"Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O'nun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inci gibi parlayan bir yıldıza benzer; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir." (Nûr 24/35)
Sayfa 71·Kitabı okuyor
İyilik ve kötülük müsâvî değildir. Sen kötülüğü en güzel bir tarzda önlemeye çalış. O zaman (göreceksin ki) Seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki candan ve sıcak bir dost oluvermiş-tir. Bu güzel haslete ancak sabredenler eriştirilir ve yine buna ancak hayırdan büyük bir pay sâhibi olan kimse kavuşturulur." (Fussilet, 34-35)
Sayfa 337·Kitabı okudu
Reklam
Sevişen
Seni seviyorsam bununla her yerin Öyle iç çekişlerin gibi bir değil iki Nasıl yaşamaya başlar daha çok Buluşan iki mısra gibi. Bir şiirin Kokusuz, tatsız çocuk adları gibi. Bir kuş da gözlerine uygulanmış sesiyle Öter durur kıyısız boş saatleri Ben niye titriyorum'la birlikte "Sonsuzluk alanıdır yüreğin." Bir anlık gecesinde bir günlük mevsimlerin Bildik mi yaşamayı ikimizce Biz getirdik demektir anlamayı evrene Sevişmek alanıdır yüreğin. 35
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Şiir
3:35
Çaresiz olmak bir şey değil Çaresizliğini kabullenmek zor geliyor.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Alıntı
02.35
Dışarıdan bakıldığında Adelaide kusursuz bir bütünlük içindeydi -uzuvları yerli yerindeydi, hiçbir eksiği yoktu- ama içten içe, ruhen dağılmış haldeydi. Paramparça olmuştu ve parçalarını tekrar bir araya getirebileceğini hiç sanmıyordu. Ölmek istemiyordu aslında, sadece var olmaya son vermek, yok olmak istiyordu
Sayfa 12 - onu ilk gördüğümde zaten tanıyorum gibi hissettim.
16:35
Seni tanrı yarattıysa beni kim yarattı Bu azabı kim verdi bana
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam