Konya ovası ve göller yöresi yeni taş çağı yerleşimlerine son veren büyük yangından sonra, genel olarak bakır-taş çağına girildiği kabul edilir.(Kalkolitik; Khalkos= bakır, Lithos= taş Sözcüklerinden türetilmiştir)M.Ö. 6. Bin yılın ilk yarısı ile 7. Bin yılın sonları arasına tarihlenen bu çağın en önde gelen özelliği önceki dönemin taş aletlerinin yerini bakır aletlerin alması, döküm tekniğinin gelişmesi ve boya bezemeli Çanak çömleklerin çoğalmasıdır. Bu dönem “ erken” ve “ geç” olmak üzere iki ana bölümde incelenir.
Tarımda gerçekleştirilen yeniliklerle elde edilen büyük artış, sosyal yapıyı etkiledi. Hem batı Anadolu’da hem güneydoğu Anadolu’da tarım, kentleşmenin temellerini hazırlayan birikime ulaştı. Tarımın yanı sıra ikinci önemli etken de, çeşitli göçlerle gelen yeni kültürlerdir. Komşu ülkelerle yapılan ticaret, Anadolu’da yeni merkezlerin kurulmasına neden oluyordu. Bu çağda Anadolu’da ya da önemli bir parçasını kapsayan kesiminde homojen bir kültürden söz etmeye olanak yoktur.
AVRUPA'YA TAŞINAN KİTAPLAR VE YENİ/MODERN KÜTÜPHANELER
"Kaybolan Kitaplar" başlıklı birinci bölümde ele alınan yan meselelerden biri Mısır'dan, Suriye bölgesinden, Irak'tan birçok kıymetli yazmanın satın alma, rüşvet vererek kaçırma ve çalma yoluyla Avrupa kütüphanelerine taşınması konusudur (age, s. 27-59). XIX. yüzyılda bu kitap trafiğinin artmasının sebepleri arasında doğrudan işgal ve istilâlar, İslâm dünyasının siyasî ve iktisadi olarak zayıflaması, vakıf kütüphanelerin bulunduğu külliye, medrese, tekke ve camilerin vakıf gelirleri ve idare bakımından gerilemesi gibi umumi sebepler yanında oryantalistlerin, kitap koleksiyonerlerin, büyükelçiliklerdeki özel görevlilerin, misyonerlerin, tüccarların programlı çabalarının da ciddi bir yeri vardır. (Aynı dönemde İstanbul başta olmak üzere büyük Osmanlı şehirlerinde de benzer bir kitap trafiği olmuştur). Meşhur oryantalist Goldziher'in 1874 yılındaki ifadeleriyle, "Avrupalıların bilgi açlığı ve bunun için yüklü miktarda para harcamaları sayesinde, Arap filolojisinin ve İslâm dini kaynaklarının en eski ve en önemli olanları kendi vatanlarından alınarak, son yıllarda bu çalışmaların yeni durağı olan Avrupa'ya taşındı”.
6 Yazar ilk kitap yağmasının Napolyon'un 1798 Mısır'ı işgali sırasında yanında olan oryantalistler tarafından yapıldığına işaret ediyor ve örnekler veriyor. age, s. 31 vd."s.63
Eş'ari kelâmcısı Bâkıllâni'nin (6. 403/1013) şu ifadeleri önemlidir: “Allah'ın bütün kullarına farz kıldığı ilk şey O'nun delilleri (âyet) üzerinde düşünmedir (nazar). Çünkü şanı yüce olan Allah, zaruretle ve hisler yoluyla müşahede ile değil, ancak güç yetirdiklerine (makdurat) itibar, kudretinin eserleri ve rububiyetinin göstergeleri üzerine istidlal ile bilinebilir.
Nice demdir ruhun şem'ine bir pervânedir gönlüm
Seni görüp sevelden bî-akl ü dîvânedir gönlüm
Benim aşkım ne Kaysa benzer ey dilber ne Ferhâda
Unutuldu geçen Mecnün yeni Mecnündur gönlüm
Peygamber Efendimiz için yazdığı bir şiirinde O'nu cihanı aydınlatan bir aya bezetir ve mahşer gününde günahkârların imdadına yetişerek ihsan edeceği büyük şefaati hatırlatır:
Eflâki kıldı pür-ziyâ
Mâh-1 Resûl-i kibriyâ
Okunsa yer yer yeridür
Na'at-1 Resûl-i müctebâ
Dillerde kalmasa elem
Olsa gönülden gam cüdâ
Mâh-t rebía irmişiz
Sâg u selâmet Fârisâ
Âsilere mesned olur
Ol şâh-1 dîn rûz-1 cezâ
Ana salât ü hem selâm
Kıldı bize bunca atâ