Hep senin yanında olmaya çalıştım. Olabildim mi, olabiliyor muyum bilmiyorum. Faydam mı dokunuyor sana, yoksa farkında olmadan yük mü oluyorum onu da bilmiyorum. Yaralarına merhem mi oluyorum, yarana tuz mu basıyorum onu da bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var; Sana kıyamıyorum. Sen üzüldüğünde, üzgün olduğunu öğrendiğimde içimden başka biri çıkıyor. Dünyaya karşı sert duran adam gidiyor, yerine çaresiz bir adam kalıyor. bu zamana kadar dimdik durmuş adamın yerine kolu, kanadı kırılmış çaresiz bir adam. Gözünden bir damla yaşın aktığını düşünmek bile içimi parçalıyor. En çok da susmak yoruyor artık beni. Yazdığın yazının altına biri yorum yapmış. Seni tanımaz, adını bile bilmez. hayatında bir kez bile görmedi seni. Bizde kendisini tanımayız. Ama yazdıklarını okuyup içi yanmış, üzülmüş, dua etmiş. Bir de beni düşün. Senin için canını ortaya koyabilecek adamı… Üzüldüğünü bilen ama konuşamayan adamı… Yaşadıklarını bilen ama susmak zorunda kalan adamı… bunun altında eziliyorum, un ufak oluyorum. Senin üzüntüne üzülüp kendi acılarımı içime gömüyorum. Bildiğim şeyleri bilmiyormuş gibi yapmak zorunda kalıyorum. Konuşmak isterken susuyorum. Haykırmak isterken susuyorum. Sarılıp bütün yükünü almak isterken susuyorum. Öfke yorar, öfke çok şey yapar diye sıralamışın ya.
ithaki scifi reading challenge ☆112/26
DuneKıyamete Bir Milyar YılMaymunlar GezegeniCesur Yeni Dünya 5) Çocukluğun Sonu 6) Dr.Moreau'nun Adası •Dune Mesihi 8) Işık Tanrısı 9) Yıkım'a Giden Adam •Yıldız Gemisi Askerleri 11) Sürgün Gezegeni 12) Pazartesi Cumartesiden Başlar 13) Arcturus'a Yolculuk 14) Zaman Makinesi 15) 2001: Bir Uzay Destanı •Dune Çocukları 17) Ben, Robot 18) Kaplan! Kaplan! 19) Bitmeyen Savaş •Ay Zalim Bir SevgilidirSu Adamı 22) Görünmez Adam 23) Tanrı Olmak Zor İş •Frankenstein 25) Anlatış •Dune Tanrı İmparatoru 27) Resimli Adam 28) Yenilmez •Dünyalar Savaşı 30) Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
24. SENFONİ
Farkındaydı geçen yıllarının ne kadar telaşlı stresli ve yorgun geçmesinden lakin bütün zorluklara rağmen üstesinden gelmesi gerekiyordu, son kalan ömrünün hastane köşelerinde umutsuz bekleyişler içinde geçirerek... Eskiden ne kadar da kendinden ödün vermişti, kendini yok sayıp başkalarına değer biçerek, şimdilerde ağacın dalına yaslanan yaralı bir kuş gibiydi önünden geçip kimsenin umursamadığı çorak bir araziye dönüşen... Sonunda kendi dünyasında acılar içinde boğuşup bir başına kendini teselli etmek zorunda bırakılan ve daha önce medeniyetlere tanıklık etmiş koca bir tarihin kalıntıları gibi izi silinip bir hiç olarak anılan... Nisan, 04.30
Düşünce
Cennet
"İyi iş ve güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık ve bir de ziyâde (Allah'ı görmek) vardır." (Yunus Suresi 26. Ayet) Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: ✔ (Sehl b. Sad) “Ey Allah’ın Resulü! Cennet’in yapısı nedir?” deyince Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: “Yapısı altın ve gümüş tuğladan, harcı miskten, çakılları inci ve yakuttan, toprağı zaferandan. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet görmez, ebediyet kazanır, ölümle karşılaşmaz, elbisesi eskimez, gençliği kaybolmaz.” (Tirmizi, Cennet, 2, Hadis No: 2528) ✔ Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: "Salih kullarım için ben, Cennet'te hiç bir gözün görmediği hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insan gönlünün hatırlamadığı bir takım nimetler hazırladım. / Siz gerçekten tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi gözle (açıkça) göreceksiniz. Onu görmekte haksızlığa uğramayacak, izdihama düşmeyeceksiniz. / Cennetlikler cennete girdiği zaman Allah (cc) şöyle buyuracak: 'Size daha da vermemi istediğiniz bir şey var mı?' Cennetlikler de şöyle derler: 'Yüzlerimizi ak çıkarmadın mı, bizi cennete koymadın mı, bizi cehennemden kurtarmadın mı? (o yeter).' Cenâb-ı Hak perdeyi kaldırır, cennetliklere artık Rablerine bakmaktan daha sevimli gelecek hiç bir şey verilmiş olmaz. (Et-Tâc, el-Câmiu li'l-Usül, fî ahâdisi'r-Rasul, V, 402 / Buhârî, Mevâkıt 16, 26 / Müslim'in rivayeti, et-Tâc, V, 423;Tirmizi 2676-Yunus 26 Tefsiri) Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: ✔ Sizden birinizin yayı kadar veya kamçısı kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Cennet ehlinden bir kadın, arz ehline görünecek olsa, dünya ve içindekileri aydınlatır, arzla sema arasını güzel koku ile doldururdu, onun başörtüsü dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. ✔ Cennette olan şeyden bir tırnağın azalttığı miktar, semavat ve dünya arasında dört ciheti de tezyin etmiş
