Kur'andan önceki şiirler Kur'an'a benziyor
Bana göre Kur’an’ın oluşumuna katkı sunan, başka bir deyişle Hz. Muhammed’in en çok yararlandığı alan, o günkü şairlerin şiirleridir. Nedense bu hep gözden kaçmıştır. Aslında o günkü şiirlerle Kur’an karşılaştırılırsa çarpıcı bir sonuç ortaya çıkar. Özellikle Ümeyye b. Ebi Salt ve Kuss b. Saide el-İyadi’nin şiirleri içerik itibariyle Kur’an’a çok yakındır. Burada şu rahatlıkla söylenebilir: Peygamberin önemli bir kaynağı, İslam öncesi şiirlerdir.Burada İmr-ül Kays’ın somut bir şiirinden altı mısrayı Kur’an’la karşılaştıralım. Önce şiirin tercümesini verelim, sonra Kur’an ayetleriyle karşılaştırmasını yapalım. Şunu da belirtelim ki bu şair Hz. Muhammed’den yaklaşık 30 yıl önce vefat etmiştir. Kendisi 540’ta vefat etmiş, Muhammed ise 571’de dünyaya gelmiştir. Bunu niye yazdım? Eğer Muhammed zamanında veya daha sonra yaşamış olsaydı, Müslümanlar diyebilirlerdi ki kendisi Muhammed’den kopya almış. Dolayısıyla böyle bir şey de mümkün değildir; bunu da hatırlatmış olalım. İmr-ül Kays’ın şiiri şöyle: * Kişi yazın ortasında kış ister, öyle ki kış geldiğinde bu sefer ikrah eder. * O tek tip (monoton) hayata razı değildir, kahrolası insan, ne kadar da nankördür! * Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı. Bu, bir ceylanın kalbimi alıp sonra beni terk etmesinden oldu. * Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak dışarı çıkardığı zaman... * İnsanlar çarçabuk hazırlanır ki, hesap günü kendi hesabınıversin. * O gün adil bir padişah hesap görecek; sonuçta ya kişinin aleyhine, ya da lehine olacak. İnsan kuş bakışı şiire bakınca, şiirle Kur’an mantalitesinin benzer olduğunu görüyor, detay kısmında da Kur’an’la örtüşen cümleler var. Mesela; “Kahrolası insan, ne kadar da nankördür” cümlesi harfiyen Abese suresi 17. ayette; “Kıyamet yaklaştı, ay yarldı” cümlesi, olduğu gibi Kamer
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bayram. Üçüncü gün. 17.10.2013'te bu yazıyı kaleme alıyorum. Medyada çıkan haberlere göre, Kurban Bayramı'nın ikinci günü itibariyle yollarda 30 kişi öldü 87 kişi yaralandı. 2006'da "Kuş gribi"nde Türkiye'de 4 kişi ölmüştü, talan edilmedik kümes kalmamıştı. Ardından kene afeti geldi. 2006'daki kanatlı evcillere yönelik kıyım sonrasında 2007-2008'de kene vakıalarında artış oldu ve toplam 170 kişi kene nedeniyle vefat etti. Kuş Gribi ile kene vakıalarını birbirine bağlayan yorumlar yapıldı. Kim bilir? Beni trafik kazaları ilgilendiriyor. O arabalarda ben, sen, o olabilir. 2011 yılı istatistiklerine göre yılda 4000 kişinin ölümüne neden olan bir trafik sorunumuz var. Modernleşme süreci nedeniyle lastik tekerlekli ulaşım fetişizmi bir türlü eleştirilememektedir. Bu konuda devletin bir tavır koyması gerekli değil mi? Kuş gribi sonrası ev kümesçiliği; tavuk ve yumurta çiftlikleri kazansın diye tarumar edilmiştir. Arada şöyle sayıklıyorum: yaşasın kapitalizm! Bize kolay hayatlar sunuyor.
