…
6. Bu olay grameri, "rizomatik mantığın" programını takip eder (R 1976). "Bu-luğun ne başı vardır ne sonu, ne çıkış ne de varış noktası, o her zaman orta(m)dadır. Noktalardan oluşmaz, sadece çizgilerden oluşur. Bu-luk, rizomdur" (MP 1980, s. 321). Bu-luk, gerçekliğin tüm aşamaları için geçerli olduğuna göre, bu-luğun metodolojik önemini "son derece incelikli bir topoloji"yi, "sis" veya "pus" türünden (a.g.e., s. 321) bir topolojiyi gerektiren (a.g.e., s. 474), kısacası, “pürüzsüz” mekânlara ait olan -formlaştırmayla parsellenmiş “pürtüklü” mekândan farklı olarak ve "noktalara veya nesnelere değil, bu-luklara, ilişki kümelerine (rüzgârlar, karın veya kumun dalgalanışları [...])" yerleşmiş olan düzenlemelerde tespit etmek daha da kolaydır (a.g.e., s. 474). Bu-luğun bilimsel modeli, "ayrık"tır, hilomorfik şemayı temellendiren değişmezin yasal ve yasalcı modeli olan "benzer" değildir. Ayrık, "göçebebilimde maddeformlardan ziyade madde-kuvvetlere gönderme yapan unsurdur." "Madde ile formun bileşimiyle olmuş 'nesneden' değil de olaylardan veya bu-luklardan bireyleşmeler” yaratır. “Bulanık özler, bu-luklardan başka bir şey değildir” (a.g.e., s. 458). Çoklukların teorik ve pratik mantığı, durağan olmayan “değişkenlerle," "harekette," "çeşitlemelerde” bileşime girer. Bu çeşitlemeler, iki ana başlık altında toplanabilir: farklı düzenlere ait uzay-zamansal tekillikler ve bu-luklar [...] ile bu tekilliklere ve operasyonlara tekabül eden, farklı düzenlere ait etkileniş nitelikleri veya ifade özellikleri" (a.g.e., s. 505). Öyleyse bu-luk, ölçü değil ritim işidir - tabii, eğer ölçüden verili, “kodlanmış” bir formu, ritimdense "homojen bir uzay-zamanda değil hete rojen bloklarla işleyeni" ve "yön değiştireni" anlıyorsak. Tüm bu-luklar "bir ortamdan diğerine geçişte oluşur" (a.g.e.,