Ömer Karabayır

Ömer Karabayır
@34kitapkurdu28
Editör, redaktör, istatistiksel analiz ve raporlama yöneticisi.
Editör, İstatistikçi
Lisans
İstanbul
İstanbul
9 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
10/10
·180 syf.·
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Ömer Karabayır
10/10 · 6 okunma
Reklam
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Çanakkale Cephesinde henüz 21 yaşındaki bir teğmenin 29 gün boyunca tuttuğu günlük notları Seyit Ahmet Sılay tarafından kitaplaştırılmıştır. Sılay’ın günlüğe uygun gördüğü isim ise şehidin kısacık ömründe dile getireceği son sözler olacaktır: “Allah’a ısmarladık!” Bu, apaçık bir vedâ sözüdür. Teğmen İbrahim Naci, günlüğüne son noktayı koyarken şehâdet mertebesine erişeceğini gâyet iyi bilmektedir. Aynı şekilde ilk satırlarını yazarken de… Kendisini tanıtırken ev adresini verir ve şu sözleri kaydeder: “Bu defter kimin eline geçerse bir şehit hürmetine yukarıdaki adrese göndersin…” (s.41) Notlarına bakıldığında, henüz 21 yaşındaki teğmenin fevkalâde bir edebî üslûba sahip olduğu görülür. Tasvirleri ve duygu yüklü satırlarıyla bazı bölümlerin bir öykü tadında okunduğu söylenebilir. Esâsen tahsilli ve kendisini yetiştirmiş olduğu da anlaşılmaktadır. Üstelik İbrahim Naci, cephede roman dahi okumaktadır. Onun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te de karşılaştığımız bu yönü; okumanın lüks değil, bir ihtiyaç olarak algılanması gerektiğini gösterir güzel bir örnektir. İbrahim Naci’nin, notlarını alırken düz bir anlatıma başvurmadığı belli olur. O, mekân tasvirleri yaparak günlüğüne bir seyahatnâme havası katmayı da başarır. Aslında savaşın her yönünü açığa çıkarmaya çalıştığı da söylenebilir. Onun notlarında günlük gazetenin bile ne kadar kıymetli olduğu anlaşılır. O, vatan aşkının yanında memleket hasretini; memleketine ve sevdiklerine kavuşmanın yolunun vatanın kurtarılmasından geçtiğini büyük bir ustalıkla sezdirir. Savaşın ortasında, bir neferin hissettiği karmakarışık hisleri satırlarına nakış nakış işler. Onda aşkı, özlemi, umudu, coşkuyu, korkuyu, cesâreti, inancı bir arada bulursunuz. Ve savaşın en acı gerçeği olan ölümle şu satırlarda karşılaşıp hüznün doruklarına
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021628 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Lise yıllarımda iki ya da üç kitabını okuduğum büyük usta Cengiz Aytmatov’un Ötüken Yayınlarından çıkan 13 kitaplık setini geçtiğimiz bir aylık süre zarfında bir solukta okudum. Bu, pek başvurduğum bir yöntem değildir, ancak pişmanlık duymadığımı da söylemeliyim. Böylece Aytmatov’u edebî üslûbundan kopmadan derinlemesine anlamaya çalıştım. Peki, bunda başarılı olabildin mi, diye sorarsanız, hayır cevabını veririm. Zira Aytmatov’un her eseri, konular arasında zaman zaman benzerlikler yakalasanız da apayrı birer dünya sunuyor size. Genellikle bozkır temasını merkezine alan, ama her biri apayrı birer dünya… Toprak Ana, o dünyalardan yalnızca biri… Bozkır demişken, uçsuz bucaksız bozkırı bir kitaba bu denli sığdırabilen bir başka romancı var mıdır? Acısıyla, hırsıyla, sevinciyle, hüznüyle, her çeşit duygu yüküyle dolu bir bozkır yaşamından söz ediyorum. Aytmatov, Toprak Ana’da savaşın her hâlini yaşıyor, yaşatıyor. Bir sahnesini dahi kaleme almadan savaşın yankısını öyle aksettiriyor ki aynı duyguları siz de yüreğinizde hissediyorsunuz. Dahası, bu acının bitmemesini, kitabın sona ermemesini istiyorsunuz. Her şeye rağmen bu eseri sadece bir kelimeyle anlatma hakkım olsaydı önce “umut” derdim. Aytmatov, Toprak Ana eserinde anası gibi gördüğü toprakla dertleşiyor. Toprak ile yaşadığı diyalog arasında geçmişini hatırlıyor, akıcı üslûbuyla anlatıyor, bize de usulca dinlemek düşüyor. Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Ekmek ile emek kelimelerinin eş anlamlı olduğunu iddia etsem bana gülüp geçersiniz, değil mi? O hâlde vakit kaybetmeden Toprak Ana’yı okuyunuz. #kitapsuuru Kitap Şuuru İnsanlık Şuurudur
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma