Bu yenilgi, Yunanlılar için gerçekten
Mısıroğlu ile Dilipak'ın iddia ettiği gibi, 'Yunanlılar denize menize dökülmeden, geldikler gibi gittiler' ise, niye bütün Yunanlılar bu olayı, yenilgi olarak değil de 'felaket' diye anıyorlar?
Yoksa Yunanlılar da mi Kemalist?
Bazı alıntılar:
"Dünya üzerinde istila orduları, Yunanlıların uğradıkları büyük bozgun gibi yenilgiyle pek az karşılaşmışlardır." (General C.H.Sherill, Atatürk İçin Diyorlar ki, s.29)
İngiltere'nin Atina Maslahatgüzarı Bentick'ten Lord Curzon'a:
"[Yunan] Dışişleri Bakanı durumun pek vahim olduğunu söyledi." (1 Eylül 1922, Bilal N.Şimşir, Sakarya'dan İzmir'e, s.472)
Ordu İrtibat Subayı Binbaşı Panayakos'un raporu:
"Elde kalan birliklerin de iskeleti arka arkaya çözülmektedir... Açlık felaketi tamamlayacaktır..." (1 Eylül 1922, Y.L.Spyridonos, Harp ve Hürriyetler, s.265)
İngiltere İzmir Başkonsolosu Harold Lamp'ten Lord Curzon'a:
"Askeri durum ümitsiz hale geldi... Yunan ordusu tam kaçış halinde ve daha fazla direnişe muktedir görünmüyor..." (2 Eylül 1922, Bilal N.Şimşir, Sakarya'dan İzmir'e, s.474)
Patrik Meletios'tan Venizelos'a:
"Anadolu'daki Helenizm, Yunan devleti ve tüm Yunan ulusu, hiçbir kuvvetin kurtaramayacağı bir cehenneme düşmek üzeredir." (7 Eylül 1922, M.L.Smith, Anadolu Üzerindeki Göz, s.311)
"Yunan ordusu kin dolu ve paniğe kapılmış bir 'güruh' haline geliverdi... Bazı birlikler Türklere karşı koymayı denedilerse de, çoğunlukla panik, mantığa üstün geldi ve denize doğru kaçışta, ardı sıra terk edilmiş yüzlerce top, cephane, binlerce tüfek ve araç-gereç bırakarak sürdü gitti. Bozgunun son bölümünde Yunanlıların kaçışı o kadar hızlanmıştı ki, cesur Türk süvarileri, düşmanla temas kuramaz olmuştu..." (D.Walder, Çanakkale Olayı, s.206, 208)
"...Yunan ordusunun nasıl parça parça olduğunu