1864'te Izmir'in ihracatı İstanbul'un yirmi, Suriye Limanları İskenderun, Yafa ve Beyrut'tan iki kat fazla idi. İhraç edilen kalemler kökboya, kuru meyve, afyon, palamut, tütün, halı, sünger ve zeytinyağı ağırlıklı idi. 1841 yılında ihracatın%41'i İngiltere'ye, %27'si Fransa'ya, daha sonra ise Avusturya'ya yapılmıştır. 1851'de ise%48'i İngiltere'ye, %21'i Avusturya ve %12'si Fransa'ya idi.
Öte yandan "Müt'a evlilik" sistemi, islâm'dan önce Arap kadınının özgürlüğünün, bir başka örneğidir. Arap lügât'lerine göre "Zevkevlenmesi" anlamına gelen bir tür evliliktir, ki, belli bir süre boyunca birlikte yaşamak isteyen kadın ve erkek, hiç bir özel merasime gerek görmeden, aralarında yapılacakları bir anlaşma ile evlenebilirlerdi. Evlilik akdi sırasında ne kadının babası ya da velisi ve ne de başkaca bir tanık hazır bulunurdu. Böylece iki tarafın serbest irâdesiyle geçici bir evlilik kurulmuş olurdu. Her ne kadar bu
evliliğin, kadına verilen bir ücret karşılığında yapıldığı ve belli bir süre (örneğin üç günlük bir süre) için geçerli olmak üzere akd'olunduğu belirtilirse de, pgerek akd'in serbest irâde'ye dayalı bülunması ve gerek süre'nin taraflarca istendiği gibi uzatılabilmesi nedeniyle ortada kadın bakımından kısıtlayıcı bir durum söz konusu değildi. (41)
41. Alî Ibn-i Ebû Tâlib'den Buharînin rivâyeti için bkz.. Sahih-i..., X, 272, ha
dis no. 1613.
- Ayrıca. . Ibn-i Abdullah ve Seleme Ibn-i Ekvanı rivâyetleri için bkz. Sahih-i..., XI, 291-2.41b . Ikrime'nin sorduğu soruya Muhammed’in verdiği yanıt için bkz. Sahih-i..., XI, 291.
İleride bazı kişiler çıkacak ve recm cezasını Kuran’da bulmuyoruz diye recmi inkar edeceklerdir. İşte bu kişiler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Eğer halkın “Ömer, Kuran’a ilave yapıyor” demesinden korkmasam, bu recm ayetini Kuran’a yazardım.
Buhari 93/21; Müslim Hudud 8/143;, Ebu Davud 41/1
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22