10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:55
Sonunda, uzun zaman sonra çok satanları anladığım bir kitabı daha bitirmiş bulunuyorum. Ben aşk romanı kadınıyım kardeşim, siz seversiniz sevmezsiniz beni hiç ilgilendirmez. Biz genç yetişkin romanları savunacağız… İNANILMAZ beğendim. Neden filme uyarlandığını da anlayarak tekrar mutlu oldum. Adam ve Olive arasında geçen bütün dinamikleri bayılarak okudum. Hiçbir pürüz göremedim. Aksine benim “ya bu kesin şöyle olacak ve kestirip atılacak” dediğim yerlere gelince olay bağlantılarını ve sonuçlarını zihnimdekinden güzel yazdığı için yazara teşekkürlerimi sunuyorum. Adam… yani benim bir aşk romanında bayıldığım bir erkek karakter türüdür kendisi. Cümlelerini dikkatle okuyup, bayıldım. Olive ise bence çok güzel bir biliminsanı. Birkaç yerde tökezlemesini de bu aşkın tuzu biberi olarak yorumladım ve hatalarına sinirlenemedim bile. Okurken çığlık atıp “işte bu bee” diye sevinçten nabzımın hızlandığı yerler oldu. Bu genelde aşk ve gerilim romanlarında hissettiğim bir duygudur ama bu kitabı en başından gerçekten nabzım yüksek, duygularım yoğun ve aklım kalarak okudum. Bittiğine üzüldüğüm, aklımda kalacak olan ve tabiki beyaz perde uyarlamasını sabırsızlıkla beklediğim bir eser olacak. Ali ablam… Bizi bitirdin be ablam… Neler yazıyorsun sen öyle. Seninle tanıştığıma çok memnunum. Sayende BÜTÜN KİTAPLARINI ALMAYA YEMİN ETTİĞİM yeni bir yazar daha oldu. Saygılarımla… Not: (spoiler içerir) En sevdiğim sahne kesinlikle Tom ile Adam’ın yüzleşme kısmıydı. Adam’ın içinden yeni bir karakter çıktı. Kısa ama çok etkileyici bir sahneydi. Adam’ın bu yanını sonuna kadar erkek karakterlerde (ve erkeklerde) savunacağız. Meraklısına: 342-343 syf. Aşk Hipotezi Ali Hazelwood
Aşk HipoteziAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20224,947 okunma
çoluk çocuk hakkında düşüncelerim
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 19:57
Çoluk Çocuk benim için sadece bir anı kitabı değildi; gençliğin, dostluğun, sanatın ve kaybetmenin ne kadar iç içe geçebildiğini gösteren çok özel bir deneyimdi. Özellikle Patti Smith’in olayları anlatışındaki samimiyet beni kitaba daha da bağladı. Sanki bir sanatçının hayatını okumaktan çok, eski bir arkadaşın anılarını dinliyormuşum gibi hissettim. New York’un bohem atmosferi, sanat uğruna verilen mücadeleler ve küçük ama unutulmaz detaylar kitabın en etkileyici yanlarından biriydi.En çok etkilendiğim şeylerden biri de Patti Smith’in hayata ve insanlara bakış açısıydı. Özellikle sevgiyi, dostluğu ve üretmeyi anlatırken kullandığı dil çok sade ama bir o kadar da güçlüydü. Kitap boyunca hem hüzün hem umut hissediliyor ve bu da anlatılanları daha gerçek kılıyor.Ve bir insanın sıfırdan başlayıp bu kadar güçlü ve azimli olması da beni en çok etkileyen şeylerden biriydi. Maddi zorluklara, belirsizliklere ve hayatın tüm karmaşasına rağmen sanatından ve hayallerinden vazgeçmemesi gerçekten ilham vericiydi. Özellikle genç yaşlarında yaşadığı mücadeleleri okurken, başarıya ulaşan insanların her zaman mükemmel şartlara sahip olmadığını görmek kitabı daha da gerçek hissettirdi. Patti Smith’in pes etmeyen tavrı ve özgürlüğüne olan bağlılığı, onu sadece iyi bir sanatçı değil aynı zamanda çok güçlü bir insan yapıyor. Bu yüzden kitabı okurken yalnızca anılarını değil, aynı zamanda cesareti ve kendine inanmayı da okumuş gibi hissettim. Bitirdiğimde sadece Patti Smith’i değil, onun dünyasını da biraz tanımış gibi hissettim. Bu yüzden uzun süre unutamayacağım ve benim için en özel otobiyografik kitaplardan biri olarak kalacak. Patti Smith Çoluk Çocuk @rhaenrya sevgiler xox
Duygu ve Düşünce
Çoluk ÇocukPatti Smith · Domingo Yayınevi · 20152,442 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 09:35
Spoiler! Taze öfkemle yazıyorum 343.sayfaya yani reikonun “naokonun durumu iyiye gidiyor, her şey yolunda”mektubundan sonra sayfayı çevirince kitabın boka sardığını anladım. Çünkü sonra ki sayfanın ilk cümlesi “Naoko’nun ölümünden sonra” bu kadar hızlı bir geçiş beklemiyordum gerçekten. Bundan sonra okuduklarım da cabası… Vatanabe karakterini kendi kafamda bu şekilde oturtmamıştım. Büyük hayal kırıklığı resmen. Tüm hikaye boyunca nagasawa’yı yerdiler ama ben vatanabeden daha karakterli olduğunu düşünüyorum.
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Beğeni ve hayal kırıklığı ( Spolier içerebilir)
Puan vermedi·704 syf.··
2026 4. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 19:02
İncelememde kurguya ve beni kurguda en çok etkileyen kısımlara değineceğim. Ayrıca okurken hevesimi kıran ve beni son derece üzen bir konuya daha değineceğim. Kitabın baş karakteri Raskolnikov, genç ve akıllı bir üniversite öğrencisiyken maddi imkanlarının yetersizliği nedeniyle üniversiteye devam edememiş ve yarıda bırakmıştır. Üstü başı pespaye, son derece kılıksız bir gençtir ve daracık pis bir odada kalmaktadır. Maddi sorunları olsa ve paraya ihtiyaç duysa da para düşkünü değildir Raskolnikov, ihtiyaç duyduğu parayı düşünmeden başka ihtiyaç sahiplerine verebilecek birisidir. Kurgunun ilk kısımlarında Raskolnikov'un iyi kişiliği, annesi ve kız kardeşine sevgisi ve bağlılığı içinizi ısıtıyor. Onu seviyor, ve böyle pırıl pırıl bir karakterin, işleyeceği suçu işlemesine neyin neden olacağını merak ediyorsunuz. Çok geçmeden Raskolnikov'un suçunu, kendi deyimiyle "tasarısını" ya da "teorisini" öğreniyorsunuz. Bu suçu işleyeceğini, bu tasarıyı gerçekleştireceğini bile bile yine de "hayır yapmasın" diyorsunuz. Çünkü ona yakıştırmıyor ve böyle bir adamın nasıl böyle bir suçu işleyeceğine akıl erdiremiyorsunuz. Raskolnikov suçu işlemeden önce, olaylar ilerlerken Şunu fark ettim. Aslında karar verdiği işten iliklerine kadar tiksinmesine, bunu iğrenç bulmasına rağmen bu tasarıdan vazgeçmiyor. Bir kez verdiği karar ne kadar yanlış olursa olsun onu etkisi altına öyle almış ki, kendini, sanki mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ödev gibi bu karara sadık kalmak zorunda hissediyor. Onun bu durumunun, yani verdiği karara körü körüne sadık kalmanın ve dönememenin çoğu insanda görülen bir zaaf olduğunu düşünüyorum. Üstelik Raskolnikov'un bu tasarısını her şeye rağmen gerçekleştirmek için kendince çok güçlü delilleri de var. Raskolnikov, verdiği kararın saçma olduğunu
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
Şeytan Taşlamanın Kökeni
10/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Şeytan Taşlamanın Kökeni ve Ebû Rigal’in Laneti Tâifliler tarafından Ebrehe’ye kılavuzluk etmesi için verilen yaşlı rehber Ebû Rigal, Fil Vakası öncesinde orduyu Mekke yakınlarına kadar getirdikten sonra Muğammes mevkiinde ansızın hastalanarak öldü. Cesedi de oraya gömüldü. Mekke halkı, Kâbe’ye yapılacak saldırıda yol gösterici olduğu için Ebû Rigal’i büyük bir hain olarak hafızasına kazıdı. Rivayete göre Araplar, mezarının yerini belirlediler ve nesiller boyunca oraya uğrayıp onu taş yağmuruna tuttular. Ebû Rigal’in mezarı, Mina’daki şeytan taşlama alanına yakın bir noktada bulunmaktaydı. Bu durum, günümüzde hac ibadetinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş olan şeytan taşlama geleneğinin kökenine ışık tutmaktadır. İslam geleneği her ne kadar hac esnasında Mina’da yapılan taşlama ritüelini Hz. İbrahim’in şeytanı taşlamasına dayandırsa da tarihsel veriler bu uygulamanın İslam öncesi bir âdet olduğunu göstermektedir. Anlaşılan o ki Mekkeliler, Ebrehe’nin işbirlikçisi saydıkları Ebû Rigal’in mezarını her yıl taşlayarak öfkelerini diri tutmuşlar; bu âdet de İslam’dan sonra dinî bir kisveye büründürülerek “şeytan taşlama” adı altında yaşamaya devam etmiştir. Nitekim ilahiyatçı Prof. Bayraktar Bayraklı, hacdaki şeytan taşlama uygulamasının Kur’an’da hiçbir dayanağı olmadığını, aslında hurafeden ibaret bulunduğunu özellikle vurgulamıştır. Gerçekten de Kur’an ayetlerinde, şeytanın sembolik bile olsa taşlanması yönünde en ufak bir emir ya da ima bulunmamaktadır. Ne var ki Müslümanlar bu ritüeli terk etmeye yanaşmamış, tam tersine şeytan taşlamayı hac ibadetinin zirve noktalarından biri saymaya devam etmişlerdir. Bu yüzden neredeyse her yıl Mina’da gerçekleştirilen taşlama sırasında büyük izdihamlar ve kazalar yaşanmış, sonuçta zarar gören şeytan değil, çoğu zaman hacıların
Alıntı
Kuran'ı Yeniden Okumak - IHüseyin Doğan · Cinius Yayınları · 20262 okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 14:44
Kitap Adı: Sakladığımız Sözler Yazar: Erin Stewart Çeviri: Ekin Yurdakul Sayfa Sayısı: 343 Tür: Roman Mart ayının ilk kitabını okudum ve şimdi sıra yorumlamaya geldi. Baştan sona insanı içine çeken, soluksuz ilerleyen bir hikâye diyebilirim. Kitapta bir ailenin yaşadıkları; acıları, heyecanları, dertleri, kırılganlıkları ve inişli çıkışlı ruh hâlleri anlatılıyor. Aynı zamanda karakterlerin içsel sorgulamaları ve yaşadıkları duygusal gelgitler de hikâyenin önemli bir parçası. Belki de kahramanların yaşları ve hayatı algılama biçimleri, onların öncelikleri ve değerleri arasında gidip gelmelerine neden oluyor. Bu da kendi yollarını bulma süreçlerini daha görünür kılıyor. Herkes büyür ve büyümeye devam eder. Bu kitap da aslında biraz bunu hatırlatıyor. Basit ve akıcı bir dille yazılmış bir roman. Bu yüzden herkesin okuyup kendi hayatından bir parça bulabileceğini düşünüyorum. Kitapta daha çok karakterlerin ruh hâllerini ve iç dünyalarını okuyorsunuz. Ancak onları bu noktaya getiren hayatın sert gerçekleri sanki arka planda duran ama etkisini sürekli hissettiren bir unsur gibi. Bipolar, depresyon, intihar, ölüm ve kanser gibi ağır temalar hikâyenin etrafında dolaşıyor ve karakterlerin hayatını derinden etkiliyor. Kitapta zaman zaman yoğun bir öfke ve nefret duygusu da hissediliyor. Hatta bu duygu o kadar sık karşınıza çıkıyor ki, Aspirin şişesinde yazan “Herkese bir iyilik yap” cümlesinin iyimserliğini bile gölgede bırakacak kadar güçlü bir şekilde anlatılmış. Okurken beni en çok zorlayan noktalardan biri ise karakterlerin yaşadıkları sorunların farkında olmalarına rağmen iyileşmek için ciddi bir adım atmıyor gibi görünmeleriydi. Bu durum bana sanki herkesin hayatını biraz ezbere yaşıyormuş hissini verdi. Belki de yazar tam olarak bunu göstermek istedi: İnsan bazen
Sakladığımız SözlerErin Stewart · Eksik Parça Yayınları · 20255 okunma
Reklam
Reklam