Gizem

Gizem
Yaşam bir savaş alanı,demişti ünlü filozof bir seferinde.Doğumumuzla adım attığımız ve ölünce terk ettiğimiz bir savaş alanı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayat bir savaş alanı, onu dileklerimize göre şekillendirebiliriz. Kontrolümüzde olan tek şey ise savaş sırasındaki duruşumuzu belirlemek.
Dili ,dini , rengi ne olursa olsun iyiler iyidir ..
" İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür,. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız... "
Kürt çocukları için kreşler ve anaokulları vardı,eğitimciler Kürtçe ve İsvecçe bilen iki dilli öğretmenlerdi.Kürtçe dergi ve gazeteler çıkıyordu ve bunlar Kültür Bakanlığı'ndan devamlı yardım alıyordu. Kürtlerin çeşitli dernekleri vardı ve bunlar Göçmenler Bakanlığı'ndan yardım alıyordu.Kürt çocukları okullarında,haftanın belli saatlerinde anadil eğitimi alıyorlardı.Yüksek Öğretmen Okulu'nda Kürtçe öğretmen yetiştirmek için bir bölüm vardı ve tüm ülkede 20'den fazla eğitimci , öğretmen vardı. Kürt aydınları,yazarları kültür adamları kendilerini rahatlıkla ifade edebiliyorlardı.Kütüphaneler Kürtçe kitaplar alıp raflarına yerleştiriyordu. Eğitim Bakanlığı Kürt çocuklarının eğitimi için Kürtçe okuma kitapları hazırlıyordu.Belediyelerde Kürtçe bilen asistanlar,danışmanlar,tercümanlar vardı.Devlet Kürt göçmenlerine ulaştırmak istediği enformasyonları iki dil, İsvecçe-Kürtçe, ile hazırlanmış broşürlerle,rahatlıkla,ulaştırılıyordu. Kürtlerin kendi dilleri, kültürleri ve kimlikleriyle ilgili tüm talepleri anlayışla karşılanıyordu ve olabildiğince yerine getirilmeye çalışılıyordu...
Eğitim