İli Irmağı Kazakistan'ın Almatı şehrinin kuzey ve kuzeybatısında bulunan İli Irmağı çeşitli kollara ayrılarak Balkaş Gölü'ne dökülür. Göle yakınlaştığında farklı kollara ayrılarak aktığı için Yedi Su diye de anılır (Kazakça: Jedi Su/Rusça: Semireçye). Bu havza, yani Güney- doğu Kazakistan, çok verimli topraklara ve zengin otlaklara sahip- tir. Bol otlu alanlar bulunduğu için her devirde çok sayıda insanın hayatını sürdürmesine imkân sağlamıştır. Oradan çıkarılan arkeo- lojik eserlerden dolayı bölgenin önemi milattan önceki devirlerde de görülür. Ama asıl önemini Gök Türkler zamanında kazandığı görülmektedir (542-745). Batı Gök Türk Kağanlığı'nın 630 yı- lında çöküşünden sonra hanedana mensup beylerin çoğu Çin'e sığınmıştı. Bunun üzerine başsız kalan Türk boyları bu ırmak et- rafında toplanarak büyük bir kurultay düzenlediler (634/635). Kurultay sonucunda aralarında anlaşıp yeniden örgütlenerek 10 boya bölündüler.
Sayfa 25 - Kronik kitap·Kitabı okudu
MÖ 1200 yılına tarihlenen bir yazıtta Mısır Firavunu Merneptah'ın Libyalılara karşı verdiği savaşın sonucu açıklanır: 6 adet Libyalı general penisi, 6359 Libyalı asker penisi, 222 Sicilyalı asker penisi, 542 Etrüsklü asker penisi ve 6.111 Yunan askeri penisi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
CEMİL MERİÇ HOCA'YLA KONUŞMA¹ SORU: “Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim” diyorsunuz. Okuyucularımıza sizi bu cümlenizle takdim etmek isterdik, muvafık buluyor musunuz? CEVAP: Şeref telakki ederim. Yalnız hemen ekleyeyim, bu bir iddia değil bir temenni. Bölünen bir tarihi birleştirmek münzevi bir yazarın harcı mı? Bu, bir neslin, daha doğrusu nesillerin işi. “Yaşayan bir toplum, kökü mazide olan ati- ((Dipnot) “Cemil Meriç’le Sohbet” başlığı ile 13-14 Mart 1979 tarihli Son Havadis gazetesinde yayımlanan bir röportaj. Röportajın, Şeref Oğuz imzalı “Takdim” yazısı şöyle: “Son yıllarda kültür ve sanat dünyamızda en geniş alâka gören muharrir kimdir diye sorulsa, Cemil Meriç cevabını vermek herhalde en doğrusu olur. Düşünce alanımızda alelaceleciliğin, durgunluğun hâkim olduğu bir sırada, en fazla muhtaç olunan, gerçek aydın olarak zuhur eden üstad, cemiyetimizin içinde bulunduğu derin, çok yönlü ve karanlık buhranı halis tefekkür projektörüne tâbi tutuyor. Bilhassa son kitapları, millet olarak şikâyetlerimizin temel sebeplerine ve çarelerine dair en sıhhatli, en samimi objektif tespitler ihtiva etmekte, deneme türünün Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en ileri örneğini vermektedir. Son Havadis, günümüzün can alıcı bahisleri üzerinde değerli görüşlerini almak üzere Cemil Meriç’i evinde ziyaret etti. Aşağıda suallerimizi ve muhterem hocamızın verdiği cevapları bulacaksınız”.) Sayfa: 535 dir”. Medeniyetlerin anahtarı: Birikim. Tekâmül de inkılâp da kemiyetten keyfiyete geçiştir. İnsanı insan, milleti millet yapan: Hafıza. Biz hafızamızı kaybettik. Düşünce, bütünü kucaklamak, dünü yarına bağlamak. Olanı bilmeden olacağı fethedebilir miyiz? Sıhhatli toplumlar kendileri kalarak değişenlerdir. İçtimaî uzviyet iki zıt kanuna uyarak
Sayfa 535 - İletişim yayınları 9.baskı·Kitabı okudu
Resmi devlet adı olarak ilk defa Gök Türk Devleti (542-745) tarafından kullanılan Türk kelimesinin bundan önce Törük veya Türük şekilleriyle kullanıldığı ve VI-VIII. yüzyıllardan sonra Türk haline dönüştüğü kabul edilmektedir.
Sayfa 11
Alıntı
Sevdiği kızı alamayınca erkekler
542 yılı civarında Kuzey Çin'e akın yapabilen Gök Türkler, 545'te Çin'deki Batı Wei Devleti'yle ilk resmî ilişkiyi kurdular. Arkasından Bumın liderliğinde Töles boylarını kendilerine bağlayıp hem askerî açıdan hem de nüfusça güçlerini artırdılar. Kendine güvenen Bumin, vassalı olduğu Juan-juan hükümdarının kızıyla evlenmek istedi. Ancak, teklifi hakaretle reddedilince ani bir hücumla Juan-juanların devletini yıktı. Yerine bağımsız Gök Türk Devleti kuruldu (552). Il Kağan unvanını alan Bumin, kuruluşun ilk yılında ölünce yerine büyük oğlu Kara tahta geçti. O devleti büyütmeye çalışsa da 553'te ölümü üzerine kardeşi Mukan, Gök Türk Devleti tahtına oturdu.
Sayfa 24 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
Türklerin Tarihinin Derin Temelleri
Türk adı 542 yılında tarih sahnesinde yer alan, 552'de bağımsızlığını ilan eden Gök Türk (Kök-Türk) Devleti'yle resmî bir kimlik kazanmıştır. Aslında bu devletin adı Gök (Kök) Türk değil Türk idi ve bazen yazıtlarda iki heceli Türük şeklinde yazılıyordu. Moğolistan'da kurulan Türk adlı devlet kısa zamanda bütün Orta Asya'yı, Kuzey Çin'i, hatta Tibet'i hâkimiyeti altına almıştı. Arkasından Kore'den Karadeniz'e kadar Kafkasların ku- zeyini, hatta Kuzey Afganistan'ı kendine bağladı. Böylece hem doğu kaynaklarında (Çin, Tibet, Kore) hem batı kaynaklarında (Bizans) Türk Devleti adıyla geniş yer edindiği gibi Orta Asya Türkiye diye anılmaya başladı.
Sayfa 15 - Kronik Kitap, Gök (Kök)Türk·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma