Yanlış aşkın insanı felakete sürüklemesi
Puan vermedi·142 syf.··
2026 93. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:29
İntibah, romanın başkahramanı Ali Bey, varlıklı ve iyi yetişmiş bir gençtir. Bir gün Çamlıca'da Mahpeyker adlı güzel fakat kötü şöhretli bir kadınla tanışır ve ona âşık olur. Mahpeyker'in gerçek yüzünü öğrenen Ali Bey, annesinin de etkisiyle ondan uzaklaşır... Daha sonra Ali Bey'in hayatına son derece iyi niyetli ve temiz kalpli bir genç kız olan Dilaşub girer. Ali Bey zamanla Dilaşub'a bağlanmaya başlar. Ancak Mahpeyker, Ali Bey'in kendisini terk etmesini hazmedemez ve intikam almak için çeşitli entrikalar kurar. Dilaşub'a iftiralar atarak Ali Bey ile arasını bozmaya çalışır. Mahpeyker'in oyunları sonucu Ali Bey büyük yanlışlar yapar ve Dilaşub'a haksızlık eder. Gerçekler ortaya çıktığında ise artık çok geçtir. Mahpeyker'in hazırladığı tuzaklar trajik olaylara yol açar; Dilaşub hayatını kaybeder, Mahpeyker de ölür. Ali Bey ise büyük bir pişmanlık ve acı içinde kalır. İntibah, gençlik heyecanlarıyla yapılan yanlış seçimlerin sonuçlarını anlatan bir romandır. Mahpeyker kötülüğü ve tutkuyu, Dilaşub ise masumiyeti ve iyiliği temsil eder. Eser, okuyucuya dış görünüşe aldanmamak ve doğru kararlar vermek gerektiği mesajını verir...
Alıntı
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm"
Puan vermedi·560 syf.··
2026 26. kitabı
Roger Garaudy'nin bu kitabını "Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm" kuramları üzerinde inşaa ediyor. Kronolojik olarak düşünüldüğünde ilk yaptığı şey "Verimli Hilal" kavramını ortaya atmaktır. Bu kavram sayesinde murad ettiği şey Batılı tarih anlatısını ortadan kaldırarak Filistin'i Mezopotamya'ya ya da Kenan diyarına bağlamaktır. Basitçe ifade etmeye çalışacak olursak; bu anlatı ile bu topraklara sonradan gelen işgalcilerin hak iddiaları yok sayılmalıdır, Graudy'e göre. Lakin kabul etmek gerekir ki; Fransız Graudy istilacı tanımını daha sonrasında her bir unsur için nasıl yapacaktır ya da bu ne kadar kabul edilecektir diğerleri tarafından bunlar hep tartışma konularıdır. "Verimli Hilal" den günümüzdeki Filistin'e geçiş sürecini Graudy oldukça detaylı bir şekilde işlemeye çalışmıştır. Ama, itiraf etmek gerekir ki, bir yerden sonra bu okunması çok zor bir metin haline gelmiştir elimizdeki kitap. Sürekli bir şeyler alıntılanmıştır ve bunlar arasındaki geçişi yapmak konusunda Graudy'de çok titiz davranmamıştır. Böyle olunca da akademik anlamda bu konuyu çalışmayan biri için işbu eser okunması zor bir hale geliyor. Nihayetinde ben de kalan tarihi gerçekliği bir daha hatırlamak oldu. Yerli halkların varlığı, sonrasında Yahudi ve Hrıstiyanların sırasıyla bu toprakları ele geçirisi, Selçuklular ve Osmanlılar ile bu toprakların Müslümanlaşmasıdır. Osmanlı'nın yıkılması ile olanlar yakın tarihe işaret ediyor ve yaşananlar pek çok kimsenin malumudur (Ilan Pappe'nin- Modern Filistin Tarihi daha iyi bir kaynak gibi gelir bana; bu bilgiler açısından. #304599009 ) Yakın tarihte olanları Graudy, "Sosyal Darwinizm"i temel alarak tartışıyor. Aslında Siyonist rejimin bir mefkuresi olmadığı sadece rekabet şartlarından dolayı gelişim gösterdiği ve siyasi
İlahi Mesajlar Toprağı FilistinRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2018168 okunma
Bir serinin daha sonuna geldim.
