birçok bilgi var. Ben keyifle okudum. Özellikle oruç kısmı beni çok etkiledi. Doğal olmayan her şey sağlığa zararlıdır. Keyifli okumalar dilerim.... Okunmalı... 30 Günde 10 Yıl Yavuz Yörükoğlu
1000Kitap
30 Günde 10 YılYavuz Yörükoğlu · Hayy Kitap · 20221,558 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Filmlerden Daha Güzel
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Selam! Bu tatlış bi romantik komedi incelemesi. Öncelikle söylemeliyim ki "filmlerden daha güzel" kesinlikle bi gençlik kurgusu. İçinde sakıncalı diyebileceğim hiç bir şey yoktu öyle söyleyeyim ki argo kelime bile yok. Yaşınız küçükse de ortaokul vs rahatlıkla okuyabilirsiniz. Yaşınız küçük değilse belki sizi sıkabilir ya da çoluk çocuk aşkı okuyomuş gibi hissedebilirsiniz ama kötü anlamda değil çok tatlı ve masum bi aşktan bahsediyoruz. Fakat ben genelde yetişkinlerin hatta tercihen 30 yaşlarında yetişkinlerin aşklarını ve hayatlarını okumayı daha çok seviyorum. Ona rağmen gerçekten çok tatlıydı. Ana karakterimiz 5. sınıfta annesini kaybetmiş ve bu konudaki taze acısı, lisenin son yılında önemli olaylar okurken ve tüm arkadaşları ebeveynleri ile çevriliyken annesinin yanında olmamasının onda yarattığı ekstra boşluk, üvey annesi ile kafası karışık ilişkisi vs bana gerçekten geçti. Kalbimi kırdı. Annesinin yasını tutuş şekli bence güzel işlenmişti, onun gibi "tuhaf" giyinmesi, onun sevdiği filmleri izlemesi vs bir nevi onu yaşatma çabası aslında, yanında hissetme çabası... Romantik ilişki açısından ise enemies to lovers ve fake dating karışık bişeyler oluyor. Genel olarak Wes Bennet gerçekten çok tatlı bi ana erkek karakter. İlişkileri de çok tatlı idi. Tek sevmediğim kısım en sonda olan saçma sapan olay. Baloya davet kısmı. Romantik komedilerde her zaman böyle şeyler olmasından nefret ediyorum tam oldular sonunda diyorsunuz ve bam saçma bi yanlış anlaşılma ve iletişimsizlik sonucu her şey mahvoluyor. Kavuşmanın sadece son 5 sayfa olması fikrini kim buldu bilmiyorum ama ben gerçekten hoşlanmıyorum. Demek ki birileri seviyor :/ Ne olur biraz da mutlu ilişkilerini okusak... (öyle bi kitap biliyorsanız pls önerin) Neyse dediğim gibi böyle şeyler olunca kitabı kapatıp
Filmlerden Daha GüzelLynn Painter · Artemis Yayınları · 20251,930 okunma
5/10
·86 syf.··
2026 7. kitabı
Dili aşırı ağır olmasından ötürü zor bir okuma süreci oldu benim için bazı yerleri anlamayıp tekrar tekrar okudum. Bazen de yayınevinden dolayı mı çevirisinden mi anlamadığım cümleler oldu. Tamamen fikir odaklı kitapları okumayı severim ama bu kadar kısa olmasına rağmen okurken zorlandım diyebilirim. "Kimse kimseye aslında ne olduğunu,ne hissettiğini de sormamaktadır.Şu var olan haliyle kitleler ,hiçbir şeyi temsil etmemektedir." Diyor ve çok güzel de açıklıyor bazı fikirleri o kadar güzel anlatmış ve bir dayanak noktası buluyor ki hak vermemek elde değil. Yazar kitapta modern toplumun artık konuşmadığını, sadece izlediğini söylüyor.Ona göre bu sessizlik bir yenilgi değil bir direniş biçimidir. Çünkü yığınlar, hiçbir tepki vermeyerek sistemi çözümsüz bırakır. Konuşmazlar tepki vermezler ama her şeyi emerler. Belki de çağımızın en büyük gücü tam da bu sessizlikte saklıdır . Eser toplumsalın yok olmasını yerinin kitleye bırakılmasını analtıyor.Anlatırken eleştiriyor, eleştirirken sorgulatıyor. Bu arada 30 yaş üstüne öneriyorum. 1960'lı yılların Fransasını o dönemin fikir akımlarını yaşam tarzını düşünce yapısını anlatan sosyoloji kitabı diyebilrim. Kısa ama içeriği yoğun bir eser almadan önce biraz araştırmanızı öneririm. Keyifli okumalar dilerim.
Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın SonuJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2019725 okunma
Mizan Şiiri (Serenay Özkan)
7/10
·250 syf.··
2026 190. kitabı
Daima Edebiyat Dergisi'nin 30. sayısında "Mizan" adlı şiirim sizlerle beraber! Mizan Güneş intikamını aldı gölgeler saraydan, Zaman; dikiş tutmaz yırtık bir gömlek sırtımda. ​Serenay Özkan Serenay Özkan
Edebiyat
Daima Edebiyat Dergisi:30. SayıMuhammet Erdevir · 02 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:17
Simyacı, belki de hayatımda okuduğum en popüler kitaplardan biriydi, öyle ki öğrencilerim ve arkadaşlarımdan hiçbir başka kitapta olmadığı kadar dikkat çekti. Bu yüzden incelemede yazacağım hiçbir şeyin yeni olmayacağını tahmin edebiliyorum. Kendi görüşlerimi yazmadan önce de inceleme okumayı pek sevmem, o yüzden bu yazı size hiçbir şey katmadıysa peşinen özür dilerim. (Eser miktarda spoiler içerebilir.) Kitabımız bir çobanın hikayesini anlatıyor, gördüğü bir düşün peşine düşen bir çobanın hikayesini. Birinci sayfasından sonuncu sayfasına kadar ezoterik öğelerle dolu, ruhsal, evrensel, tanrısal bir güç ve kader anlayışına sahip bir anlatısı var. İşaretler, semboller, rüyalar, ruh, evrenin dili, sıkça geçen semboller. Felsefi olarak evrenin tanrı yaratımı bir özü olduğuna ve insanın yalnızca bu özden gelen sese kulak vererek ve diğer her şeye kulak kapatarak ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Öyle ki tarihte yaşamış gerçek simyacıların yaptığı gibi bilimsel bir metodoloji izleyen İngiliz simyacı, akıcılığını bir kenara koymadan "doğru yola" girmiş olmuyor ve çöl simyacısıyla karşılaşmak şerefine nail olamıyor. Kişisel menkıbesinin peşinden koşan çobanımız, kaderin daima bir planı olduğunu, kalbini dinlemenin onu doğru yola götüreceğini, evrendeki tüm yaratılmış şeylerin bir ruhunun olduğunu ve nihayet aşkın evrenin özüne ulaşacak bir anahtar olduğunu sırasıyla öğrenmiş oluyor ve tüm bu sürecin bilgeliğiyle artık bir çoban değil simyanın sırlarına ermiş bir kişi olmuş oluyor. Nihayetinde kitapta bir yerde de bahsedildiği gibi son mesaj en büyük hazine kişinin gözünün önünde ama ancak bakmayı bilen kişi bunun farkında olabiliyor. Kişisel olarak kitabın rahat okunuşu ve sade dili ile okunmayı kolaylaştırdığını ve hikayesiyle keyif verdiğini söyleyebilirim, okurken hiç
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma