Puan vermedi·200 syf.··
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:31
الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته. Çok kıymetli bir hocanın tavsiyesi üzerine alıp okuduğum bir kitap. Açıkçası hocanın tavsiyesiyle zaten güzel bir kitap olacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum. Gerçek Bir Talebe Olma Yolunda Dökülen Terler! Normalde taş çatlasa iki günde bitecek bir kitapken, vallahi bitsin istemedim. Bazı sayfalarına tekrar tekrar döndüm. Alıntılar konusunda kendimi tutamadım; bu yüzden biraz spoiler vermiş olabilirim. Daha fazla vermemek için de artık az konuşacağım (başarabilirsem). Kitabın üslubu, tarihine yakışır bir şekilde seçilmiş. Gerçekten okuyor gibi değil, adeta izliyor gibi hissettim kendimi. Hatta birçok yerde ciddi anlamda heyecanlandım :) Fakat bu heyecanın ötesinde, bana birçok şeyi sorgulattı. Özellikle nimetlere karşı şükrümü ne kadar eda edebildiğim sorusu zihnime ağır bir şekilde düştü. İster istemez her okuyucuya şu soruyu sorduruyor: “Sen, zamanının sultanı, padişahısın. Asırlar önce sultanların ve padişahların ulaşamadığı nimet ve imkânlara sahipsin. Peki ömrünün baharını nerede harcadın?” Bu soru, beyne inen bir balyoz gibi insanın üzerine çöküyor. “61 yaşındaki birinin olgunluğu, düşünce tarzı, azmi ve çalışkanlığı karşısında hayâ edip saygı duyacağı 16 yaşında bir ravi.” Ben daha çok konuşurum ama burada keseyim. Kitap not alınmadan okunacak bir kitap değil. Notlar alarak istifade edilecek bir kitap. Hâlâ kafamda ravinin kim olduğuna dair birkaç ihtimal var :) Sonunu hiç böyle beklemiyordum; hem duygulandım hem de çok şaşırdım.. Allah ona rahmet etsin. Yazarın kalemine sağlık وآخر دعوانا أن الحمد لله رب العالمين "Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir."
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021881 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:27
Esme, ailesi tarafından tam 61 yıl boyunca bir akıl hastanesine tıkılıyor. Neden mi? Sadece toplumsal kalıplara uyum sağlamadığı, düşündüğünü söylediği ve herkes gibi olmadığı için.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,028 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
yorulduk be usta
Puan vermedi·192 syf.··
2026 43. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:58
Evet çok yorucuydu okumak. Kitapta olaylar karakterlerin ağzından anlatılmış fakat anlatan kişi bir anda cümleyi yarıda kesiyor ve başka bir karakter alakasız saçma sapan bir cümleyle bişeyler söylüyor ve kim olduğunu anlamıyorsunuz bile. Zaman atlaması da cabası. 1930 da mıyız günümüzde miyiz, kim konuşuyor hangi konuyu anlatıyor anlamaya çalışırken bari cümleni tamamla be kadın aman öfff. Yazar farklı bir teknik denemek istemiş de gerek var mıydı buna gerçekten? Oysa ki konusu son derece ilgi çekici ve güzelken.. Neyse olan olmuş okuduk bitti :) Özgür ruhlu kadınların fazlasıyla göze battığı ve toplumdan dışlandığı yıllar, kızlarını akıl hastanesine kapatıp, 61 yıl boyunca o kız hiç yaşamamış gibi hayatlarına bu sırla devam edebilen manyak bir aile, bu aileden geriye kalan üyeler, olaylar olaylar. Her ne kadar okurken yazım tekniğinden nefret etmiş olsam da kitap güzeldi konu farklıydı, dili akıcıydı, sonunu merak ettirdi.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,028 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2018 106. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 00:00
Ajandam der ki, ilk kitap olan #birsonrakihayatımız 2017 yılında okuduğum 61.kitapmış ve aslında kendilerinden pek hoşlanmamışım. Hatta reenkarnasyona ilgi duyanlara tavsiye etmişim. Çünkü katakterlerimiz her y.y.da bir dünyayı kurtarmak için bir araya geliyorlarmış. Farklı şekillerde karşılaşıp birbirlerine aşık oluyor ve önemli olaylara imza atıyorlarmış. Bu kitapta ise karakterlerimizin kızı Clove, zaman makinesinden bahsedince dikkatimi çekmeyi başardı. Tek sorun, yolculuk sırasında çıkan radyasyona her hangi bir canlının dayanamaması. Küçücük bir sorun yani. Geri kalanında beynim yandığı için, sizinkileri de birazcık yakmaya karar verdim. Zamanda yolculuk yapabildiğizi düşünün. 1700'ler ya da 2300 ler gibi düşünün ama daha az değil. Bu tarihlere gitmekle kalmıyor, bilerek ya da bilmeyerek tarihi olayları değiştirebildiğinizi de düşünün. Geçmişten gününüze geldiğinizde evinizi, ailenizi, ülkenizi yerinde bulamayın, mesela işgal altında olun. Ya da gelecekten günümüze gelin, misal çocuğunuz 20 yaşındayken siz daha yeni doğum yapmış olun hatta geçmişe gidip öyle bir şey yapın ki günümüze geldiğinizde siz olmayın yavaş yavaş silikleşip yok olun ya da ne bilim önemli tarihleri değiştirmek için ailenizi sürekli geçmişe götürüp onlara rol verin. Daha olmadı siz bu günde kalın, gelecekten biri gelsin size 'sen çok ünlüsün tarih kitapları hep senden bahsediyor' desin. Böyle böyle sıradan şeyler işte. Yeterince yanmışsınızdır diye düşünüyorum, sizi sevdiğim için fazlasını anlatmıyorum :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Son BaşlangıçLauren James · Yabancı · 2018193 okunma
Dünden Sonra Aynı Kişi Değiliz
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 09:30
Kitaba bir Proust incelemesi okuyacağımı düşünerek başladım. Proust gibi büyük bir yazarın gölgesinde kalacağını düşünüyordum ama Beckett’in sesi o kadar baskındı ki Proust’u anlatırken bile kendi düşünsel üslubunu kaybetmemesi hatta zaman zaman metne damgasını vurması beni çok etkiledi. Bunu Beckett’in yalnızca bir yorumcu olmadığını, başlı başına bir yazar olduğunun göstergesi olarak gördüm. Ben bu kitapta Kayıp Zamanın İzinde metinlerinin karakter ve olay örgülerinin açıklanmasını beklerken Proust’un dünyasını oluşturan temel gözlemleri fark ettim: zaman, alışkanlık, aşk, sanat ve bellek. Beckett’in Proust’u yorumlama şekli bazı yerlerde Gilles Deleuze’ün Proust ve Göstergeler’ini hatırlattı. Her iki yazar da Proust’u bir romancıdan çok bir düşünür gibi yorumlamış ve iki metinde de bu ayrıntıyı çok sevdim. Karakterlerden ziyade onların arka planına, onları harekete geçiren düşünsel yapılara odaklanmışlar. Kitabın ana teması ZAMAN’dı. Bu bizim zamanı nitelendirdiğimiz şekliyle kronolojik bir zamanlama değil zamanın insanı sürekli dönüştürmesi ve eski benliğe dönüşün imkânsızlığı üzerine odaklanmıştı. “Saatlerden ve günlerden kaçış yoktur. Ne yarından ne dünden. Dünden kaçış yoktur çünkü dün bizi çarpıtmıştır.” (s.12) Zaman temasını vurgulandığı kısımlarda Paul Ricoeur da akla gelebiliyor. Çünkü o da belleği depolama alanı gibi görmeyip sürekli dönüşen ve yeniden yapılanan benliğin yansıması olarak görüyor. Diğer bir tema hafızanın güvensizliği ve insanın kendine yabancılaşmasıydı. Dün istediğimiz şeyler, bugünkü benliğimiz için artık aynı anlamı taşımayabilir. Çünkü dünkü ego ile bugünkü ego aynı değildir. Geçmişe dönmek, artık tam olarak bize ait olmayan bir benlikle karşılaşmak gibidir. “Saatlerden ve günlerden kaçış yoktur. Ne yarından ne dünden. Dünden kaçış yoktur çünkü dün bizi
Felsefe
ProustSamuel Beckett · Metis Yayıncılık · 2012315 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 09:08
valla iyi pr'ını yapmışlar! bildungsromanı değil, toplumcu gerçekçi roman değil, politikliği çok subjektif, dönemin hayatının olağan akışına uymayan olaylarla tıkıştırılmış zorlama toksik maskülen bom bok bir aşk hikayesi. ki aşk hikayesi olarak okunması da tavsiye değildir. politik olmaya çalışmış bir metin, 61 darbesinin öncesinde politik bir çevrede yaşanan ama daha çok 'aşk' ilişkisine yer ayırmış bir roman. ki sayfalarca politik çözümlemelerle dolu. osmanlı aydınından, günümüz aydınına kadar, burjuva tespitlerinden, küçük burjuva yaşamlarının anlatımına kadar kasım kasım analiz dolu ama hepsi çok subjektif ve çürümüş tespitler. misal orhan kemal hanımın çiftliği üçlemesi de bile ki olay taşrada geçer herkes köylüdür aydın çevreler ve üniversite öğrencileri yoktur amma çok çok çok daha politiktir ve hala tespitleri sağlam durmaktadır. dönemin eylemlerini anlatmış bazı, yerlerde çok garibime gitti. 'istiklal marşıyla' başlayan, 'hürriyet, atatürk' sloganlarıyla devam eden arada 'osman paşa marşını' okuyup 'türk gençliğine hitabeyle' coşan polisin kurşunlarına karşı taş atan üniversite gençliği. eğer bu doğruysa hiç beğenmediğimiz yerde ki sol kendini iyi geliştirmiş valla. resmen kanzi kuşatmasından kurtulmuştur.
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma