Kara Ölüm İncelemesi
7/10
·281 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 08:44
İnsanlık dünyada var olduğundan beri büyük felaketler yaşamıştır; depremler, seller, savaşlar, yangınlar ve tabi ki salgınlar. Özellikle Kara Ölüm olarak anılan hıyarcıklı veba salgını Avrupa nüfusunu büyük miktarda düşürmüştür. Biline ilk pandemi Jüstinyen Vebası olarak da adlandırılan 541-542 yılları arasında görülen salgındır. Kitabın konusu ise 2. Büyük veba salgını olan 1347 – 1353 yılları arası olan dönemdir. Tesadüfe bakın ki bu salgın da Çin kaynaklıdır. Biz sadece Avrupa’ya etkilerini biliyoruz ancak Çin’de bu salgın sonrası nüfus ¼ oranında azalmıştır. Bir dizi ekolojik bozulma sonrası bu salgının ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Salgının Avrupa’ya gelişi ise bir nevi biyolojik silah olarak altın Ordu tarafından Cenevizlilere karşı kullanılması sonrası sıçramıştır. Çin’den gelen ticaret kervanları vasıtasıyla hastalık Kırım’a gelmiş, 85.000 kişinin ölümüne sebep olmuştur. O sıralarda Cenevizliler’e ait bir kaleyi kuşatan Altın Ordu hanı Canibeg, hastalıktan ölen insanları mancınıkla kale içine göndermiş bu şekilde hastalığı Cenevizli askerlere bulaştırmış, Cenevizli askerler de İtalya’ya döndüklerinde hastalığı Avrupa’ya getirmişlerdir. İtalya bu sebeple Kara Ölüm’den en çok etkilenen bölgelerdendir. Nüfus epey azalmış, sosyal düzen tamamen değişmiştir. Hastalığın İtalya’dan diğer Avrupa ülkelerine sıçraması uzun sürmemiştir. Kitapta özellikle İngiltere’ye olan etkileri incelenmiş. Kitap yalnızca demografik etkileri değil ekonomik ve sosyal etkileri de içermektedir. Zira azalan nüfus sonrası işçi ücretleri epey artmış buna mukabil kral ve soylular birtakım kanunlar çıkartma gereği hissetmişlerdir. Amaçları ücretleri pandemi öncesi düzeye çekmektir. Ancak buna karşı çıkan işçi ve köylüler orta çağın ilk hak arama eylemlerini başlattıkları söylenebilir.
Tarih-Araştırma
Kara ÖlümTolgahan Karaimamoğlu · Kronik Kitap · 202233 okunma
Bu seri abartıldığı kadar varmış
8/10
·647 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Sis ve öfke sarayı Y-Sarah J Maas Dex Yayınları Fantastik Tek karakter anlatımı 15 yaş üzeri 647 Sayfa Puanım 8 İkinci kitap güzel başlamasına rağmen ortalarda uzatılmış gibi hissettirdi. Sürekli yapılması gereken görevlerle karakterler bir yerlere sürüklendi bu da duygulardan uzaklaştırdı. Fakat son 200 sayfada yazar sürükleyici gelişmelerle olayları toparladı. Okurken aldığım notlar: 33 sayfa Ianthe karakterini sevmedim. 46 Tamlin ile olmak Feyre'ye iyi gelmiyor, keşke evlenmeseler. 51 sayfada Rhysand'ın gelmesiyle çoook sevinen bir ben varım. 95 salaksın Feyre. 161 sayfa Feyre sen nasıl salak biri oldun böyle. Rhysand'ın gizlediği için zarar görmeyen şehrinde yaşayıp o şehri kıskanıyor resmen. 281 Rhysand ve Feyre bölümleri okumak çok keyifli 368 konuşan kitap gerginliği diyorum efendim çok fenasal birşey.. 480 sayfa Feyre'den beklediğim hareketler sonunda gerçekleşiyor. 514 oha! İşte bunu tahmin ediyordum.
1000Kitap
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,681 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Füsun “aşk mıydı takıntı mı?”
7/10
·524 syf.··
2025 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 12:06
Kemal ve Füsun’un, Kemal’in ona duyduğu yoğun takıntılı aşk sonrası açığa çıkan cinsel aşkın bastırılma, yaşanma ve hayatlarının akışını değiştirme aşamalarını Kemal’in gözünden, onun diğerleriyle olan ilişkileriyle birlikte, uzun cümlelerle tartışılan bekâret sorunu da fazlasıyla yer kaplıyor. Aşk, evlilik, arkadaşlık, aile ve mutluluk hakında Nişantaşı’nın yeni zengin burjuva sınıfı insanlarının, 1975’den 1990’ların ilerleyen yıllarına kadar olan yaşamlarını, çarpıcı İstanbul tasvirleri ile gözünüzde dönemini yaşatıyor Orhan Pamuk . Kemal’in bakış açısı ve anlatılması ile olayları sadece tek pencereden görebiliyoruz. Bu romanı kısa bir inceleme içinde özetlemeye ve değerlendirme çalışmakta oldukça zorlanıyorum. Kitabı beğenip beğenmemeniz sadece hikayeye bağlı değil, hisleriniz ve yaşanmışlıklarınızda fazlasıyla etkili olacaktır. Satır aralarını ve alt metni okumanızda etkili olacaktır. Birazda hisler ve satır araları ile ilgili devam etmek istiyorum. Gizemden-esrardan, aşka, hayal kırıklığına, umuda, çaresizliğe ve hırsa, tüm hisleri içimizde hissedeceğimiz şekilde kelimelere dökmüş Orhan Pamuk. Kemal karakteri çok gerçekçi ve hissettiği duygu durumları okuyucuya geçiyor; * Orda olmadığını bildiği halde (Sevdiğinin) onu hatırlatıp acı çektiren silüetler. * Zamanında yapmak istediklerini (birlikteyken sevdiği ile) neden bunuda yapmadım keşke yapsaydım yaşasaydık pişmanlığı. Yaşamındayken kıymetini bilemediğini fark ettiği anının acısı. * Karnında ağrı ile yaşayanlar Kemal’in ağrılarıyla kendi ağrılarını hatırlıyor olacaksınız. * Bir yerde olup mutlu olsan bile eksik ve huzursuz olmak * Her şeye sahip olup , hiç bir şeyinin olmaması hissi. * Kendini kandıranlar iyi bilir insan kendini çok güzel kandırır. * Kendi duygularına değil de,başkalarının ne diyeceğine
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Erken Türk Tarihi
10/10
·272 syf.··
2025 77. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 09:16
1. Giriş: "Türk" Adı Nereden Geliyor? Tarihin derinliklerinde, Avrasya bozkırlarında at koşturan ve güçlü imparatorluklar kuran bir halkın adıyla yolculuğumuza başlıyoruz: Türkler. Peki, tarihte ilk defa ne zaman ve ne anlamda karşımıza çıkan bu isim, günümüze dek nasıl bir anlam evriminden geçmiştir? Bu sorunun cevabı, onların siyasi ve kültürel kimliklerinin de bir özetini sunar. "Türk" adı, tarihi kayıtlarda ilk olarak MS 542 yılında Çin kaynaklarında belirgin bir şekilde yer alır. Ancak Türklerin kendi dilleriyle bıraktıkları en önemli miras olan Göktürk Yazıtları'nda bu isim "Türk" veya "Türük" olarak geçer. Kelimenin kökeni (etimolojisi) üzerine tarihçiler ve dilbilimciler tarafından çeşitli görüşler öne sürülmüştür: * Türkçedeki "türemek" fiilinden geldiği, * "Miğfer" anlamına geldiği (Çin kaynaklarındaki bir benzetmeden yola çıkarak), * İnsanın "olgunluk çağı"nı ifade ettiği. Bu görüşler arasında bilim dünyasında en yaygın kabul gören ve Göktürk Yazıtları'nın ruhuyla da örtüşen anlam, kelimenin "güçlü, kuvvetli" demek olduğudur. Başlangıçta sadece Göktürk Kağanlığı'nı kuran yönetici Aşına hanedanını niteleyen bu sıfat, zamanla siyasi bir kimliğe bürünmüş ve kağanlığa bağlı tüm halkları kapsayan bir üst kimlik haline gelmiştir. Etimolojik Anlam: "Güçlü, kuvvetli" anlamı en yaygın kabul görendir. Siyasi Anlam: Başlangıçta yönetici Aşına ailesini, sonrasında ise Göktürk Kağanlığı'na bağlı tüm halkları kapsayan bir kimlik haline gelmiştir. İlk Kayıt Tarihi kayıtlarda ilk olarak MS 542'de Çin kaynaklarında görülmüştür. Bu güçlü halkın kimliğini anladıktan sonra, onların karakterini ve yaşam tarzını şekillendiren coğrafyaya, yani anayurtlarına göz atalım. **2. Anayurt: Bozkırların
Tarih
İlk Türkler Bozkırdan Dünyaya YayılanlarAhmet Taşağıl · Kronik Kitap · 0361 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
2025 17. kitabı
Okul kütüphanesinde görünce heyecanla alıp başladığım bir kitaptı. Çanakkale savaşını anlatan bir kitabı beğenmeme ihtimalim olamaz diye okudum ama… Kitapta yüzlerce karakter var ve bir süre sonra takip etmek güçleşiyor. Ama bundan daha önemlisi 542 sayfalık kitapta Atatürk’ten sadece 3 kez bahsedilmiş olması. Atatürk Çannakkale’ye yarbay olarak gitti ve burada rütbesi albaylığa yükseldi. Tabi ki, cephede çok kıymetli orgeneraller Mareşaller var. Esat Paşa, Vehib Paşa çok önemli komutanlarımız. Alman general Liman Von Sanders var. Ama kimse kusura bakmasın Atatürksüz bir Çanakkale de olamaz. Onu dünyaya tanıtan, kurtuluş savaşının lideri olmasını sağlayan, Türkleri etrafında birleştiren cephe bu cephedir. Kitap boyunca gönüllü medrese öğrencileri, gencecik talebeler, Anadolu’dan gelen cefakar onbaşılar, Çavuşlar, geride kalan kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Herkesi okudum satır satır Mustafa Kemal’i aradım. Yine de kitap uzun bir araştırma sonucunda yazılmış. Anektodlar alıntılar iyi bir çalışmanın ürünü. Dili güzel. Keşke içinde daha çok Atatürk’ü bulsaydım. O zaman dönüp dönüp okuyacağım bir kitap olurdu. Neyse şu negatif duygularım geçince bu yazarın başka bir kitabını sırf merak tan tekrar okuyacağım. Ama uzun bir zaman sonra!!
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Yayınları · 19992,084 okunma
Hürriyet Kahramanı Ohrili Eyüp Sabri (Akgöl)
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
dönemlerinde yaşayan, yolu Askeri Rüştiye ve Askeri İdadi’den geçen insanların yaşam hikâyeleri incelendiğinde göze çarpan önemli ortak noktalar vardır. Balkan kökenli ya da yolu bir şekilde Balkanlarla kesişen bu isimler, barut fıçısı olarak da tabir edilen bölgeyi yakından görmüş, tanımış ve içinde yaşamışlardır. Gördükleri karşısında aksiyon almanın elzem olduğunu, aksi takdirde bağ kurdukları toprakların elden çıkacağını görmüşlerdir. Muhalif kanadın bir kısmının Balkanlar’da yaşananlar anlaşılmadan ve Balkanlar okunmadan anlaşılması mümkün değildir aksi takdirde yapılan okumalar ve çıkarılan sonuçlar ayakları yere basmayan tarihi gerçeklerle örtüşmeyen okumalar olacaktır. Sadece muhaliflik üzerinden ve padişaha karşı muhalefet etme amacından yola çıkarak yapılan okumalar, çıkarımlar olsa olsa güncel siyasete meze olmaktan öteye geçmeyecektir. Bu tarih okumaları aynı zamanda okuru anakronizme sürükleyecektir. Ayakları yere basan okumalar ve bütüncül bakış açıları sayesinde yapılan çıkarımlara daha çok ihtiyacımız vardır. Güncel siyasette konuşulan yahut muhalif çıkarım yapanların da bu hataya sık sık düştükleri görülmektedir. Her devir kendi dinamikleri ve koşulları içerisinde okumaya tabi tutulmalı ve değerlendirilmelidir. Okuma yaparken öncelikle meselenin genel çerçevesini çizecek eserlere ağırlık verilmeli, dönem ve konu hakkında genel çerçeve oturduktan sonra hatırat, biyografi eserleri ile duvarlar sağlamlaştırılmalı, tahkim edilmeli açıklar kapatılmalı, okumalar derinleştirilmelidir. Son zamanlarda, bazı dönemlerde çok yoğun, bazı dönemlerde ise hafif yoğun bir şekilde İttihat ve Terakki Cemiyeti gündeme gelmektedir. İTC’nin gündeme gelişi kendi tarihsel bağlamından ziyade gündeme -amiyane bir tabirle ve üzülerek söylemek isterim ki- meze olarak
Tarih
İttihatçıların Kara KutusuTalha Burak Ünlü · Timaş Yayınları · 20255 okunma