Edebiyat
EN İYİ 33 DÜNYA ATASÖZÜ.. 1- İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya 2- Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Tibet 3- Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın, evlendikten sonra yarıyarıya kapayın. Portekiz 4- Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret edin. Arabistan 5- Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. Çin 6- Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur, iki kez aldatırsa suç sizindir. Romanya 7- Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Brezilya 8- Bir ülkede küçük insanların gölgeleri uzuyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir. Çin 9- Birine bir balık versen doyar bir defa; balık tutmayı öğret doysun ömür boyunca… Çin 10- Bir zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. İngiltere 11- Bir yıllık refah istiyorsan tahıl yetiştir, on yıllık refah istiyorsan ağaç yetiştir, yüz yıllık refah istiyorsan insan yetiştir. 12- İnsan bir kapıdan içeri girmeden, çıkışı da var mı diye düşünmeli. Rusya 13- Toklukta Horasan’ın köpekleri de şükreder, önemli olan açlıkta şükredebilmektir. Arabistan 14- Karşı kıyı için savaşmayan, kendi kıyısında da olur. Çeçenistan 15- Dünya bize babalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Japonya 16- Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir. Çin 17- Yürüyen üç aptal, oturan üç bilgeden daha çok yol alır. Çin 18- Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur. İtalya 19- Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları… Afrika 20- Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma. İran 21- Parmak ayı gösterdiği zaman parmağa değil, aya bakmak lazımdır. Maya 22- Önemli olan
Çocuk, Derviş ve Sarı Kuş
Çocuk bir gün erkenden kalktı.. Evlerinin aşağısında bulunan o devasa dut ağacına doğru yürümeye koyuldu.. Canı dut çekmişti bu yüzden adımlarını hızlı hızlı atıyordu.. Ağaca yaklaştığında gölgede uyuklayan bir adam gördü.. Kıyafetlerinden anladığı kadarıyla köy köy gezen dervişlerden biri olmalıydı.. Onu uyandırmadan usulca ağaca çıkıp dutları yemeye koyuldu. Derken ağaçta ötmekte olan sarı tüylü bir kuşu fark etti.. Kuşun tüyleri ötüşü büyüleyiciydi.. Kuşu ürkütmemek ve adamı uyandırmamak için olabildiğince sessiz ve yavaş toplamaya başladı dutları.. Derken avucundan bir dut yere düştü.. Yere düşen dut dervişi uyandırmış olmalıydı.. Derviş aşağıdan seslendi aman dikkat et ayağın kaymasın.. Çocuk kuşun uçup kaçmadığını görünce sesli cevap verdi ben hep çıkıyorum bu ağaca.. Tam o anda kuş sesten ürküp kaçtı. Çocuk buna üzülmüştü. Bu kuş daha önce gördüğü kuşlardan farklı sarı renkli tüyleriyle sıradışı bir kuştu.. Canı sıkıldı ağaçtan ineyim en iyisi diye düşünüp indi. Zaten dut da yemişti yeteri kadar. Kuşumu kaçırdım ama senin yüzünden değil kendi yüzümden dedi. Derviş gülümsedi.. Çocuk aşağı inince dervişin yüzündeki derin çizgileri fark etti. Kaç yaşındaydı acaba dedemden bile yaşlı diye düşündü. Çok güzel kuştu keşke uçmasaydı dedi dervişe.. Derviş gülümsedi ve gençlik de böyle işte göz kırpar sana, rengarenk görünür ama hiç beklemediğin bir anda uçar gider. Peşinden koşsan da yakalayamazsın çünkü o uçar sense yürür durursun.. Çocuk şaşırdı nasıl yani sen önceden çocuk muydun? Derviş gülümsedi; ben hala çocuğum.. O zaman hadi saklanbaç oynayalım dedi çocuk.. Üstelik ebe ben olacağım.. Çocuk saymaya başladı.. 1 2 3 ve 6 7 8 derken 28 29 30 önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebe deyip gözlerini açtı.. Derviş çok gizli bir yere saklanmış olmalıydı çünkü