Peygamberimizin kendi komuta ettiği savaşlarına "gazve", döneminde kendinin başında bulunmadığı akın ve savaşlara da "seriyye" denir. Bu dönemde yapılan savaşalrın çoğu ufak çatışmalardır. Peygamberimiz, 27 gazveye komuta etmiş, bunların 9'unda çatışma meydana gelmiştir. Gazvelerin ilki 623 te meydana gelen Veddan Gazvesi, sonuncusu da 630 Ekiminde ki Tebük Seferidir.
Sayfa 108·Kitabı okudu
1 Kasım 1922'de 308 sayılı "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Hukuk-ı Hakimiyet ve Hükümranının Mümessil-i Hakikisi Oldu-çğuna Dair Hey'et-i Umumiye Kararı" kabul edilmiş ve saltanatla hilafet birbirinden ayrılarak 623 yıllık Osmanlı saltanatı sona erdirilmiştir..
Sayfa 233 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Mevlevî Tarihine Kaynak Yazan Ariflerin Baş Tâcı, Önderi: Sultan Veled Yazdığı eserin adı: İbtidânâme (Manzûm ve mensûr Mesnevî-i Veledî) Mevlânâ’nın menâkıbını yazan, manevî hayatını tanıyan Mevlevî tarhine en canlı esaslı kaynak vücûda getiren oğlu Sultan Veled’dir. Sultan Veled, Hicrî Rebîü’l-âhir 623 (1205) tarihine tesâdüf eden Nisan ayının Cuma günü sabah vaktinde Karaman Kazası’nın merkezi Larende Kasabası’nda doğdu. Babası Mevlânâ Muhammed Celâleddîn-i Rûmî, annesi Semerkantlı Şerefeddîn Lala’nın kızı Gevher Bânû’dur. Büyük babası, Sultânü’l-ulemâ Bahâüddîn Veled’dir. Sultânü’l-Ulemâ’nın annesi Horasan padişahı Sultan Alâeddîn’in kızı melike-i cihân Emetullah Sultân’dı. Sultânü’l-Ulemâ bir prens oğlu olduğu cihetle aile ve halk arasında sultanzâde manasında (Sultan Veled) diye anılırdı. Torununa da büyük babası gibi “Muhammed Bahâüddîn Sultan Veled” adını verdiler.
Alıntı
"Ne kadar az düşünüyorsunuz?" Bu nasıl bir anlayıştır? Kâinatı, gökleri, yerleri, güneşi, ayı, yıldızları, denizleri, dağları, insanları, hayvanları, çiçekleri, böcekleri özetle her şeyi yaratan bir Allah'a inanacaksın ama işlerine müdahale etmeyecek, hayatına karışmayacak iddiasında bulunacaksın. Akıl tutulması böyle bir şey olsa gerektir. Sıradan bir insan dahi sahibi olduğu bir mekânda kendi kurallarının dışına çıkılmasını istemez. "Kahrolası o insan! Ne kadar da nankördür." Din afyon mudur? Donukluk, tembellik birtakım ibâdetlerle ve belli mekânlardan mı müteşekkildir? Bu iddialar Kur'ân, sünnet ve tarih ile bağdaşmaz. Mevla (c.c) Kur'ân-ı Kerim'de baştan sona aksiyonu emreder. "Soluyarak koşanlara ve ateş çıkaranlara and olsun!" Allahu Teâlâ bu âyette atın üzerinde giden süvarinin kendisine hem de atın yere değdiği anda nalından çıkan ateşe yemin ediyor. Yani özetle burada cihat için yapılan harekete yemin ediyor. Demek ki bu aksiyon o kadar önemli ki, atıfla birlikte yemin tekrar ediyor. Eğer bu aksiyon bugün devam edecek olsaydı; İslâm coğrafyasında bu kadar kan, bu kadar gözyaşı, bu kadar göç yaşanır mıydı?
Sayfa 17·Kitabı okudu
Îman pazarlıksız, aksiyon (hareket) ise Allah (c.c) için olduğunda bir değer ifade eder. Ve şüphesiz îmanın, aksiyonun da belli vasıflara sahip olması gerekir ki bir mânâ ifade edebilsin. Îman kayıtsız ve şartsız teslimiyeti gerektirir. "Allah ve rasûlü bir işe hükmettiğinde, inanan erkek ve kadın için muhayyerlik yoktur."
Kayıhan·Kitabı okudu
1000Kitap
“Allah kullarıyla sözleştiği gün, onlardan organların ancak vahiyde ve peygamberlerin sözlerinde kendilerine izin verilen işleri yapacağına dair söz almıştır. Kul da o gün bunu kabul etmiş, kendine söylenen şeyle ilgili olarak güvence vermiştir. Dolayısıyla onun vefalı davranması gerekir. Bu yüzden Farsça’da “bende” denilir; çünkü emir ve nehiy konusunda itaat etmeyi kabul ettiğinde sıkıca söz vermiştir. Kul bu bendelik sözünde vefalı davranırsa ve sözünü tutarsa cennetliktir. Bu durumda kul kendisine haram kılınan bir arzudan bahsedildiğinde nefsiyle mücâhedeye girişir. Bu kulun kendisinde bulunan mârifet aracılığıyla nefsiyle mücâhede etmesi, nefsini Allah’ın verdiği öğütlere bağlaması böylece nefse ve şeytana engel olması gerekir.”623 Hakim Tirmizi
1000Kitap
Reklam
Reklam