10/10
·480 syf.··
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 20:41
PERSONA KARANLIK Asena NİŞİKLİ Hikâyemiz öyle klasik bir “cinayet var, katil kim?” kurgusu değil… Daha ilk sayfadan okurunun zihnine yerleşen, “Geçmiş gerçekten geride kalır mı?”sorusuyla başbaşa bırakıyor bizleri. Feray Eldem, psikoloji okuyan ve sanata tutkuyla bağlı bir genç kadın. Aynı zamanda Karaköy’de bir sanat galerisinde çalışıyor ve dışarıdan bakıldığında hayatı yolunda gibi görünüyor. Ama aslında her şey, o yedi yaşındayken yaşadığı ve hatırlayamadığı dört günle gölgelenmiş durumda. Zihninin derinlerine ittiği o karanlık boşluk, onun bugünkü hayatını sessizce şekillendiriyor. Bir gece gelen mesajla galeriye gittiğinde ise patronunun cesediyle karşılaşıyor Feray ve işlenen cinayetin ardından bir anda baş şüpheli haline geliyor. Ama olaylar bununla da sınırlı kalmıyor. Cinayetten hemen sonra evine gelmeye başlayan kırmızı zarflar, hikâyeyi bambaşka bir noktaya taşıyor. Her zarf bir bilmece, her cevap ise onu bir sonrakine götürüyor. Feray’ın çocukluğunda babasıyla oynadığı define avı oyunlarını düşününce, bu bilmecelerin onu neden bu kadar içine çektiğini daha iyi anlıyoruz. Bu durum artık sadece bir cinayeti çözme değil, kendi geçmişinin peşine de düşme meselesi. Bir yanda sanat galerisi, çalınan değerli bir tablo, estetik ve düzenli görünen bir dünya varken diğer yanda ise bastırılmış travmalar, parçalanmış bir aile, kopmuş ilişkiler ve hatırlanamayan gerçekler var. İntihar eden babasıyla karmaşık bağı, abisiyle uzaklaşan ilişkisi, annesinin kurduğu yeni hayatı… Hepsi Feray’ın etrafında daralan bir çember gibi. Ve tam bu noktada hikâyeye Hektor giriyor. Karşı dairesine taşınan bu gizemli adam, söyledikleri ve tavırlarıyla Feray’ın geçmişine dokunuyor gibi. Onu tanıyor mu, yoksa sadece bir tesadüf mü, bunu sorgularken buluyor kendini. Okumamız boyunca da
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024439 okunma
7/10
·56 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
Sophokles, en başarılı Yunan tragedya yazarlarının başında gelir. Yazar, Pers Savaşları (MÖ 546-479) ve Peleponez Savaşları (MÖ 431-404) gibi birçok savaşa tanık oldu. MÖ 496’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Sophokles, eğitim için Atina’ya gönderildi. Askerlik yönetimi, bilim, matematik, hukuk, astronomi gibi alanlarda eğitim aldı. Büyük Dionysia yarışmalarına katıldı ve MÖ 468’de ilk başarısına ulaştı. Kral Oidipus, her açıdan çok önemli bir eser ve ilham kaynağı olmadığı sanat dalının yapıtı yok gibidir. Oidipus karakteri, şanını yazara borçludur. Sophokles’i ilk defa okudum ve tamamen büyülendiğimi ifade etmek istiyorum. Yapıtlarında tanrılara daima yer veriyormuş. Burada da bariz görülüyor. Sophokles, Aiskhylos’un tersine, tanrıları yüce varlıklar ve insanları da onların kararlarını uygulayan kullar olarak görür. Sophokles’in kaderini bile bile, yılmadan çıkış yolu arayan karakterleri gerçekten etkileyici, örnek alınası. Fazla ızdırap çekmiş kişilikler okuyoruz kendisinden (iki oyun daha okudum, bu ilki idi, yorumları gelecek). Kral Oidipus 36. sayfada, o meşhur ve bir tiyatro gösterisini izlemeye giden Freud’a “Ödip Kompleksi” kavramını psikoloji literatürüne kazandıracak olan meşhur replik önümüze düşer: “Durmadan işkence mi edeceksin kendine? En iyisi kaderine razı olmak. Ananla evlenmek tehlikesi seni ürkütmemeli; rüyalarında analarıyla yatakta yattığını görenler çoktur. Böyle şeyleri hiç aklına getirmeyen insan hayata kolayca dayanabilir.” Sophokles, MÖ 409’da 90 yaşında yaşındayken öldü. Yunan edebiyatına ve mitoloji kavramına önemli katkıda bulunduğu kesindir ama... İncelemeyi, Thebai şehrinin başına bela olmuş Sfenks isimli yaratığın Oidipus’a sorduğu bilmecesiyle bitirelim ve cevaplarınızı da yorumlara beklerim: ““Sabah dört, öğleden sonra
