9/10
·68 syf.··
2026 1. kitabı
Son zamanlarda oxuduğum ən təsirli kitab idi deyə bilərəm. Başlamazdan əvvəl təsirlənəcəyimi bilirdim, amma bu qədərini mən də gözləmirdim. Əsərdə qınadığım, əsəb olduğum məqamlarda oldu, ağlamadığım hissələr isə (əsasən də sonda) demək olar olmadı. Qınamaq da demək olmaz, sadəcə bir qadının bu qədər çarəsiz, birini dəli-divanə olacaq qədər sevməsini həddən artıq hesab etdim. Hələ ki, sevdiyi insan onu heç yadında saxlama zəhmətinə belə girmirsə, onun sevgisindən bixəbərdisə..Lakin sevgisini illərlə qoruyub saxlaması, əsla bir dəfə də olsun sevdiği adamı günahlandırmaması çox təsirli idi. Son dəqiqələr yazdığı bu məktublarda, hisslərini ilk və son dəfə ifadə edərkən belə sevdiyi insana qarşı minnət duyurdu. Onun illər əvvəl hər hansı bir hərəkətindəki qüsuru yazarkən, dəfələrlə üzr istəyirdi. Onu haqsız hesab etmirdi, edə bilmirdi. Amma olan sadəcə ona, uşaqlığına, saf duyğularına və atasından xəbərsiz olan uşağına oldu. Ən təsirləndiyim məqamlardan biri budur. Uşaq anasıyla birgə atasının ad gününü hər il hər hansı bir bayram imiş kimi keçirdir. Amma həmin günün atasının ad günü olduğundan belə xəbərsizdi…Və əsərin sonuna gəlsək..onu deyə bilərəm ki, qədri bilinməyən hər şey bir gün yox olmağa məhkumdu. Qadının sevdiyi adam hər il ad günündə ona göndərilən güllərin kim tərəfindən göndərildiyini belə araşdırmağa tənəzzül etmir. Hətta məktubları bitirənə qədər, hər ad günündə gələn, mavi vazasında olan o güllərin bu səfərki yoxluğundan belə xəbərsizdi. Kitab 50 səhifə və axıcı olmasına rəğmən, təsiri böyük idi. Əsəri oxuyarkən mənə mini klassika kimi gəlmədi, bəlkə də, təsirindəndi bilmirəm. Odur ki, əsəri asanlıqla bir gündə bitirmək olar, lakin bağışladığı təəssürat olduqca qalıcıdı.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,9bin okunma
Katalin Sokağı
9/10
·208 syf.··
2026 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:41
Katalin Sokağı’nda başlayan komşuluk hikayesinin, üç ailenin ve bu ailelerin çocuklarının hayatını ve bazılarınınsa ölümünü nasıl etkilediğine ilişkin nitelikli bir kurgu. Kitapta bölümler arasında anlatıcı farklılaşabiliyor, bazen de anlatılan kişiler değişiyor. İlk bölümde 50. sayfaya kadar olan kısımda dikkatten kaçabilecek ancak önemli detaylar gizli. Bu kısmı okurken sayfaları tekrar okuma gereksinimi duydum ancak anlatılmak istenen şeyi kavradıktan sonra kalan kısım çok daha akıcıydı. Bir aşk hikayesinin zaman ve yaşananlar nedeniyle nasıl farklılaşabileceğini, aşkı yaşayan kişilerin de değişimiyle aynı kişiler arasında yaşanan aşkın iki farklı kimliğe bürünebileceğini gördüm. Bazen araya yıllar, başka eşler, o eşlerden doğan çocuklar girse de yaşanmamış, insanın içinde ukde kalan şeylerin eninde sonunda insanı bir girdap gibi içine çekebileceğini hissettim . Güzeldi, Macar Edebiyatını sevdirecek bir eser.
Duygu ve Düşünce
Katalin SokağıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2022811 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·59 syf.··
2026 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:33
Bilinmeyen Adanın Öyküsü, sadece bir oturuşta okunabilecek kadar kısa, ancak günlerce üzerine düşünülecek kadar derin bir modern klasiktir. Kendi içindeki "bilinmeyen adayı" aramaktan korkmayan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıttır. José Saramago' nun kendine has anlatım diliyle bizlere büyük dersler verdiği kısa kitapta derin felsefi ve alegorik anlamlar aktarılmış. insanın kendini arayışını, hayallerinin peşinden gitme cesaretini ve sistemle olan mücadelesi çok güzel işlenmiş.