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 11:52
Öğrencim çok ısrar ettiği için kitabı alıp okudum. İlk kitaba göre ivme inanılmaz düşük. Normalde kitapların ilk 100 sayfası çok sarmaz beni ama burda ilk 300 - 350 sayfa diyebilirim. Sadece Erron-mari sahneleri hoşuma gitti. 400den sonra ama su gibi altı gitti kitap. Gerçekten iyiydi. Hareketlendi. Çerezlik bir kitap. Fantastik seviyorsanız fena değil. Bu arada ilk kitap ile en büyük diğer farkı bakış açısı. İlk kitabı Jenna'nın gözünden okuduk ama burda değişkenlik gösteriyor.
ZincirsizKayLynn Flanders · Martı Yayınları · 202429 okunma
7/10
·246 syf.··
2026 103. kitabı
Japonlar 7 Aralık 1941 günü Pearl Harbour'a şok bir baskın yaparak ABD donanmasına ağır bir darbe indirdiler. Bu olay ABD'nin 2. Dünya Savaşına katılmasına neden oldu. Japonlar bu baskın da başarılı olmuşlardı fakat uyuyan devi uyandırmışlardı. Japonlar 350 civarı uçaktan sadece 28'ini kaybetmişti. Eğer Amerikalı yetkililer daha dikkatli olsardı bu baskına hazırlıksız yakalanmazlardı. Bu büyük olaya Amerika daha büyük bir olayla karşılık verdi Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atarak. Bu olayı merak edenler için  2001 yapımı "Pearl Harbour" filmini izlemelerini tavsiye ederim.
Pearl HarbourWalter Lord · Kastaş Yayınları · 200131 okunma
“Dokunmadan” Üzerine
10/10
·352 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:26
Dokunmadan: Hayatın Kıyısında Bir Vicdan Yolculuğu (Spoiler İçerir!) Bazı kitaplar olay örgüsüyle, bazıları karakterleriyle, bazılarıysa diliyle hafızamızda yer eder. Yazarla tanışma kitabım olan “Dokunmadan” benim için üçüncü gruba giriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey ne Adalet’in yolculuğu ne de romanın sürprizleri oldu; zihnimde en çok yer eden şey, yazarın kelimelerle kurduğu dünyaydı. Kahramanımız Adalet, henüz yirmi dokuz yaşında olmasına rağmen ölüm döşeğinde karşımıza çıkıyor. Hastane odasında ölümü beklerken hayatını sorguluyor ve kendine çok temel bir soru soruyor: “İlk gerçek günahım neydi?” Bu soru onu çocukluğuna, vicdanının en karanlık köşelerine ve yıllardır taşıdığı suçluluk duygusuna götürüyor. Adalet’in en belirgin özelliği, hayatı boyunca yakasını bırakmayan suçluluk hissi. Yaptıkları için, yapmadıkları için, düşündükleri için hatta bazen yalnızca var olduğu için suçluluk duyuyor. Bu nedenle roman sadece bir geçmişe dönüş hikâyesi değil; aynı zamanda vicdanın insan hayatını nasıl şekillendirebildiğinin de hikâyesi. Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri hiç şüphesiz ölümle yüzleştiği ilk sayfalar. Adalet şöyle diyor: “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden… Her an kapımı çalmasından çekindiğim arsız bir misafiri bekler gibi hazır olacaktım ölüm hazretlerinin teşrifine. İçimden bir ses, ‘Buraya kadarmış Adalet,’ diye fısılyordu. Ürperiyordum.” (syf: 8) Bu satırlarda beni etkileyen şey ölüm korkusundan çok, insanın yaşayamayacaklarını düşünmesi oldu. Yeni bir mevsim görememek… Bir daha erik yiyememek… Kıymetini çoğu zaman fark etmediğimiz sıradan güzelliklerin ölüm karşısında
Roman
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma