45. Gün
Kimsenin ölümü, Çinli şair Li Po'nunki kadar güzel olamaz. Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti. Hava açıktı. Günaçığı değil de, ayaçığı bir gece. Li Po, ayın sudaki görüntüsünü bütünüyle kucaklamak istedi. Bunun için suya sarktı. Kollarını gepgenis açarak daha da sarktı.
Sayfa 81
Mürselât Suresi
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla 1. Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara, 2. Esip de büküp devirenlere, 3. Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere, 4. Fırka fırka ayıranlara, 5. Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara, 6. Özür yahut uyarı İçin, 7. Ki, size duyurulmuş olan, mutlaka gerçekleşecektir. 8. Yıldızlar silinip süpürüldüğünde, 9. Gök yarıldığında, 10. Dağlar un ufak edilip savrulduğunda, 11. Resuller vakte bağlandığında, 12. Hangi gün için vakte bağlandılar? 13. Ayrım ve hüküm günü için. 14. Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
Sayfa 49 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
içimizdeki çocuğun hatırı vardı gülümsedik Çocukluğumuzu unutmaya başladığımız gün masumluğumuzu da yitirdik
İstanbullunun sırtına bineriz, gezdirir, gezi kantinde biterdi. Ya kola, ya çikolata artık. Kutlanıyor, abi, insan inanamıyor bittiğine, 400'lerden 300'lerden sonra... Ben, "şafak 45" diyordum, izne geldim, mükafat. Ne başarmıştım? Kelle. Bir arkadaşımla beraber kelle aldık. Bizim aldığımız tescilli olduğu için mükâfat verdiler. Böyle üç-dört sefer aldık. Mevzideydik, gece görüşte kontrol ediyorduk, gördük. Üç kişilerdi, görünce yapacak tek şey var, ateş etmek. Ateş etmezsen başka bir gün, belki o seni vurur. Terörist değil, normal bir köylü dahi olsa gecenin karanlığında ateş et-mek zorundayız. Kimin geçtiğini bilmiyoruz. Allaha çok şükür, hiç köylü vurmadık..
Sayfa 161 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Üçüncü sınıfa gittiğim yıl 23 Nisan ve 19 Mayıs'ta ailem cenaze sebebiyle beni bu töreniere götüremedi. Her iki töreni takip eden okul gününde velim olmadan okula gidemedim. Öğretmenimle tek başıma mücadele edemezdim, korkuyordum. Çok otoriter bir kadın olan babaannemle birlikte gittik okula. Benim ve tüm sınıf arkadaşlarımın gözleri önünde babaannemi aşağıdaki sözlerle payiadı öğretmenim: "Ailenizin soyu kuruyor galiba, ne hikmetse özel günlerde ölüyorsunuz! Hangi koşullarda olursanız olun, çocuklar törenlerde hazır bulunsun!" Belki hiçbir şey düşünmemizi, sorgulayan bir zihne sahip olmamızı istemiyordu. Otoritesine muhtemel tehlikelerdik belki nazarında. Tam da bu sebeple 5-6 saat sürecek ödevler verirdi. Herhangi bir sebeple o ödevleri yapamadığımda, (babamın 45 gün yoğun bakırnda kalması, evdeki tadilat v.s.) okula gidemezdim. Çünkü ödevimi yapmadığımda başıma gelecekleri bilirdim.
''Bir gün yine aynı gökyüzü altında, yabancı bir şehrin sokaklarında karşılaşacağız.'' -Yekta Emir
Sayfa 597 - İndigo, Yekta Emir Ilgaz