1000Kitap
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202127bin okunma
9/10
·218 syf.·
2026 154. kitabı
Aşkın Simyası Mustafa Armağan Mustafa Armağan’ın Haziran 2026’da yayımlanan 50. ve son eseri "Aşkın Simyası", yazarın külliyatında apayrı bir yerde duruyor. 218 sayfalık bu çalışma, ne tam bir şehir ne de tam bir tarih kitabı, her ikisinden de beslenen özgün bir deneme kitabı... Ekseriyeti 3-5 sayfalık kısa ve akıcı denemelerden oluşan kitabı iki ana eksene ayırmak mümkün: İlki, ilahi aşk tasavvuru ve manevi rehberlerin izini süren kısım. İkincisi ise şehirler, mekânlar ve insan ilişkileri üzerinden inşa edilen o derin medeniyet ve yaşam tasavvuruydu. Kitabın dili o kadar duru ve sürükleyici ki, elimden bırakamadan 24 saat bile geçmeden bir solukta bitirdim. Metinler arası geçişler ve üsluptaki aşinalık, okuru yormadan, dingin ve keyifli bir tefekkür yolculuğuna çıkarıyor. Eserde özellikle Mevlânâ ile Muhammed İkbal arasındaki asırlık manevi bağın ve köprünün işlenişini çok başarılı buldum. Bununla birlikte yer yer Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ne ve Risale-i Nur’a yapılan ufuk açıcı atıflar ile alıntılar metne harika bir ruh katmıştı. Genel hatlarıyla çok keyif alarak okuduğum ve beğendiğim bir kitap oldu. Belki bazı temalar ve felsefi arka plan bir parça daha derinleştirilebilirdi lakin bu haliyle de kalbe ve zihne dokunan bir eser olmuş...
Edebiyat
Aşkın SimyasıMustafa Armağan · İnsan Yayınları · 20261 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 27. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:43
Çoğumuzun Evrim Ağacı platformu yoluyla tanıdığı Çağrı Mert Bakırcı'nın bilimi kitlelere ulaştırma arzusu taşıyan eserlerinden birisi bu kitap. Evrim ve evrim teorisini anlayabilmek adına giriş-101 olarak okunabilecek, yaygın sorulara anlaşılır cevaplar veren ve bu konudaki okumaları ileri aşamalara taşımayı da salık veren bir eser. Bir doğa yasası olan evrimi tabii ki tarihsel bağlamı ve biyolojik temelleri başta olmak üzere, eğitim, toplumsal yaşam, akademi ve insanın kendini bilme felsefesi üzerinden sade şekilde metine aktarıyor. Tavsiye olunur. "Bu kitap, tüm bunları tek bir celsede başarabilme iddiasında elbette değildir. Ancak konuların ele alınış biçimi ve sorulan sorulara lafı dolandırmaksızın, net cevapların verilmeye çalışılmış olmasının, bu konudaki bilimsel gerçeklerin halka aktarılması ve daha geniş çevrelerce anlaşılması konusunda önem arz edeceğini umuyorum." S.260
50 Soruda EvrimÇağrı Mert Bakırcı · Bilim ve Gelecek · 2020504 okunma
Spoiler
7/10
·309 syf.··
2026 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:35
yani ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. olaylar açığa çıkmaya başladığı andan itibaren zihnim koskoca bir toz bulutuna döndü. en baştan başlayayım en iyisi. kitabın büyüm bir ters köşe içeren bir gerilim kitabı olduğunu biliyordum. açıkçası gerilim kısmı bana pek geçti diyemem. ama bu kitabın başka hangi tür olduğunu söylerdim onu da bilemiyorum. 300 sayfa olmasına rağmen gerçekten upuzun bir kitap okumuşum gibi hissettim. yazarın, psikoterapistin hem kendi hayatını hem de alicianın hayatını bu kadar detaylı vermesinden ikisi arasında bir bağlantı olacağını ve o bağlantının aldatan kişiler olacağını da tahmin ettim. açıkçası ben okurken theonun hayatı ve aliciayla olanlar paraleldir yani aynı zamanda gerçekleşiyordur diye düşünüyordum. bir noktada acaba kathynin aldattığı kişi gabriel mı diye düşündüğümde de zaman kavramı beni sorgulattı. theonun hayatında yaşananların 5 yıl öncesi olduğuna dair hiçbir iz, ipucu yoktu. dolayısıyla hikayenin böyle birleşmesini, iki hayatın birbiriyle bu kadar iç içe olmasını hiç beklemiyordum. Sanırım en sevdiğim kısım Artekris hikayesinin kitabın en başından sonuna bu kadar güzel işlenip bağlanmasıydı. gabrielin ölmesi için aliciayı seçtiği anda artekrisle bağlantı bana gerçek bir haz verdi. ama yazılışta güçlü olmayan kısımlar da vardı. kitapta ferçekler ortaya çıkana kadarki kısımda okuduğumuz theo ile ondan sonraki theo sanki birbirinden bambaşka iki insan. işk 200 250 sayfada okuduğumuz theonun gerçekten ona yardım etmek isteyen bir psikoterapist olmasından başka bir şey düşünmemizi gerektirecek hiçbir iz yoktu. yazar gerçekleri açıkladığı bölümden sonra theo her şeyi açık açık konuşup niyetini belli ederken ondan önceki sayfalardaki theo silinmiş gibiydi. yani sanki kitabın başkahramanı da nasıl biri olduğunu bizimle beraber öğrenmiş
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma