Berger
1.ALINTI *İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kentte tek başınaydı ve şakır şakır yağan hain yağmurdan başka ona kulak veren ya da bakan yoktu.(SF.4) 2.ALINTI *İçimdeki her şeyin ısrarla evimi istediğini hiç bilmezdim, ama , şimdi yazarken bütün özlemim uyanıyor. *Ve bildiğim bir şey var: Eve dönmeliyim.(Sf.44) 3.ALINTI *Eğer biri acı çekecekse, bu kişi yalnızca kendi olmalıydı.(Sf.46) 4.ALINTI *Hastalara içeri girmeleri için işaret verilince Berger irkilmişti. Onlardan biriymiş gibi oturmuyor muydu orada, onların hepsinden daha hasta ve ölüme daha yakın değil miydi belki de ? Tuhaftı, böylece oturmaktan ve zamanın akıp gittiğini görmekten başka arzuladığı bir şey yoktu.(Sf.48) 5.ALINTI *Gecenin bir saatinde, umulmadık bir anda yaşamının yitirdiği anlamını ve hedefini bulmuştu sanki.( Sf. 51) • • • ;))))
Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sual: (HAŞİYE-1) “Heyhat! Bize teselli veren şu ulvî emeli yeise inkılâb ettiren ve etrafımızda hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?” Cevap: Korkmayınız; medeniyet, fazilet, hürriyet, âlem-i insaniyette galebe çalmaya başladığından, bizzarure terazinin öteki yüzü şey’en feşey’en hafifleşecektir. Farz-ı muhal olarak, Allah etmesin, eğer bizi parça parça edip öldürseler; emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz olarak dirileceğiz. Başımızdan rezâil ve ihtilâfatın gubarını silkip, hakikî münevver ve müttehid olarak kervan-ı benîbeşere pişdarlık edeceğiz. Biz, en şedid, en kavî ve en bâkî hayatı intâc eden öyle bir ölümden korkmayız. Biz ölsek de, İslâmiyet sağ kalır. O millet-i kudsiye sağ olsun. “Gelmesi muhakkak olan her şey, uzak da olsa yakındır. (İbni Mace, Mukaddeme: 7/46.)” Sual: “Gayr-i müslimlerle nasıl müsâvî olacağız?” Cevap: Müsavat ise fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır. Hukukta ise şah ve geda birdir. Acaba bir Şeriat “Karıncaya bilerek ayak basmayınız” dese, tazibinden men’ etse, nasıl benî Âdemin hukukunu ihmal eder? Kellâ! Biz imtisal etmedik. Evet, İmam-ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar-ı fahriniz olan Salâhaddin-i Eyyubî’nin miskin bir Hıristiyan ile mürafaası, sizin şu yanlışınızı tashih eder zannederim. (HAŞİYE-2) HÂŞİYE-1: Dehşetli ve hakikatli bir sual. HAŞİYE-2: Eski Said, Nur’un parlak hasiyetinden gelen kuvvetli ümit ve tam teselli ile siyaseti İslâmiyete alet yaparak, hararetle hürriyete çalışırken, diğer bir hiss-i kable’l-vuku ile dehşetli ve lâdinî bir istibdad-ı mutlakın geleceğini bir hadis-i şerifin manasından anlayıp, elli sene evvel haber vermiş. Said’in teselli haberlerini o istibdad-ı mutlak, yirmi beş sene bilfiil tekzip
Sayfa 182
Reklam
"Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" Yeni Ahit, "Markos", 1 5:34; "Matta", 27:46. (Y.N.)
Sayfa 58·Kitabı okudu
"Ey Rabbim! Ben Sen'den, hakkında bilgim olmayan bir şeyi istemekten yine Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, hüsrâna uğrayanlardan olurum!" (Hud, 46-47)
Birbirinizle çekişip uğraşmayın .Aksi halde başarısızlığa uğrarsınız ve gücünüz de kaybolup gider . Enfal suresi 46
Beklemiyordum amk
Kaynana?” dedim ağız alışkanlığıyla. Farah’ın annesinin burada ne işi vardı?46 Demet Hanım tüm o dağınıklığın içinde karanlık bir elmas gibi ışıldarken bir buçuk yılın ardından beni görmesiyle gülümsedi. “Merhaba damat.” Hassiktir!
Reklam
Reklam