Sayfa 239 - MGV Yayınları·Kitabı okuyor
26 - Düşüşü ve ölümü
Eisehower ikinci basın toplantısının sonucunu öğrenince, Patton'ın ya yaptığı hataların farkına varmadığını, ya da artık gözden düşmek istediğini düşündü. Dört gün sonra Patton, Eisenhowerın Frankfurt'ta bulunan IG Farben binasındaki karar-gahına çağrıldı. Kalabalık bir gazeteci topluluğu merakla dışarıda beklerken, Patton tam 2 saat Başkomutan'ın odasında kaldı. Dışarı çıktığında rengi sapsarıydı ve hırsından titriyordu. Eisenhower sonunda Patton'ı, çok sevdiği Üçüncü Ordu Komutanlığı'ndan almıştı! Bundan sonra Patton, "Kağıt Ordusu" olarak tanımlanan ve Patton'ın da büyük rol aldığı Avrupa harekatının ayrıntılı tarihini yazmakla görevli Onbeşinci Ordu Komutanı olarak iki ay daha yaşa-yacaktı. Kasım ayıyla, birlikte Patton' ın altmışıncı yaşgünü de geldi. O gün anılarında şunları yazdı: "Hakkımı almak için son fırsatı da kaçırmış oldugumu düşünmek beni çok üzdü." Patton bundan sonra vaktini, ordusunun önceki yıl özgürlüğe kavuşturduğu Fransa, Belçika ve Lüksemburg'da birçok kenti ziyaretle ve meraklı olduğu av partileriyle geçirmeye başladı. Gittiği her yerde daima sevgi gösterileriyle karşılandı. 9 Aralık 1945 tarihinde soğuk bir kış sabahı Patton, sadık yaveri General Gay'la birlikte, 38 no.lu karayolunda Mannheim'a doğru arabasıyla gidiyordu. Amaçları, Speyer kenti yakınlarındaki koruda kuş avlamaktı. Şoförleri Horace Woodring adında genç bir askerdi. Kentin kuzey kesimindeki demiryolları kavşağını geçtikleri sırada saat tam 11.30'du ve her zaman olduğu gibi konuşmalara Patton hakimdi. Bir yıl önce savaşa katılmış olan General Patton: - "Savaş ne kadar korkunç. Şu sahipsiz araçlara bakın," dedikten sonra, başını yolun öteki tarafına çevirerek ekledi: - "Ve hele şu hurda yığınlara bak!." 23 yaşındaki şoför, elinde olmayarak başını çevirip generalin işaret ettiği
Sayfa 126·Kitabı okudu
Alıntı
O dönemde Kiki oldukça popülerdir. Medyada hakkında bir sürü haber çıkıyor, kitaplar yazılıyordu. Kiki'nin dış görünüşünü Vanga şöyle tarif ediyor: kabuğuyla birlikte bir civciv! Kuş kafasına ve insan gözüne sahipmiş, 30 yaşlarında, zayıf ve 150-170 cm boyundaymış. Asıl ismi İzün olan dünya dışı varlık, oğlak takımadasindanmış.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Yerden Göğe Doğa Takvimi 3-4 Ocak — Quadrantid Meteor Yağmuru 10 Ocak — Zemheri Fırtınası 14 Ocak — Karakoncolos Fırtınası 28 Ocak — Ayandon / Kışın Şiddeti Fırtınası 1 Şubat — Hamsin Fırtınası (3 gün) 20 Şubat — I. cemre havaya 27 Şubat — II. cemre suya 3 Mart — Leyleklerin dönüşü 5 Mart — Ağaçlara su yürümesi 6 Mart — III. cemre toprağa 8 Mart — Bağ budama zamanı 9 Mart — Kalem aşısı zamanı 10 Mart — Asmalara su yürümesi 11 Mart — Kocakarı soğukları başlangıcı 12 Mart — Hüsnü Fırtınası (tabiata ılımlı rüzgârlar eser) 15 Mart — Kocakarı soğuklarının sonu 21 Mart — İlkbahar ekinoksu 22 Mart — Mart dokuzu / Dokuzun dokuzu 24 Mart — Koz kavuran fırtınası 26 Mart — Çaylak fırtınası 28 Mart — Çaylak kuşlarının gelişi 31 Mart — Mart dokuzunun sonu (bundan sonraki soğuklar yazdan bilinecek) 3 Nisan — Bülbüllerin ötmesi 8 Nisan — Kırlangıç fırtınası (karşılama) 11 Nisan — Leylek fırtınası 17 Nisan — Kuğu fırtınası 18 Nisan — April beşi (Camız kıran) 21 Nisan — Sitte-i Sevir fırtınası
Sayfa 87 - Yapı Kredi Yayınları