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 20:20
#KitapYorum #FinaldeSen #ÇağlaEceŞahin #OdessaYayınevi #Papatyakitaplığı Roman 480 Sayfa Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Odessa Yayınevi'nden çıkan, Çağla Ece Şahin'e ait, "FİNALDE SEN" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. İlk sayfalardan itibaren sizi sarıp sarmalayan, içine alan, kış günü peluş battaniye misali ısıtan, kendi gönül sayfalarınıza usul usul, gizlice göz gezdirmenizi sağlayan, hatıralarınızın sarı yapraklarına dokunduran, iyi ki okudum diyebileceğiniz sevimli pembe yaldızlı kağıtlardaki kalpli çikolatalar misali lezzetli, aşk kokulu bir roman. Kendi ayak izlerimden midir bilmem pek çok yerde kitap kahramanı Sima tanıdık geldi. Ben de olsam böyle yapardım diyebileceğim, her kritik dönemeçte aynı imzayı atardım diye tastiklediğim anlara ortaktım. Sima sessiz, her şeyi kontrol etmeye alışkın, kararlı, kendini en zor zamanlarında küllerinden yeniden doğuran, zarif ve kırılgan bir o kadar kendini iyi yönetebilen güçlü bir karekter. Öyle asil ki!.. Konu penceresinden meseleye göz atalım şimdi: Sima Londra’da kendi adını taşıyan bir mücevher markası kurmak isteyen yetenekli bir tasarımcıdır. Kuralcıdır, planlıdır ve duygusal olarak kontrolü elinde tutmayı bilen bir kişiliktir. Demir kariyerinde hızla yükselen, sahada yıldızlaşan genç bir futbolcudur. Disiplinli, hırslı ve sahadaki başarının dışındaki yaşamı sorgulamaya pek alışık değildir. İlk karşılaşmaları tesadüfi gibi görünür; Sima bir tasarım sergisindedir, Demir ise sponsorlukla ilgili bir etkinlikte… Göz göze geldiklerinde arada beklenmedik bir çekim oluşur. Bu ilk kıvılcım, sonraki olayların temelini atar. Böylelikle İstanbul, Londra arası gidip gelirler. Ancak bu özel ilişki her ikisinin kariyerinde olumsuzluklar yaşatır. Demir'in uzun bir sakatlık sonrası düşüşü ikisi arasındaki bağı kopma
Finalde SenÇağla Ece Şahin · Odessa Yayınevi · 202517 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2025 947. kitabı
Konfüçyüs kimdir? ya da Kongzi, Çinli filozof, eğitimci ve yazardır. MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. Kong Qiu adı altında, Lu devletinin Qufu şehrinde doğmuş ve aynı şehirde ölmüştür. Çin uygarlığının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. "Qui Kong asıl ismidir. Kong ailesi, tarihin en eski ailelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Konfüçyüs fakir ama aristokrat sayılan bir ailede doğmuştur. Babası, Konfüçyüs üç yaşındayken vefat etmiştir. Yazı yazmayı annesinden öğrenmiştir. 13 yaşındayken dedesinin yanında kalarak dedesinden özel eğitim almıştır. Altı yıllık eğitimi boyunca “altı marifet” diye adlandırılan töre, araba sürme, müzik, hesap yapma, yazı yazma, ok ve yay kullanmayı öğrenmiştir. 15 yaşından beri kendini ilme vermiş, 20 yaşında okul açarak öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Niyeti, yeni görüşlerden ziyade eski görüşleri derleyerek topluma aktarmaktır. Zhong Du bölgesinde “vezir vekili” olarak görev yapmıştır. Toplumsal düzen, siyasal ve sosyal düzeni sağlamıştır.. "Konfüçyüs’ün öğretileri felsefi bir akım olarak kabul edilirken zamanla din olarak benimsenmiştir. Din, ekonomi, politika ve sosyal konular üzerine öğretileri bulunmaktadır. Bu konuların yanı sıra ahlaki değerler ön plandadır. MS 1912 yılına kadar Çin devletinin resmî dini olmuştur. Konfüçyüsçülük, Ju adlı bir bilginin öğretilerine kadar dayanır. Bu inanışta sürekli gidilmesi gereken kilise, cami gibi kutsal alanlar yoktur. Bunun için Konfüçyüsçülük “Okul” veya “Bilginler Doktrini” olarak adlandırılır. Ahlak ve erdem çok önemlidir. Tanrı Tien olarak bilinen Gök Tanrı tabiatın idarecisi ve her şeyin yaratıcısıdır. Tanrı dünyaya yardımcı olmaları için öğretmenler göndermiştir. "Mükemmel erdem sahibi olanlar: ağırbaşlı,
Konfuçyüs ve Çin Felsefesinin TemelleriBülent Okay · Bilge Kültür Sanat · 201735 okunma
10/10
·480 syf.··
2025 101. kitabı
Merhaba, sizlere bu ay okuduğum en en güzel kitap ile geldim. Semra ile, Alfa Kitap çıkan, @akyuz_sinan kaleminden, #fidanhanım kitabını okudum. Öncelikle kitap romantik bir kurgu ve 479 sayfa. Üstelik gerçek bir hikayeye dayanmaktadır. Akıcı ve betimlemesi oldukça yerinde bir kitaptı. Soluksuz bir okuma sundu. Kitabı okurken Büyükada’da geziyormuş gibi hissettim. Bir kaç yerinde sanki gözümün önünde canlandı, bazen oradaymış gibi bir his oluştu. Karakterlerin duyguları okuyucuya geçti diyebilirim. Karakterlerin duyguları, konunun ilerleyişi ustalıkla işlenmişti. Hayatın içinden, bir komşunuzun başından gelen talihsizlikleri okuyor gibi oluyorsunuz. Bazen bu kadar acı yetmez mi diyorsunuz ama ana karakterinde bu zorluklar ile nasıl başa çıktığını okuyorsunuz. Güçlü bir kadın karakter de burada vardı diyebilirim. Gerek bir hikayeye dayandığı için bu güçlü kadınıda ayrı hayran kaldım. Kitabı çok sevdiğimi başta belirtmiştim. Zaten yazarın kitaplarının çok sevildiğini biliyorum ama bence bu kitabı zirvedeydi. Okuyan herkesin çok çok seveceği şahane bir kitaptı. Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Fidan, yaz aylarında hayatını Büyükada’da geçirirdi. O yazda öyle olacaktı ama gölge düşüren olaylar vardı. Ablası Anita, eşiyle sorunlar yaşıyordu. Yeni evlenmiş olmalarına rağmen eşi, hiçte umdukları gibi çıkmamıştı. Ada’da arkadaşları ile gezerken orada bir adamla karşılaşması ve adamın ona söyledikleri hem sinirlendirir hem de şaşırtır. Aynı adamın evine gelmesi ile daha çok şaşırır. Babası ve kendisi gibi doktor olan Han, hocasının asistanıdır. Fakat bu tanışmadan sonra yaşadığı acı olaylar daha baskındır. Anita, aldatılmanın verdiği kırıklıkla ve annesinin öz annesi olmaması ile hiç yapmaması gereken bir şey yapar. Geride kalpleri kırılmış ve bağları parçalanmış
Edebiyat & Roman
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025841 okunma
10/10
·480 syf.··
2025 62. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 16:01
BİNBİR IŞIK NOKTASI YAYINEVİ: YEDİ ÇİFT YAYINLARI YAZAR: NEVİT DİLMEN SAYFA SAYISI: 479 PUANIM: 10/10 Merhabalar... Bugün @yedi_cift çıkan @binbirisiknoktasi kaleme aldığı #binbirışıknoktası kitabı ile geldim . Eminim ki yaşımız kaç olursa olsun hepimiz masallara bayılıyoruz. İşte bu kitapta birbirinden farklı muhteşem masalların her birisi bizi farklı bir evrene götürmek için bekliyor. Görseller ile zenginleştirilmiş olması beni daha da memnun etti. Yeni başucu kitabım artık belli oldu Gelelim kitabın içerisinden bir masalın konusuna; "Kendini Başkalarının Onayında Arayan Melek" Melek, ailesinin onayı olmadan asla hiçbir karar almamış. Aynı şekilde ailesi de başka insanların onaylarını almadan rahat edemezmiş. Bir gün Melek, yaşlı ama bilge duruşlu bir kadın ile karşılaşmış ve biraz sohbet ettikten sonra yaşlı kadın ' Başkalarının onayına verdiğin önem seni kendinden uzaklaştırır. Ve kendi benliğini kaybedersin.' demiş. Melek ise ' ama ya insanlar beni sevmez ise ve yalnız kalırsam, ne kadar korkutucu.' demiş. Bu sohbetten sonra artık Melek kendi kararlarını veren ayakları üzerinde duran bir kıza dönüşmüş. İşte Melek'in masalı böyleymiş... Peki sizler masalları sever misiniz? #kitap41 #reklam değil #masal #kitapyorumu
Binbir Işık NoktasıNevit Dilmen · Yedi Çift Yayınları · 202565 okunma