61. Kalbine kulluk edebildiğin ölçüde Allah'a kulluk edersin.
Kalp, ilahi olanın evidir; onu temiz tutmak en büyük ibadettir. Sen kalbine yöneldiğinde, aslında kaynağına yönelirsin. Gerçek özgürlük, nefsin arzularına
değil, kalbin hakikatine teslim olmaktır. Kalp, insanın içindeki pusuladır; oradaki sese kulak vermek, oradaki merhameti ve sevgiyi yaşatmak, aslında en yüce olana hizmet etmektir. Sen kalbinin derinindeki hakikate ne kadar sadık kalabilir ve onun rehberliğinde yaşayabilirsen, yaratıcınla olan bağın da o denli güçlenir.
“FELEK BİR GÜN SALAKKEN” 61. oyunu oynamak üzere, temmuz sıcağında gene geliyorum Kuşadası’na. Otele iniyorum. Gene kapılarda karşılanıyorum. Odama çıkarılıyorum. Artık 622 yazmıyor odamın kapısında, bir plaket var:
“O. FERHAN ŞENSOY DAİRESİ” Göbek adım da göz önünde bulundurulmuş. Güzel!
Kur'ân'da Yunus Suresi 61. Ayette 'Ne yerde ne gökte hiçbir şey Rabbinden uzak ya da gizli değildir' denilerek O'nun aslında her şeyin içinde olduğu söylenmiştir. Yani gördüğün dünya bir yanılsama sevgili Şirin. Her şey, her olay, her cisim... Sen zihninle düşünüp bu olamaz diyorsun ama oluyor işte. Görünenin ardındaki görünmeyene odaklanmak gerek. Hakikati ancak öyle keşfeder insan.
“O, geceyi içinde sükûnet bulup dinlenmeniz için karanlık; gündüzü de (çalışıp kazanmanız için) aydınlık olarak yaratmıştır.”
(Yûnus Suresi, 67. Ayet / Gâfir Suresi, 61. Ayet)
“O, rahmetinden ötürü, içinde dinlenesiniz diye geceyi ve lütfundan (rızkınızı) arayasınız diye gündüzü sizin için yaratmıştır. Umulur ki şükredersiniz.”
(Kasas Suresi, 73. Ayet)
Abi: Zuhrûf suresi 61. ayette şöyle buyurulmaktadır:
"Hiç kuşkusuz o (İsa), kıyamet saati için bir ilimdir." Buradaki "ilm"dir ifadesini "alamet"tir diye anlayabiliriz. Bu takdirde İsa kıyamet alameti olmaktadır. Buna ne cevap vermek istersiniz?
Kur'ân Müslümanı: Ayete göre kıyamet olacaktır, ansızın gelen bir şeyin alameti olmaz. Allah şöyle buyurmaktadır:
"Sana kıyamet saatini soruyorlar, ne zaman bastırıp kalacak diye? De ki: "Onun bilgisi sadece Rabbimdedir. Vakti gelince onu açıklayacak olan odur. Ağırlığı göklerin ve yerin üstüne çökmüştür. Size gelişi "ansızın" olacaktır. Sanki biliyormuşsun gibi, tutup sana soruyorlar. De ki: "Onu Allah'tan başka kimse bilemez. Ama insanların çoğu bunu bilmezler." (A'râf 7/187)