Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler
Üç-beş garip kelimenle birkaç türkün kaldı ellerimde.
Bir gün gelip geri alırsın diye sarıp sarmaladım onları.
Fakat gelip yan yana getirmedin kelimelerini.
Alıp bir cümleye kurmadın harflerini.
Avcumda yamuk yumuk bir nokta, hiçbir cümleye tamamlanmadı o günden sonra.
Adından dökülen harfler elli yıldır böyle yetim yetim.
Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım?