Kitapla ilgili yeteri kadar inceleme yapılmış. Ben de birkaç bilgi vermek istiyorum. Öldüren şaka'nın seriden bağımsız yazıldığı ve sonradan orjinal evrene eklendiği doğru. Fakat yeni52(dc evrenine reset atılması olayı) ile birlikte dc bu çizgi romanı dc evreni geçmişinden çıkardı. Yani buradaki olayların orjinal seridekilerde uyuşmadığını görünce şaşırmayın. Fakat bu, kitabın kesinlikle okunması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.
Batman kara şövalye'den, sarhoş babasının "neden bu kadar ciddisin sen?" diyerek jokerin yüzünü gülücük şeklinde yaraladığını biliyoruz. Burada ise jokerin delirmeden önce sıradan bir hayatı olduğunu görüyoruz. Nasıl yani burada da mı çelişki var? Hayır. En azından bence hayır. Çizgi romanda Joker geçmişini hatırlamadığı söylüyor. "eğer bir geçmişim olacaksa çoktan seçmeli olmasını tercih ederim" diyor. Yani burada anlatılanın çoktan seçmeli geçmişlerinden bir şık olması olağan.
Geçmişini bilmem ama yine bu çizgi romanda geçen şu sözleri onu anlamak için güzel bir başlangıç olabilir:
"hepsi bir şaka! Herhangi birinin şimdiye kadar değer verdiği ya da uğruna mücadele ettiği her şey... Her şey korkunç, çılgın bir komediden ibaret. Peki sen niye bunların komik tarafını göremiyorsun?
Nietzsche'nin fikir hocası, pesimist filozof Schopenhouer'den yaşam ve mutluluk üzerine bir felsefe kitabı. Sıradan bir felsefe kitabına kıyasla oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış olan, öğüt vermekle kalmayıp insanların gülünç hallerini ve zayıflıklarını acımasızca eleştiren, ele aldığı konular bakımından herkesin ilgisini çekebilecek türde, çok isabetli gözlem ve tespitlerin yer aldığı, cümlelerin altını çizmekten fosforlu kaleminizi bitirtebilecek türden bir kitap.
Olaylar Rusya burjuvasında geçiyor bu yüzden oldukça durağan hatta yer yer sıkıcı olduğunu söyleyebilirim. Levin'in evine yakınlarının gelmesi ve ördek avına çıkmaları gibi basit şeyleri sayfalarca anlatıp okuyanı çileden çıkarabiliyor.(Tabi bu okuduğumun 1061 sayfalık tam metin olmasıyla da alakalı.) Bunun yanında kişilerin iç çatışmaları çok güzel aktarılmış. Özellikle levin'in inancını sorguladığı bölümler yüzünden bile okunması gereken bir klasik.
Kurgusuyla, karakterleriyle, anlatımıyla, tasvirleriyle 10 puanı fazlasıyla hak eden bir Dostoyevski şaheseri. Kişiler ve ruh tasvirleri o kadar güzel o kadar inandırıcı ki okurken her karakteri farklı bir yazar yazmış duygusuna kapılabiliyorsunuz. Dostoyevski yeri geliyor ahlaksız bir hovarda oluyor, yeri geliyor yüreği temiz bir evlat oluyor, yeri geliyor dünyaya sırt çevirmiş bilge bir rahip oluyor. Hatta o kadar ki kitabın içinde bilge bir rahibe yazdırılmışcasına gerçekçi bir kitapçık var. Kitabı okumadan geçen zamanlarınıza nefretle bakmanıza bile neden olabilecek güzellikte bir klasik.