Veda...
10/10
·496 syf.··
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:39
Hainin Mührü 3, serinin final kitabı olarak olayların iyice kızıştığı ve tüm sırların yavaş yavaş ortaya çıktığı bir kitaptı. Karakterler hem geçmişleriyle hem de karşılarına çıkan yeni tehlikelerle uğraşırken hikâye temposunu hiç düşürmeden akıp gidiyor. Aksiyon, gizem ve duygusal anlar da oldukça dengeli işlenmiş. Kısacası seri için gerçekten etkileyici bir final olmuş. Serinin bitmiş olmasına gerçekten üzüldüm. İlk kitaptan beri takip ettiğim karakterlere veda etmek hiç kolay olmadı. Özellikle bu kitapta daha önce çok dikkatimi çekmeyen bazı karakterleri daha çok sevdim ve gelişimlerini okumaktan büyük keyif aldım. Yazım dili her zamanki gibi çok iyiydi. Akıcı anlatımı sayesinde sayfalar su gibi aktı ve okurken hiç sıkılmadım. Olayların işlenişi, karakterlerin derinliği ve kurulan dünya beni serinin başından sonuna kadar içine çekmeyi başardı. Bence Hainin Mührü, çok fazla bilinmeyen ama kesinlikle daha fazla okunmayı hak eden bir seri. Bu seriyle tanıştığım için gerçekten mutluyum. Hem karakterleri hem de hikâyesiyle uzun süre aklımda kalacak serilerden biri oldu. Evren hakkında daha fazla kitabın gelmesini umuyorum Son olarak şu şekilde bitirmek istiyorum; Unutmayın biz Hiç değiliz ve hepimiz için asıl macera şimdi başlıyor. Övgü Deveci Safi Hainin Mührü 3 Övgü Deveci Safi
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202659 okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:38
St.James'in alcakları serisinin ikinci kitabında Feagan'nın çocuklarından şimdinin zengin kumarhane sahibi, zenginlik takıntılı, sosyetenin çay saatlerinin dedikodu konusu Jack Dodger ile dul Düşeş Olivia Lovingdon'un hikayesini okuyoruz. Merhum Dük Lovingdon vasiyetinde, oğlunun vasiliğini ve şahsı mal varlığını Jack'e bırakır. Dük ile fazla tanışıklığı olmayan Jack okunan vasiyet ile yüklü bir mal varlığına sahip olacak ama bilmediği şey küçük bir çocuğa nasıl vasilik yapacağıdır. Dul kalan Düşes Olivia ise okunan vasiyetle ölen kocasının niye oğlunun vasiliğini bu çapkın, kural tanımaz adama bıraktığını anlayamaz. Fakat oğlu Henry ile bu adamla aynı evi paylaşmak zorunda kalır. Ailesinin isteği ile evlenen Oliva çokta sıcak olmayan bir evliliğe sahip. Sorumluluk bilinci ile kendinden yaşça büyük biri ile sadece varis için yapılmış bir evlilik. Sevgisini yönlendirebildiği tek varlığı oğlu olan Olivia'nın bi vasilik yüzünden Jack ile bir çekişme halinde olması çok doğal. İlk görüşte Olivia'da Jack'in sevmediği tüm aristokrat özellikler mevcut. Bu yüzden zıtlaşmaları da kaçınılmaz. Fakat bu soğuk görüntünün altında Oliva çok farklı bir karakter. Kitap sinir bozucu bir şekilde başladı. Bir okur olarak ana kadın karakterlerle fazla empati kuruyorum. Bu yüzden de böyle hissetmiş olabilirim. Kocası ölen bir kadının, canından çok sevdiği oğlu için hiç tanımadığı ve adı çıkmış bir vasi tayin edildiğini öğrenmek sinir bozucuydu. Bir de o adamla aynı evde kalmak zorunda olması tüy dikmek gibiydi. Jack'in çocukluktan hatırladıkları çok trajik. Biz ilk kitapta başından geçenleri az çok biliyoruz. Annesi tarafından bir aristokrata satılması, orada başına gelenler, daha sonra hapiste başına gelenler çok trajik. Tüm bunlara rağmen kendini oradan çıkarması ve başına gelenlerin
Şeytanla AnlaşmaLorraine Heath · Arkadya Yayınları · 202625 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 11:19
Merhabalar Hayykitap dan çıkan Mecit Ömür Öztürk kaleminden Duayı Yeniden Keşfetmek kitabını sizlerle paylaşmak istedim bugün de. Yazarın daha öncede kitaplarını okumuştum. Kalemine yabancı değilim. Manevi yönden ruhsal arayış içinde hissettiğim zamanlarda duâlara sığınıyorum ben ve bu kitapta rehber niteliğinde günümü aydınlattı. Dua nedir? kitapta şu başlıklarla açiklama yapılmış. Fıtrat, ibadet, öğretmen, nişane, kurtuluş, teminat, tohum, hikmet, imtihan, istiğfar, adap, kabul, tedavi. Yaşama duayla yeniden tutunmak. Kitabın kapağını bitirip kapattığımda kendimi huzurlu hissettiğim ve ihtiyaç duyduğumda tekrar okumak istediğim kitaplardan biri oldu benim için.
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202688 okunma
8/10
·528 syf.··
2026 32. kitabı
•Bazen bazı kitaplar sana aşkı değil, birine tutunmakla birini sevmek arasındaki farkı anlatıyor. Aşka Düşüş benim için tam olarak böyle bir okuma oldu. •Melek yıllardır içinde taşıdığı bir duyguyla yaşıyor. Lise koridorlarında başlayıp büyüyen, defter sayfalarına dökülen, bir şehri geride bırakacak kadar yer eden bir his… Üniversitenin son yılında aldığı kararla İstanbul’a geliyor çünkü bazı insanlar aşkı yaşamaktan çok ona yaklaşmayı seçiyor. Ve Murat… Melek’in yıllardır uzaktan sevdiği çocuk. Ama bazen zihninde büyüttüğün insanla karşında duran kişi aynı olmuyor. •Kitap boyunca Melek’e ilk başta gerçekten üzüldüm. O sevgiyi yıllarca içinde taşıması, yazması, beklemesi, hiçbir karşılık beklemeden birini kalbinin merkezine koyması çok kırıcıydı. Ama sayfalar ilerledikçe içimdeki o üzülme hissi yerini yavaş yavaş kızgınlığa bıraktı. Çünkü bir yerden sonra Melek’i anlamayı bıraktım‍. Ve burada bana kızabilirsiniz ama ben gerçekten neredeyse her bölümde aynı şeyi söyledim: "Yeter artık Melek, şu Murat’ı bırak ve etrafına bir bak." •Çünkü mesele Murat’ın onu seçmemesi değildi. Mesele Melek’in kendisini seçmemesiydi‍. Bir insan seni tekrar tekrar aynı yerde bırakıyorsa, seni gerçekten görmüyorsa, sevgini alıp ne yapacağını bilemiyorsa neden hâlâ onun etrafında dönüyorsun? Her sessizliği umut sanması, her küçük ilgiyi büyütmesi, her hayal kırıklığından sonra yine aynı yere dönmesi beni bir noktadan sonra çok yordu. Bazen bir karaktere kızınca kızamazsın çünkü canı yanıyordur; ama Melek’e kızmamın sebebi canının yanması değil, kendi canını yakan yerde kalmayı seçmesiydi. •Murat… Sanırım kitapta en net olduğum konu buydu. Ben Murat’ı hiçbir noktada sevemedim. Bazı karakterleri sevmezsin ama anlarsın, bazılarını anlarsın ama affetmezsin. Ben Murat’ta onu da yaşayamadım.
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202635 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 26. kitabı
•Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda hikâye bitse bile hissettirdikleri sizinle kalmaya devam eder. 12’den Vurmak benim için tam olarak öyle bir kitaptı🩵. •Tommy’nin hayatının bir anda altüst oluşunu okumak gerçekten çok etkileyiciydi. Hayatını Amerikan futboluna adamış, geleceği herkes tarafından konuşulan birinin bir gecede her şeyden kopmak zorunda kalması… Öfkesini de çaresizliğini de çok gerçek hissettirdi bana. Güçlü durmaya çalışan bir karakterin içindeki kırgınlığı görmek bazı sahnelerde kalbimi ciddi anlamda burktu. •Mine ise uzun zamandır okuduğum en özel karakterlerden biriydi. Kendini görünmez olmaya alıştırmış bir kızın, yıllardır taşıdığı güvensizliklerle mücadele edişini okumak çok dokundu bana. İnsanların bakışlarından yorulmuş olması, sürekli kendini geri çekmesi ama buna rağmen içinde hâlâ sevgiye dair bir umut taşıması… Onu anlamamak mümkün değildi. •Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de albinizmin ele alınış biçimiydi. Çoğu zaman insanların sadece “farklı” olduğu için uzak durduğu, yanlış baktığı ya da anlamaya çalışmadığı bir durumun bu kadar incelikli anlatılması çok kıymetliydi. Mine’nin yaşadıkları sadece onun hikâyesi gibi hissettirmedi; insanların bir bakışıyla bile başka birinin içinde nasıl yaralar bırakabildiğini düşündürdü bana. Bazı satırlarda sadece okumadım, gerçekten durup hissettim. •Tommy ve Mine’ın ilişkisi de tam sevdiğim gibiydi. Büyük laflardan çok küçük anlarla büyüyen, birbirini anlamaya çalışan iki insanın hikâyesiydi bu. Birbirlerine yaklaşırkenki çekingenlikleri, o yavaş yavaş oluşan bağ… O kadar doğal ve huzurluydu ki okurken istemsizce gülümsedim birçok yerde. •Ve şunu da söylemeden geçemeyeceğim… Yabancı yazarlarda görmeye alıştığımız o spor romantizmi atmosferini, bu kadar güçlü duygularla bir
12’den VurmakTuğçe Aksal · Parola Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 103. kitabı
Meral Akman Birben Eseri elime ilk aldığımda beni kapağında yazan ”Unutmanın Kıyısında Bir Kadın”yazısı kendine çekti.İnanıyorum ki bu eser,okuyan herkesin yüreğine dokunacak ve ömrümce unutamayacak. Unutmanın kıyısında olan bu kadın,bir zamanlar uzun,sarı lepiska saçlara sahip olan Birben di.En büyük hayali balerin olmaktı ama annesi asla balerin olmasına izin vermedi.Pilot olan babası balerin olmasına olumlu yaklaşsa da evin huzuru kaçmaması için ikinci evliliğini yaptığı eşinin dominant tavırlarına hayır diyemedi ve kızının yanında olamadı. Bu olay Birben in yüreğinde derin yaralar açtı ve genc yaşta görücü usulü evlendi Evlendiğinde mahallenin en popüler kızıydı.Moda tasarım okuyan Birben muazzam elbiseler çiziyordu.Hemen hamile kalan Birben e,maddi sıkıntı yaşayan damatlarina destek olmak icin ailesi en işlek caddede kızlarına giyim mağazası açtı.Kocası Rıfat,bekarken işlediği suçtan hüküm giyince Birben kucağında çocuğuyla yıkıldı.Eşinin serbest kalmasına cok sevinen Birben in sevgisi kocasını evde tutmaya yetmedi.Anne ve baba sevgisinden yoksun büyüyen Rıfat,sevgisini gösteremeyen,kadınlara sevgi göstermenin acizlik olduğunu kabul eden zavallı biriydi.Uğradığı şiddetlere dayanamayan Birben,Rıfat tan ayrıldı ama sonra da istediği mutluluğu elde edemedi İnsanın çocuklukta aldığı derin yaralar,ömür boyu onunla birlikte yolculuk ediyor arkadaşlar.Bir sahil kasabasında huzurla yaşlanmayı hayal eden Birben,demans hastalığına yakalandığını öğrendiği anda geçmişini unutmadan not almaya başladı.Oğluna yük olmamak icin ömrünün son dönemini huzurevinde herseyi zamanla unuturak yaşamayı seçti.Bu seçim beni üzdü Yazarın psikolojik tahlilleri güçlü ve akıcıydı.Psikoloji ve kişisel farkındalık adına kaleme alınan bu eserde çocukluk travmalarına ve aile bağlarına konuk
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202620 okunma