Şu’arâ/5
“Onlar Rahman’dan kendilerine yeni bir öğüt gelince, kesinlikle ondan yüz çevirirler.”
Sayfa 366·Kitabı okuyor
Din
Kafein (1,3,7-Trimetilksantin) dünyada en yaygın olarak kullanılan uyarıcı ilaçtır. Kafein 60’tan fazla bitki türünün içinde bulunur ve alkoloidlerin metilksantin sınıfının en bilindiküyesidir. Teofilin ve teobromin gibi dimetilksantinler kafeinleyapısal olarak benzer bileşikler olup onlarda kafein gibi çeşitlibitkilerde bulunurlar.Kafein; kahve, çay, kakao, kola fındığı, guarana ve mate gibibitki kökenli bir çok üründe doğal bir biçimde bulunur. Bu bitkilerden yapılan içeceklere ek olarak; kahveli dondurma, kahveli yoğurt ve siyah çikolata gibi bir çok gıda maddesinde de kaydadeğer miktarda kafein mevcuttur. Kafein; enerji içecekleri, su,çubuk şekerler, naneli şekerler ve sakız gibi gıdaların yanı sırakola ve diğer alkolsüz içeceklerin içerisine de eklenir. Ayrıcastimulanlar, analjezikler, zayıflatıcı gıda takviyeleri ve besinseldestekleyiciler gibi reçeteli ve reçetesiz ilaçların içinde de kafeinbulunabilir.Ülkemizde besin kaynaklı kafein alımının büyük kısmı çay,kahve ve alkolsüz içeceklerden olur. Türk kültürüne en çok uyankafein kullanım biçimi demli çay ve türk kahvesi olarak belirtilmiştir. FDA alkolsüz içeceklerde 0.2 mg/ml ya da 340 gr’lıkbir üründe maksimum 71.5 mg olacak şekilde kafeini sınırlandırmıştır. Şişe ya da teneke başına 50 mg’dan 500 mg’a kadarkafein ihtiva edebilen enerji içeceklerinin, sıklıkla alkolsüz içecekler için izin verilen üst limiti önemli ölçüde aşmaları dikkatedilmesi gereken bir husustur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"On kötü haslet yüzünden kalpleriniz ölmüş. Allah, kalpleri ölmüş olanların duasını kabul etmez. Bu on kötü haslet şunlardır: 1. Allah'ı tanıdığınızı iddia ediyor; fakat ona olan borcunuzu vermiyorsunuz. Bu borcu, fakir ve muhtaçlara ihsanda bulunarak ödeyin. 2. Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz fakat hüküm ve kurallarından haberiniz yok. Okuduklarınızı uygulayın. 3. Şeytanın düşmanınız olduğunu iddia ediyor, fakat ona itaat ediyorsunuz. Onun tekliflerini geri çevirin. 4. Kendinizi Ümmet-i Muhammed'den sayıyor; fakat sünnet-i seniyyeyi uygulamaya çalışmıyorsunuz. 5. Cennete girmek istediğinizi söylüyor; fakat ona girmek için gerekli amellerin hiçbirini işlemiyorsunuz. 6. Ateşten mahfuz olmak istiyor; fakat günahlarınızla ve kötü amellerinizle kendinizi mütemadiyen ona sūrüklüyorsunuz. 7. Ölümün herkese geldiğini biliyor; fakat ona hiçbir hazırlıkta bulunmuyorsunuz. 8. Bütün din kardeşlerinizin kusurlarını görüyor, fakat kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz. 9. Allah'tan gelen bütün nimetleri şükretmeden yiyor ve kullanıyor; fakat ona olan minnettarlığınızı size ver diği nimetlerden muhtaçlara tasadduk ederek göster miyorsunuz. 10. Ölülerinizi, aynı sonun sizin de başınıza geleceğini bile bile, ibret almadan, gömüyorsunuz."
TEK EŞLİLİKTE KIR SIÇANI HORMONLARI ETKİSİ!!!
-OKSİTOSİN & VAZOPRESİN- Kır sıçanı diğer pek çok memeliden farklı olarak hayatını tek bir eşle geçirir (memelilerin sadece %3-%5'i monogam, yani tek eşli bir yaşam sürer). Aynı ailenin bir diğer üyesi olan çayır sıçanının ise çok eşli bir yaşam tarzı vardır. Bilim insanları bu iki yakın türün beyinlerini inceleyerek eşe bağlılığın sinirsel temelleri hakkında çok önemli bilgiler elde etti. Eşler arasındaki bağlılığı oksitosin ve vasopressin adı verilen iki hormonun kontrol ettiğini buldular.
keşke bu yazıyı herkes okusa..
Bu ağır durum askerler arasında da kendini göstermeye başlamış ve bir çok yerde isyanlar çıkmış, protesto gösterileri yapılmıştı. Askerler arasında firar olayları da başlamıştı. 1915in Mart ayının başlarında Uzunköprü'deki garnizonda bir isyan hareketi baş göstermişti. Bu isyanın bastırılması ve asayişin sağlanması için Enver Paşa, buraya gelmek zorunda kalmıştı. 1915 yılının ekim ve kasım aylarında, Adana, Balıkesir ve Bursa'daki askeri birlikler arasında da isyan hareketleri baş göstermişti. Bursa'daki isyana dört tabur katılmış ve bir çok subay öldürülmüştü. 1915 in Haziran ayında, İzmir'de vilâyetçe firarileri ve gizli silâhları bulmak için bir baskın harekâtı tertiplenmişti. Bu baskınlar sonunda 1780 asker firarisi ele geçirilmişti. Edirne'deki Bulgar konsolosunun 9.3.1916 tarihli raporunda Kafkas cephesindeki Türk ordusunda çok geniş çapta subay eksikliği çekildiği belirtilmekteydi. Aynı raporda anlatıldığına göre, bu orduda bir çok subay askerlerle birlikte harekata katılmayı reddettiğinden asılarak idam edilmişti. 1916 Şubatında Bağdat'ta iki Alay isyan ediyordu. Suriye'de bir kaç Arap köyünde askerlik çağına gelenler Türk ordusunun saflarına katılmayı reddediyordu. Bu köyler mahalli idareler tarafından yakılmış ve isyan edenler kuvvet kullanılarak, ayrı ayrı bazı piyade birliklerine dağıtılmışlardı. Bunlardan 700ü Mаnisa'ya getirilmişti. İzmir'deki Bulgar Konsolosu Dışişleri Bakanlığına verdiği 21.7.1916 tarihini taşıyan raporda Türk Ordusundaki müslüman askerler arasında firarların son derece arttığını ve bunların birleşip dağlara çıkarak eşkiyalığa başladıkları ve son derece tehlikeli oldukları bildiriliyordu. Bütün imparatorluk içindeki kaçakların sayısı 70 binin üstüne çıkmıştı. İzmir'deki Bulgar konsolosu, bu konuda şunları yazmaktaydı: «Kaçak bakımından
Sayfa 44 - uçurumun kenarında yıkık bir ülke -9·Kitabı okuyor
Türk Tarihi
“İyi ki varsın abi. Sen olmasaydın yine yaşardık düşe kalka ama sen bize yaşamanın bir yolunu gösterdin. Sen bize nasıl yaşanılır öğrettin. Senin hayatının yolunda olmasını kendi hayatımın devamından daha çok istiyorum.”